İlkokullu miniklerin hayal dünyası çizimlerle ve öykülerle hayat buldu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara Çankaya Göktürk İlkokulu'nda 200 öğrenci, kendi yazıp resimledikleri 8 öykü kitabını bastırarak otizm farkındalığı ve ekran bağımlılığı gibi temaları işledi.

Ankara'da bir ilkokulda, yaşları 7 ile 10 arasında değişen 200 öğrenci, kendi yazdıkları ve resimledikleri öykü kitaplarını bastırarak somut birer esere dönüştürdü.

Çankaya Göktürk İlkokulu öğrencilerinin hayal dünyasından çıkan "Mikro Dünya Muhafızları", "Kainatı Karıştıran Büyük Macera", "Hiçinci Dünya Savaşı", "Kraliçe Amunet", "Robot Şehri", "Gökkuşağı Avcıları", "Denizkızları ve Su Cadıları" ve "Periler ve Cadılar" isimli 8 kitap, otizm farkındalığı ve ekran bağımlılığı gibi temaları konu ediniyor.

Öğrencilerin hikaye oluşturma ve resmetme sürecinde, öğretmenlerle işbirliği yaparak yönlendirmelerde bulunan ressam Deran Karabay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hikayelerin derlenmesinde ve farklı karakter, mekan ve kurguların birleştirilmesinde çocuklarla birlikte çalıştıklarını belirtti.

Karabay, "Bir çocuğun resmi hiçbir zaman defterinde kalmamalı, çizimi en fazla buzdolabı magnetlerinin arkasında yerini almamalı. Bu çocuklar değer görmeyi hak eden, gördükleri değerle birlikte kendilerini geliştiren çocuklar." dedi.

Öğrencilerle gruplar halinde çalışma yaparak kitabı basım sürecine hazırlamak için gereken çeşitli süreçleri yürüttüklerini anlatan Karabay, şöyle devam etti:

"Çocukların hayal güçlerini tamamen serbest tuttuk. Sürecin içerisinde 'sakın sen şunu çizme, bu konumuza aykırı' demedik. O absürtlükler aslında bizim hikayemizi bir noktada farklı kıldı. Çünkü, o absürtlükler sayesinde hikayelerimiz çok güzel bir değer kazandı, kurgularımız derinleşti. Bu kitaplar sayesinde aslında çocukların hassasiyet duyduğu noktalara da değinmiş olduk. Ekran bağımlılığıyla ilgili bir kitabımız var, otizm konusunda bir çocuğun farkındalığıyla ilgili kitabımız var. Hikayelerimiz gelir geçer temalar olarak kalmadı, çok derin konulara da dokunmuş oldu."

Karabay, kitapların basılması sayesinde öğrencilerin fiziksel olarak sahiplenebildikleri bir emek ortaya koyduklarını vurgulayarak, "Biz bu noktada hem onların elle tutulur bir sonuca ulaşmasını hem de başka çocukların da bu kitaplara sahip olarak ilham almasını sağlamaya çalışıyoruz. Yani 'bir çocuk bunu yapabiliyorsa ben de yapabilirim' deyip evinde kendi kağıdı kalemiyle çizim yapan, yazı yazan çocuklara ihtiyacımız var toplum olarak. Amacımız kitaplarımızı Türkiye'nin her köşesine ulaştırmayı başarmak. Böyle bir vizyonla, diğer çocuklarımız ve farklı okullarımızla birlikte devam projeleri yaparak ekosistemimizi mümkün mertebe büyütmek istiyoruz." şeklinde konuştu.

"Amatör gibi görünen çizimler kurgu, eğitim ve sanatla harmanlandı"

Okul müdürü Ahmet Karabulut da kitapların hazırlanmasında yaklaşık 200 öğrencinin 1,5 aya yakın süre boyunca çalışma yürüttüklerini söyledi.

Karabulut, çalışmanın yaparak yaşayarak öğrenme modeli ve duygu temelli pedagoji üzerine inşa edilmesini amaçladıklarını belirterek, sınıf ortamında başlayan küçük bir adımın sanatsal niteliği olan eserlere dönüşmesinden çok memnun olduklarını dile getirdi.

Öğrencilerin ortaya koyduğu emeğin gurur verici olduğunu ifade eden Karabulut, şu ifadeleri kullandı:

"Yarattığı etkiyi görünce çok daha fazlasının yapılması gerektiğine inanmaya başladık. Çocukların sınır tanımayan hayal dünyalarından kopup gelen süper kahramanları kağıda dökerek, sanatsal yaratıcılık alanındaki güçlü yönlerini ortaya çıkardığını gördük. Yansımalarına bakınca da çocuklara okuma yazmanın ötesinde anlamayı ve anlatmayı sağladık diye düşünüyorum. Milli Eğitim Bakanlığının yenilikçi vizyonu çerçevesinde, çocukların kağıda döktüğü o amatör gibi görünen çizimlerin, kendi yarattıkları evrende kurgu, eğitim ve sanatla harmanlandığında çocuğun ve öğretmenin hayatına nasıl unutulmaz bir değerlilik hissi kattığını gördük. Yani aslında saklı kalmış değer ve cevherleri keşfederek, uzun soluklu Türkiye geleceğini planlayarak, ülkemizin birçok yerinde çok daha yetenekli çocukların da katılımını destekleyerek avantaj sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Çünkü, okumaya hepimizin ihtiyacı var."

Kaynak: AA / Şeyma Güven
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.