AYM Çocuğa Cinsel İstismarda 16 Yıl Cezaya "Çok" Demişti
Haber Videosunu İzle 
Karaman'daki çocuk tacizcisine verilen 508 yıllık hapis cezası AYM'nin 4 ay önce çocuk cinsel istismarıyla ilgili verdiği kararı hatırlattı. AYM, istismarcılara 16 yıl verilen cezayı iptal etmişti.
Karaman'da Ensar Vakfı'nın evlerinde 10 çocuğa cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla yargılanan öğretmen Muharrem Büyüktürk'e verilen 508 yıl 3 aylık hapis cezası Anayasa Mahkemesi'nin 4 ay önce aldığı iptal kararını hatırlattı. AYM 2015 yılının Aralık ayında 15 yaşından küçük çocuklara yönelik cinsel istismarlarda hapis cezasının alt sınırının 16 yıl olarak belirleyen kanun maddesini "orantılı olmadığı, adil dengeyi ortadan kaldırdığı" gerekçesiyle iptal etti. AYM, 16 yılın çok fazla olduğunu ve mahkemenin takdir yetkisini kullanamadığını belirtti.
AYM'NİN ALDIĞI KARARIN DETAYLARI
Anayasa Mahkemesi (AYM), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun çocuklara yönelik cinsel istismarlara verilecek cezayı belirleyen 103. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesine hükmetti.
Türk Ceza Kanunu'nun 18 Haziran 2014 tarihinde değiştirilen söz konusu fıkrası, cinsel istismarın "vücuda organ veya benzer bir cisim sokulması" suretiyle yapıldığının belirlenmesi durumunda bu fiili gerçekleştiren kişilere mahkemeye hiçbir takdir yetkisi tanımadan en az 16 yıl hapis cezası verilmesini öngörüyor.
AYM, söz konusu fıkranın "mahkemeye olaya özgü takdir marjı tanımadığı" ve "onarıcı hukuk kurumları öngörmediği" gerekçeleriyle Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesini ihlal ettiğine karar verdi.
KARAR OY ÇOKLUĞUYLA ALINDI
AYM tarafında oy çokluğuyla alınan 12 Kasım tarihli karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Söz konusu fıkra hakkında verilen iptal hükmü 1 yıl sonra yürürlüğe girecek.
İPTAL BAŞVURUSUNUN GEREKÇESİ
AYM'nin iptal kararı, Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yeni getirilen düzenlemenin hukuk devletinde olması gereken adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle suç ve cezaların orantılılığı ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle yaptığı başvurusu üzerine alındı.
Mahkeme tarafından AYM'ye yapılan başvuruda, kırsal kesimlerde küçük yaşta evliliklerin, şehirlerde ise yaşı küçük çocukların cinsel birlikteliklerinin yaygın olduğu ve çocuk sanıkların, yaşı küçük çocuklarla cinsel ilişkinin ağır yaptırımının bulunduğunu bilmediği belirtildi. Ayrıca, bu konuda bilinçlendirmeye yönelik çalışmaların olmadığı ve çocukların yüksek cezalarla karşılaşmasının vicdanları zedelediği kaydedildi.
Söz konusu kanun maddesinin değişiklik yapılmadan önceki halinde cinsel istismarın vücuda organ veya benzer bir cisim sokulması suretiyle yapılmasına verilen ceza 8 ila 15 yıl olarak belirlenmişti. Maddenin değişiklikten önceki 6. fıkrasındaysa suç sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması bir ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenerek, bu suçun 15 yıldan az olamamak üzere cezalandırılması hükmü getirilmişti.
Yeni düzenleme vücuduna zorla bir organ veya cisim sokulan çocukların her durumda beden ve ruh sağlığının bozulduğu kabul edilerek, bu suçun 16 yıldan az olmamak üzere cezalandırılmasını öngörüyor.
"ONARICI ADALET KURUMUNUN UYGULANMASINI ORTADAN KALDIRIYOR"
Yeni düzenlemenin dayandığı kuralın fiilin farklı yaş gruplarındaki mağdurlara karşı işlenmesi, failin yaşı, mağdurun yaşının ikmali ile birlikteliğin evliliğe dönüştürülmesi gibi her bir somut olayın özellikleri dikkate alınarak ceza tayin edilmesi veya onarıcı adalet kurumunun uygulanmasını ortadan kaldırdığına işaret edilen AYM kararında, bu kuralın bazı durumlarda somut olayın özellikleriyle bağdaşmayacak ve suçla yaptırım arasında bulunması gereken adil dengeyi ortadan kaldıracak ölçüde ağır cezaların verilmesi sonucu ortaya çıkarabilecek bir niteliğe sahip olduğu vurgulandı.
Kararda, "Kural bu haliyle ölçüsüz bir yaptırım öngördüğünden hukuk devleti ilkesine aykırılık taşımaktadır" ifadesi yer aldı.












