Ermenistan Sınırında 'Ermeni Mezalimini Telin Mitingi'

Ermenistan Sınırında 'Ermeni Mezalimini Telin Mitingi'

Iğdır'da Ermenistan Sınırındaki Orta Alican Köyünde Düzenlenen 'Geçmişten Günümüze Ermeni Mezalimini Telin Mitingi'nde Ermeniler'e Soykırım İddialarından Vazgeçmeleri ve Azerbaycan Topraklarından Çekilmeleri Çağrısında Bulunuldu.

Ermenistan Sınırında 'Ermeni Mezalimini Telin Mitingi'

Iğdır'da Ermenistan sınırındaki Orta Alican köyünde düzenlenen 'Geçmişten Günümüze Ermeni Mezalimini Telin Mitingi'nde Ermeniler'e soykırım iddialarından vazgeçmeleri ve Azerbaycan topraklarından çekilmeleri çağrısında bulunuldu.

Karakoyunlu ilçesine bağlı Orta Alican köyünde, Birinci Dünya Harbi'nde Ermeni Çetecilerin Katliamına Uğramış Mağdurlar Derneği tarafından düzenlenen mitinge, Nahçıvan Devlet Üniversitesi'nden gelen öğretim üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Mitingde konuşan Iğdır Belediye Başkanı Nurettin Aras, "Osmanlı'ya Haçlı zihniyeti 18 kez saldırı yapmış, hepsinde de mağlup olmuşlar. En sonunda Çanakkale'de 100 binlerce ölü bırakarak gitmek durumunda kaldılar. Şimdi onun intikamını almak amacıyla her fırsatta saldırılarını devam ettiriyorlar. 1980 yılından itibaren Ermenistan bölgesinde yaşayan Türkler'i sürmeye başlamışlardır. Ermeniler 600 yıl himayesi altında yaşadıkları Osmanlı'ya ihanet ettiler. Osmanlı da tehcir uygulamak zorunda kaldı. 1.5 milyonla ifade edilen Ermeni nüfusu doğru değildir. Çünkü o zaman Osmanlı'nın nüfusu sadece 13.5 milyondu. Soykırım iddiasında bulunan Ermeni diasporasına sesleniyorum. Gelsinler Türkiye'nin her tarafından kazı yapma iznini bizim ülkemiz verecektir. Ermeniler'e ait bir tek mezar bulsunlar. Oysa bizim yüzlerce Ermeni'nin Türkler'i katlettiğine dair toplu mezarları dünya kamuoyuna göstermemiz mümkündür" diye konuştu.

Iğdır Ermeni Mezalimine Uğramış Mağdurlar Derneği Başkanı Av. Cafer Zor da, "Birkaç yüz metre ötede adı Ermenistan olan bir devlet var. Bu devlet demokrasi, insan hakları, demokrasi ve çağdaş değerlerden habersiz, diktatörlüğün hüküm sürdüğü haydut bir ülkedir. Bir zamanlar bizim 'Teba-i Sadıka', yani sadık vatandaşlarımız olarak anılmaya başladılar. Ancak ne zaman ki Osmanlı zayıfladı, ne zaman ki Avrupalılar, Haçlı zihniyeti ülkeler Osmanlı'ya saldırı düzenlediler, Ermeniler, Osmanlı'yı arkadan vurmaya başladı. 1774 yılında Ruslar'la aramızla Küçük Kaynarca anlaşması olmasına rağmen Ruslar, İngilizler ve Fransızlar tarafından Ermeniler kışkırtıldılar. 1887 yılında Hıncak Komitesi'ni kurdular. Bu komitenin hedefi terör hareketleriyle Osmanlı devletine saldırmaktı. Daha sonra 1890 yılında Gürcistan'da Taşnak Komitesi'ni oluşturarak Ermeni İhtilal Dernekler Birliği'ni kurdular. Bununla birlikte Zeytun'da, Erzurum'da, Kumkapı'da, Merzifon'da, Kayseri'de, Yozgat'ta, Sason'da, Van'da ve Adana'da isyanlar çıkardılar. O bölgelerde Türkler'i göçe zorladılar. Osmanlı da haklı olarak onları göçe zorladı. Yani tehcire zorladı. Bu dönemde günün şartlarına göre 10 bin civarında Ermeni öldü. Bunların çoğunluğu hastalıklardan ölenlerdir. Onların mallarının bir kısmı kendilerine, bir kısmı gittikleri yerlerin hükümetine, bir kısmı ise kiliselerine teslim edildi. Bu dönemde Ermeniler'e kötü davrandıkları gerekçesiyle bin 373 kişi mahkemeye verildi. Bunlardan suçlu bulunan 67 kişi idam edildi. Mahkemenin olduğun bir yerde asla soykırımdan söz etmek mümkün değil. Ancak Hocalı'da katliam yapan Ermeniler, bir gecede 613 kişiyi kurşuna dizdiler. Gelsinler onun hesabını önce versinler. Kapı dosta açılır. Kapı düşmana açılmaz. Bu kapının açılmasını bizim içimizde isteyen varsa ihanet eder. Üç kuruşluk ticaret için kimse bu kapının açılmasını istemesin. Ermeniler Azerbaycan toprakları'ndan çekilmedikçe, Türkiye'den toprak taleplerinden vazgeçmedikçe asla bu kapı açılamaz" dedi.

Nahçıvan Devlet Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elman Caferli de, Ermeniler'in Hocalı'da yaptığı katliamı hatırlatarak, şöyle konuştu:

''Ermeniler, önce Ruslar'ın desteği ile Zengezur bölgesinde bulunan Türkler'i sürdüler. Ama bizim içimizde bulunan Ermeniler'i zarar görmesinler diye evlerinde sakladılar. Ama artık Türkler'in kalbinde Ermeniler'in yeri kalmadı. Mitinge yalvarmaya değil, kükremeye geldik."

Doç. Dr. Elburz İsayev ise, "Türkler için Kafkaslar önemlidir. Türk milleti artık güçlenmiştir. Türkiye ve Azerbaycan artık kendi ayağının üstünde durmasını biliyor" ifadelerini kullandı.

(İA-İRT-OK-Y)