Almanya'da Araştırma Sonucu: Aşırı Sağda Şiddet Eğilimi Arttı

Almanya'da Araştırma Sonucu: Aşırı Sağda Şiddet Eğilimi Arttı
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Almanya'nın Bielefeld kentinde sosyolog Wilhelm Heitmeyer başkanlığındaki grubun yaptığı 'Almanların Hâl ve Ahvali' adı verilen yıllar süren, bin kişiye telefonla ulaşılarak yapılan geleneksel araştırmasında her 100 kişiden 9'unun, aşırı sağcı görüşlerin etkisinde kaldığı, şiddete eğilimin de arttığı görüldü.

Almanya'nın Bielefeld kentinde sosyolog Wilhelm Heitmeyer başkanlığındaki grubun yaptığı 'Almanların Hâl ve Ahvali' adı verilen yıllar süren, bin kişiye telefonla ulaşılarak yapılan geleneksel araştırmasında her 100 kişiden 9'unun, aşırı sağcı görüşlerin etkisinde kaldığı, şiddete eğilimin de arttığı görüldü.

Araştırma ile ilgili ayrıntıları yayınlayan Deutche Welle, Almanya toplumunun yüzde 9,2'lik bölümünün aşırı sağcı olarak tanımlanabileceğini bildirdi. Araştırmaya başlandığı 2003 yılında ise bu rakamın daha yüksek; yüzde 13,6 dolayında olduğunu vurgulandı. Ancak, aşırı sağcıların protesto eylemleri ve şiddete gittikçe daha fazla eğilim gösterdikleri ve büyük partilere entegre olamadıkları saptandı.

Sosyolog Wilhelm Heitmeyer başkanlığındaki ekip, nüfus gruplarındaki önyargı ve dışlayıcı eğilimlere ilişkin 'Gruplara özgü insanlık karşıtı eğilimler' başlığı altında 12 dünya görüşü ve tavır belirledi. Bunlar arasında; Yahudi karşıtlığı, yabancı düşmanlığı, cinsel ayrımcılık, ayrıca işsiz, engelli ya da evsizleri dışlama gibi çeşitli kategoriler ortaya çıktı.

Araştırma grubunun başkanı Heitmeyer, günümüzde ırkçılık ve yabancı düşmanlığının, uzun süreli işsizlere karşı aşağılama eğilimlerinin yeniden arttığını vurgularken, 'Bu tür insanlık karşıtı görüşler genel olarak şiddeti, özellikle de aşırı sağcı şiddeti meşru hale getiriyor. Bu nedenle şu an toplumda devam etmekte olan resmi kurumların tartışmalarında yapıldığı gibi, bu iki şeyi birbirinden ayıramazsınız. Yani aşırı sağcı şiddet, bu toplumun içinde bulunduğu durumdan ayrı tutulamaz' dedi.

Sosyolog Wilhelm Heitmeyer Almanya'nın geçirdiği son 10 yılı 'güvensiz yıllar' olarak nitelendirirken, krizlerin yeni tehlikelere yol açacağını ve toplumda derin sosyal bölünme görülebileceğini söyledi. Araştırmada, toplumdaki bir kesim bu güvensiz ortamı zayıf konumdaki nüfus gruplarına karşı kullandığı, geliri daha iyi olan kesimler, ekonomik risklerin ortaya çıkmasıyla ellerindeki ayrıcalıklara daha fazla sahip çıktığını, bunun toplumdaki sosyal bölünmeyi arttırdığını bildirdi.

Araştırmada dikkat çekilen bir diğer nokta, ekonomik kriz nedeniyle toplumun geniş kesimlerinin çaresizlik duygusuna kapılması ve demokrasiye güvenlerinin azalması oldu. Sosyologlar, güvensizlik ortamında, istikrarsızlığın normal durum olarak algılanır hale geldiğini, insanlardaki asabî durumun tüm sosyal katmanlara yayıldığını ve patlama durumunun süreklilik kazandığını araştırma raporunda tespit etti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı