Bakan Yılmaz: Faiz Dışı Fazlayı Esas Almayacağız

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Ekonomik Göstergelerde, Faiz Dışı Fazla Yerine Kamu Açıklarının Milli Gelire Oranını Esas Alan Bir Yapıyla Devam Etmeyi Düşündüklerini Söyledi.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, ekonomik göstergelerde, Faiz Dışı Fazla yerine kamu açıklarının milli gelire oranını esas alan bir yapıyla devam etmeyi düşündüklerini söyledi.

Yılmaz, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle bir araya geldiği sohbet toplantısında soruları yanıtladı.

Bir gazetecinin, ekonomik göstergelerde uzun yıllar (IMF tarafından önemli bir kıstas kabul edilen) Faiz Dışı Fazlanın (FDF) esas alındığını anımsatarak, ''Programda kamu açıklarının milli gelire oranını görüyoruz, temel gösterge değişiyor mu?'' sorusuna Yılmaz, ''Mali kuralda faiz dışı fazla değil, kamu açıklarının milli gelire oranını esas almak istiyoruz. Bütün unsurları içeriyor bu. Avrupa Birliği de bunu kullanıyor. Maastricht kriterlerinde de FDF değil kamu açıklarının milli gelire oranı yer alıyor. Biz de benzer bir sistem düşünüyoruz ama bunlar henüz yasal bir çerçeveye kavuşmadı, tartışmalar devam edecek'' yanıtını verdi.

Yılmaz, ''Programda formülasyonda onu ilan ediyoruz; FDF'yi değil, kamu açıklarının milli gelire oranını esas alan bir yapıyla devam etmeyi düşünüyoruz'' dedi.

Bir gazetecinin, ekonomik tedbirlerle ilgili soru sorarken ''yani siz hiçbir tedbir almasanız bile ekonomide büyüme baz etkisiyle artacak'' yorumuna karşılık Devlet Bakanı Yılmaz, baz etkisinin önemli olduğunu ancak, gerekli tedbirleri aldıklarını, ihtiyaç oluşması halinde de almaya devam edeceklerini söyledi.

Yılmaz, sağlıkta, enerji alanında, tütünde yapılan düzenlemelere işaret etti ve bu alanlardaki tedbirlerin etkisinin 2010'da görülmeye başlanacağını anlattı.

Devlet Bakanı Yılmaz, konuya ilişkin başka soruyu yanıtlarken de programı 3-4 ay önce yayımlamış olmaları halinde önemli ölçüde revizyona ihtiyaç doğacağını söyledi.

Cevdet Yılmaz, mali kuralın yatırımlara etkisiyle ilgili soru üzerine, mali kuralın ülkenin uzun vadede hem kamuda hem özelde daha sağlıklı bir yatırım ortamına kavuşmasını sağlayacağını söyledi. Bakan Yılmaz, yatırımlarla ilgili başka bir soruyu yanıtlarken de orta vadeli programda kamu yatırımlarıyla ilgili ciddi bir azalış ve tedbirin söz konusu olmadığını vurguladı.

Sosyal güvenlik açıklarıyla ilgili soru üzerine DPT Müsteşar Yardımcısı Erhan Usta söz alarak, sosyal güvenlik açıklarını bu yıl katılım öncesi ekonomik programa paralel farklı bir formatta açıkladıklarını belirterek, sosyal güvenlik kuruluşları ve genel sağlık sigortasının toplamının esas alınabileceğini kaydetti. Usta buna göre, 2009 için bunu gayri safi milli hasılaya oranla yüzde 3,3, 2010'da yüzde 3,1, 2011'de 3, 2012'de 2,8 açık öngörüldüğünü belirtti.

Bakan Yılmaz, bir soru üzerine, Orta Vadeli Programdaki asıl önemli noktanın yapısal reformlar olduğunu belirterek, ''Bu programdan sonra IMF ile çok fazla bence konuşulacak bir şey yok. OVP'de mümkün olduğu kadar odaklanmaya çalıştık, bu bir farklılıktır. İlk defa bir programa siyasi otoritenin bu kadar emek harcadığını gördüm. Gerçekten siyasi olarak oluşturulmuş, sahiplenilmiş, içselleştirilmiş bir program. Program güçlü bir siyasi iradeyi yansıtıyor ve uygulanabilirliği çok yüksek'' dedi.

Yılmaz, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan ''Tedavi Katılım Payının Uygulanması Hakkında Tebliğ''e işaret edilerek, uygulama nedeniyle ''1. basamak sağlık hizmeti veren kuruluşlarda yığılma olacağı'' şeklindeki yorum üzerine de, birinci basamak sağlık hizmetlerinde hastaların reçete almadan tedavi olmaları halinde hiçbir ücret ödemeyeceklerini ifade etti.

Bu hastaların kendilerine reçete yazılırsa 2 lira katkı payı vereceklerini anlatan Yılmaz, ''Bizim sağlık sistemimizin temel problemlerinden biri bu. Avrupa'da hastaların yüzde 30-35'ine reçete yazılırken bizde çok yüksek oranda reçete yazılıyor. Bunu bir ölçüde kontrol altına almaya ve gereksiz ilaç almayı önlemeye yönelik bir tedbir bu'' diye konuştu.

Kaynak: AA