Aziz İhsan Aktaş davasında 32. duruşma sona erdi
Adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere: - "(İddianameye konu mesaj kayıtları) Mesajlarda Ceyhan Bey'e (Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık) bağlı bir ödeme gelip gelmediği sorulmaktadır. Savcının bunu rüşvetle ilişkilendirmesini ve 'bir iş karşılığında verilen para' şeklinde nitelendirmesini en hafif tabirle zorlama bir yorum olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle böyle bir durum yoktur. Bu iki mesajdan da haberim yoktur"
Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 32. duruşması sona erdi.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, bazı sanıkların ve avukatlarının cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmaları alındı.
Duruşma başlarken konuşan Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, öncelikle savunmaları kısa olan sanıkları dinleyeceklerini ifade etti.
Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri personeli tutuksuz sanık Mustafa Yolcu, savunmasında, serbest bırakıldıktan sonra kanser hastası olduğunu öğrendiğini söyledi.
Cumhuriyet savcısının mütalaasına katılmadığını belirten Yolcu, "Sebebi de şu, eylem 31'in vuku bulduğu tarihte emeklilik işlemleri için uğraşıyordum. Kimseye gayrimeşru bir talimat vermedim, talimat almadım." ifadelerini kullandı.
Görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı tutuksuz sanık Ahmet Özer, daha önce verdiği savunmaları tekrar ettiğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
Mahkemenin adil bir karar vereceğine inandığını dile getiren Özer, "Üzerime atılı suçlamalardan beraatime karar verilmesini ve hakkımdaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum." diye konuştu.
Görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı tutuksuz sanık Kadir Aydar, "Konu, babamın (tutuksuz sanık Mustafa Aydar) yaptığı daireyi yüksek fiyata satmasıdır. Bilirkişi raporu talep ediyorum. Eğer dairenin fiyatı yüksekse ceza almayı, eğer daire uygun bedelle satılmışsa beraatimi talep ediyorum. Savcılık makamının esasa ilişkin mütalaasını kabul etmiyorum." beyanında bulundu.
İSFALT Genel Müdürü tutuksuz sanık Burak Korzay, savcılığın mütalaasına itiraz ettiğini belirterek, "Herhangi bir suça bulaşmadım, suça eğilim göstermedim." savunmasını yaptı.
"Ceyhan Bey'i daha tanımıyorum ki üzerinden menfaat ilişkisine gireyim"
Adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, savunmasında, bu dosyada savcılık aşamasında takipsizlik beklediğini ama ne olduysa dosyanın bir mütalaaya dönüştüğünü ve bugün burada olduğunu söyledi.
Tutuklu sanık Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan ile milletvekili olduğu dönemde Meclis'te tanıştığını anlatan Tutdere, savunmasında şunları söyledi:
"Deprem şehrinde özellikle halka hizmet etmek için milletvekilliğini bıraktım, gittim ve halkın büyük bir desteğiyle belediye başkanı seçildim. Ben hukukçuyum, belediyecilikten çok anlamıyorum. Darmadağın bir şehir, binası yıkılmış bir belediye, omuzlarımızda büyük bir yük vardı. O süreç içerisinde Ceyhan Bey 'Hayırlı olsun.' için aramıştı ve çalışabileceğini söyledi. İzmir'den birkaç arkadaşa sordum, 'Tecrübesi var. Karabağlar'da, büyükşehirde çalışmış.' dediler. Ceyhan Bey'i 18 Nisan'da görevlendirmişim, daha bir aylık bürokrat. Ceyhan Bey'i daha tanımıyorum ki üzerinden menfaat ilişkisine gireyim. İddia makamı hangi vicdanla, hangi hukuki gerekçeyle böyle bir yoruma gitmiş, onu da anlamadım. Ceyhan Bey'i sadece bir bürokrat olarak, geçmiş deneyiminden dolayı Adıyaman'da görevlendirdim."
Tutdere, haberleşme içerikli mesajların delil olarak sunulduğunu gördüğünü kaydederek, "Mesajlarda Ceyhan Bey'e bağlı bir ödeme gelip gelmediği sorulmaktadır. Savcının bunu rüşvetle ilişkilendirmesini ve 'bir iş karşılığında verilen para' şeklinde nitelendirmesini en hafif tabirle zorlama bir yorum olarak değerlendiriyorum. Kesinlikle böyle bir durum yoktur. Bu iki mesajdan da haberim yoktur. Yine iddia makamı, örgüt yöneticileriyle belediye yetkilileri arasında rüşvet anlaşması olduğunu ileri sürüyor ancak dosyadaki ifadeler bunun tam tersini göstermektedir." savunmasını yaptı.
Sanıklardan Savaş Çetinkaya'nın ifadesinde, kendisiyle yüz yüze görüşmediğini söylediğini belirten Tutdere, "Savaş Çetinkaya ayrıca, 'Başkan benden herhangi bir maddi talepte bulunmadı.' demiştir. Hem Savaş Çetinkaya'nın hem de Ceyhan Kayhan'ın ifadeleri dosyada açıkça bulunmaktadır. Her iki isim de aralarında başkanın bulunduğu herhangi bir görüşmenin gerçekleşmediğini söylemektedir. HTS kayıtları ve teknik inceleme raporları da bu yöndedir. Buna rağmen iddia makamının 'görüştüler ve anlaştılar' şeklindeki değerlendirmesi dosyadaki delillerle örtüşmemektedir. Benim Savaş Çetinkaya ile ne yüz yüze ne de telefonla herhangi bir görüşmem olmamıştır." beyanında bulundu.
"Yapılmamış bir işin ihalesinden dolayı cezaevinde yatıyorum"
Tutuklu sanık Ceyhan Kayhan ise olmadık şeylerden dolayı bugün yargılandıklarını savunarak, "Bunlar o kadar rutin şeyler ki, nasıl suç olabilir anlayabilmiş değilim. Bizim birinci önceliğimiz kendi çalışanlarımızın maaşını ödemekti. Hak ediş ödemelerini de yaptık. Kimseden rüşvet almadım, kimseye de aracılık etmedim. Atılan mesajlar rutin konuşmalardır, belediyecilik terimleridir. Yapılmamış bir işin ihalesinden dolayı cezaevinde yatıyorum." ifadelerini kullandı.
Duruşmada, mütalaada beraati istenen bazı tutuksuz sanıklar, bu doğrultuda karar verilmesini istedi.
Savcılığın mütalaasında hapisle cezalandırılmaları istenen bir kısım tutuksuz sanıklar ise mütalaaya katılmadıklarını ifade ederek, beraat talebinde bulundu.
Sanıkların ardından söz alan avukatları da müvekkillerinin üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, beraatlerine karar verilmesini talep etti.
Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.












