Bakan Göktaş: 30 bin 296 kırılgan hane tespit edildi

AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş "Geçtiğimiz yıl 'İzleme Birimi'ni kurduk. Bu birimle, Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden 30 bin 296 kırılgan hanemizi tespit ettik. Bu haneleri, 920 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızla paylaştık" dedi.
Bakan Göktaş, Ankara'da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzleme Birimi ve Vaka Yönetimi Çalıştayı'na katıldı. Programda, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi ve çok sayıda sosyal hizmet uzmanı yer aldı. Göktaş, UNICEF iş birliğinde gerçekleştirdikleri çalıştayla amaçlarının sahadan gelen bilgiyi karar alma süreçlerine daha etkili bir şekilde yansıtmak olduğunu belirterek, "İçinde yaşadığımız dönem, tüm dünyada sosyal devlet anlayışını her zamankinden daha kritik bir noktaya taşıdı. Bugün küresel ölçekte derinleşen sosyal eşitsizlikler, göç, afetler, savaşlar ve aile yapısını zorlayan yeni riskler, sosyal politikaları ülkelerin en stratejik alanlarından biri haline getirdi. Artık sosyal devlet, sadece ihtiyaç anında devreye giren bir yapı değildir. Sosyal devlet; riskleri önceden gören, aileyi ayakta tutan, çocuğu koruyan ve toplumun dayanıklılığını artıran güçlü bir gelecek tasavvurudur. Türkiye, bu anlayışı en güçlü biçimde hayata geçiren ülkelerden biridir. Dünyanın birçok ülkesinde sosyal koruma sistemleri, krizler karşısında yeniden yapılanma arayışına girmişken Türkiye bu alanda güçlü bir uygulama birikimine sahiptir" dedi.
'3 BİN 542 HANEYİ SOSYAL HİZMET MERKEZLERİMİZE YÖNLENDİRDİK'
Bakan Göktaş, 1003 sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı ile Türkiye'nin en ücra köşelerine kadar uzanan güçlü bir sosyal koruma ağına sahip olduklarını söyledi. Göktaş, "Bu büyük yapı, devletimizin şefkatini, milletimizin dayanışma ruhuyla buluşturan mekanizmalardan biridir. Günden güne değişen sosyal ihtiyaçlarsa farklı gereklilikleri de beraberinde getiriyor. Sosyal devletin sahadaki varlığını daha dinamik, daha erken harekete geçen ve daha bütüncül bir yaklaşımla güçlendirmeyi gerekli kılıyor. Çünkü artık mesele, destekleri ve hizmetleri sadece başvuru geldiğinde ulaştırmak değildir. Esas mesele; ihtiyaç derinleşmeden, riskler büyümeden, kırılganlıklar kalıcı hale gelmeden vatandaşımıza ulaşabilmektir. İşte bu anlayışla, geçtiğimiz yıl 'İzleme Birimi'ni kurduk. Bu birimle, Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden 30 bin 296 kırılgan hanemizi tespit ettik. Bu haneleri, 920 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızla paylaştık. Kimi zaman bu hanelerde ebeveyn kaybı yaşamış bir çocuğa ulaştık, bazen öz bakım ihtiyacını karşılamakta zorlanan bir yaşlımızın yanında olduk. Kimi zaman ağır engelli ve yalnız yaşayan bir vatandaşımızın hayatına dokunduk, bazen de okul devamsızlığı riski taşıyan bir çocuğumuzu yeniden eğitime kavuşturduk. 8 aylık zaman diliminde, 3 bin 542 haneyi sosyal hizmet merkezlerimize yönlendirdik. 326 haneyi Milli Eğitim Bakanlığımızın il müdürlükleriyle, 272 haneyi ise İŞKUR'la bir araya getirdik. 5 bin 582 haneye düzenli yardım bağladık. 12 bin 355 tek seferlik ve süreli yardım ulaştırdık. Toplamda 13 bin 364 tekil haneyi sosyal destek mekanizmalarımızla buluşturduk" diye konuştu.
'SOSYAL RİSK HARİTAMIZI ÇIKARIYORUZ'
Gelir desteğinin önemli olduğunu ancak ihtiyaçların değişebildiğini vurgulayan Bakan Göktaş, "Sosyal yardımı; eğitimden, sağlıktan, istihdamdan, çocuk korumadan ve aileyi güçlendiren diğer tüm kamu hizmetlerinden ayrı düşünemeyiz. Ayrıca izleme sistemimizde dikkate aldığımız bu çok boyutlu sosyal göstergeleri bir arada değerlendirerek, sosyal risk haritalarımızı da çıkarıyoruz. Böylece hanelerin ihtiyaçlarını tek tek takip ederken, aynı zamanda risklerin bölgesel ve yerel düzeyde nasıl yoğunlaştığını daha net görebiliyoruz. Bu anlamda sosyal risk haritaları, ihtiyaçlara daha erken cevap vermemizi sağlayan güçlü bir imkandır. Vaka yönetimi yaklaşımı, tam da burada kritik bir anlam kazanıyor. İzleme, değerlendirme ve vaka yönetimi bizim için teknik bir süreçten ibaret değildir. Bu yaklaşım, sosyal devlet vizyonumuzun sahadaki en somut karşılığıdır. Hedefimiz, ulaştığımız bu güçlü kapasiteyi daha ileri bir aşamaya taşımaktır. Her haneye daha doğru zamanda, daha doğru hizmetle ve daha bütüncül bir yaklaşımla ulaşmak istiyoruz. Aile ve Nüfus 10 Yılı'nı da bu bakımdan, aileden başlayarak ülkenin geleceğini güçlendiren stratejik bir gelecek vizyonu olarak görüyoruz. Bu çalıştay da bu hedefin önemli bir adımıdır. Burada ele alacağımız her başlık, sahadaki hizmet kapasitemizi daha da güçlendirecek. Vaka yönetimi süreçleri, sosyal yardım ve sosyal hizmet entegrasyonu, kurumlar arası yönlendirme mekanizmalarına dair değerlendirmeler yapacağız. Şoka duyarlı sosyal koruma yaklaşımını, veri temelli izleme sistemlerini ve sahada karşılaştığımız yeni ihtiyaç alanlarını birlikte ele alacağız. Sosyal yardım sistemimizin gücü, sadece dijital altyapımızdan gelmiyor. Bu gücün asıl karşılığı, sahada emek veren insan kaynağımızla ortaya çıkıyor" dedi.
UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi de Türkiye'nin bölgedeki en gelişmiş sosyal yardım sistemlerinden birini kurduğunu ifade ederek, sunulan yardımları iyileştirdiklerini, çocuk ve ailelerin ihtiyaçlarını daha iyileştirerek, riskleri daha iyi analiz ettiklerini belirtti.















