ELAZIĞ 'KULLUK' GELENEĞİNİN SÜRDÜRÜLDÜĞÜ KÖYE 'SEMAH' HEYKELİ -1

ELAZIĞ 'KULLUK' GELENEĞİNİN SÜRDÜRÜLDÜĞÜ KÖYE 'SEMAH' HEYKELİ -1

ELAZIĞ'ın Keban ilçesinde sürdürülen Nimri Köyü Sanat Projesi kapsamında, heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından yapılan 'Semah' heykeli, 25- 30 Ağustos günlerinde sergilenecek.

ELAZIĞ 'KULLUK' GELENEĞİNİN SÜRDÜRÜLDÜĞÜ KÖYE 'SEMAH' HEYKELİ -1

ELAZIĞ'ın Keban ilçesinde sürdürülen Nimri Köyü Sanat Projesi kapsamında, heykeltıraş Mehmet Aksoy tarafından yapılan 'Semah' heykeli, 25- 30 Ağustos günlerinde sergilenecek.

Keban'a bağlı Nimri köyünün sakinleri, taşların üst üste dizilmesiyle oluşturulan silindirin tepesine sopa koyup, sopanın başına da at ya da sığır kafası iskeletinin oturtulmasıyla, insanların özellikle kışın yön bulabilmesi için yapılan 'Kulluk' geleneğini yaşatmak için sanat projesini hayata geçirdi. Güney Amerika, Orta Asya, Sibirya, Kuzey Kanada, İşviçre, Portekiz gibi dünyanın birçok yerinde hala sürdürülen 'Kulluk' geleneğinin insan ve tabiat arasında manevi bir güç oluşturduğuna inanılıyor. 'Kulluk' geleneğinin eski çağlardan bu yana hala devam ettiği yerlerden biri olan Nimri köyünde, yaklaşık 40 yıl önce yok olan yapıtlar yeniden inşa edilecek. Nimri köyünde sürdürülen proje kapsamında, heykeltıraş Mehmet Aksoy'un 'kulluk' geleneğinden esinlenerek hazırladığı ve 'Semah' adını verdiği heykel de 25- 30 Ağustos günlerinde köyde sergilenecek.

Nimri köyünde 'kulluk' diye anılan ve kaybolmaya yüz tutmuş bir gelenekten esinlenip, 'Semah' heykelini yaptığını söyleyen Aksoy, Köy yolunun üzerindeki tarlada kavşak var, heykeli oraya yapıyorum. Karşısında Babadağ bulunuyor. Babadağ, insanların gidip adak adadıkları, bez bağladıkları bir yer. Bu inançlar bana Şamanik inançlar gibi geliyor. Bir de o bölgede kulluklar var. Üst üste konan taşlara kulluk deniyor, büyüklükleri değişebiliyor. Bu aslında yol gösterme, yön belirtme noktasıdır. Karda, kışta o çıkıntıyı gördüğünde gitmen gereken yönü sana gösteriyor dedi.

'KULLUKLAR DOĞA İLE İNSAN İLİŞKİSİNİ GÜÇLENDİRİYOR'

Kullukların doğa ile insan ilişkilerini güçlendirdiğini ifade eden Aksoy, Aksoy, Doğamızı mahvetmekle meşgulüz. Çocuklarımıza ne bırakacağımızı düşünmüyoruz. Kulluklar doğa ile insan ilişkisini güçlendiriyor. Ben heykeli yaparken buradan yola çıktım. O köye hiçbir heykeltıraş gidip heykel yapmaz, köylülerin ilgisini çekmek ve o geleneğe ilgi çekmek için heykeli yaptım. Taş taş üstüne koyup bir şeyler yapmışlar. Biz bu şekilleri daha ilerlettik. Heykel bozulan doğa insan ilişkisine örnek teşkil edecek. İnsanın enerji taşıdığını düşünüyorum. Suyun, taşın, toprağın her şeyin bir ruhu var ve bu ruh kutsaldır. Bu ruha dokunmayıp birlikte yaşamak gerekir. İnsanla yer, gök ilişkisini kuruyoruz, insan Şamanizm'de iletken olarak görülüyor. Buradan esinlendim diye konuştu.

'BİTEN KULLUK GELENEĞİNE YENİDEN ANLAM VERMEK İSTEDİM'

Aksoy, hazırladığı ve 'Semah' adını verdiği heykelle kulluk geleneğini yeniden anlamlandırmak istediğini belirterek, şöyle konuştu

Mevlevilikteki semahlara baktığımız zaman bir el yukarıda diğer el aşağıdadır. Bir el yeri, bir el göğü gösterir. Dönüp kendilerinden geçtiklerinde evrenle bütünleşme anlamı çıkar. O yüzden heykelin adı 'Semah'. Semahın kökeninde insanın yukarıdaki kozmik enerjiyi aşağı, aşağıdakini yukarı taşıdığı anlamı vardır. Bu bir tanrıyla buluşmadır. Ben de kulluklardan yolara çıkarak taşları üst üste koydum ve anlam vermeye çalıştım. Heykel benim için çok önemli. Heykel ileride köy olduğunu gösteriyor. Daha da ileride Babadağ var. O bölgedeki insanların halen daha doğayla, ağaçla ilişkileri iyi. Biten kulluk geleneğine yeniden anlam vermek istedim. İleride sempozyumlar yaparak işaretleri Babadağ'a kadar çıkarmak istiyorum. Orayı göstermesini hedefliyorum. İnsanlara doğanın parçası olduğumuzu anlatmak, dikkat çekmek istiyorum. Yapımında başta heykeltıraş Ferit Yazıcı ve Antalya Güzel Sanatlar Fakültesi'nden öğrencilerin katkıları var.

BU ÇOK ÖNEMLİ BİR DESTEKTİR

Emekli olduktan sonra Nimri Köyü Sanat Projesi'ni hayata geçirdiklerini anlatan Kenan Öztürk, Kulluk köyümüzde eskiden yön bulmaya yarayan, yaklaşık 2,5 metre boyunda başında genellikle sığır başı ya da at başı iskeleti olan bir tarafıyla şamanik yapıtlardı. Köyümüz Türk köyüdür ve Orta Asya ile bağı olan bir köydür. Kulluklarda esas olarak o bölgeden dünyaya yayılmıştır. Bir taraftan yerel bir yapıt, aynı zamanda evrensel boyutta dünyanın her tarafında var. Bir çalışma başlattık ve bu amaçla Mehmet Aksoy ile görüştüm. Bu projeyle çok ilgilendi. Kendisinden projenin sahibi olmasını ve yardım istedik. Kaybolmuş kullukların tekrar hayata geçmesi için kulluk yapmasını istedim. O da bize çok güzel bir heykel yapacağını söyledi. Çizimini yaptı yönetti. Geçen sene deneme yaptık. Arkamızdaki kulluk Cemal Erez'in tasarımı olan bir kulluktur. Köylülerle beraber yaptık. Mehmet Aksoy'un yaptığı heykele, köyün girişinde 250 metrekarelik bir alanı tahsis ettik. Bu alana konulacak 4 metre 26 santim boyunda bir mermer heykeldir. Şu anda yapıldı ve Antalya'dan gelecek. Montajını 29 Ağustos tarihinde Mehmet Aksoy kendi yapacak. Bu çalışmaya katılan öğrenciler de ona yardım edecek. Bu bizim için çok değerli bir destek. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır. Ayrıca Trakya Üniversitesi de gelip kulluk yapacak dedi.

İstanbul'da mali müşavirlik yaptıktan sonra emekli olup köyüne dönen Metin Yıldırım da projenin köy için çok önemli olduğunu vurgulayarak, Bu etkinlikte emeği geçen herkese teşekkür ederim diye konuştu.

Nimri Köyü Muhtarı Kamber Can ise Anadolu'nun merkezinde olan köyün sanat projesi ile anılmasının önemli olduğunu belirterek, En önemli noktası Mehmet Aksoy gibi bir heykeltıraşın köyümüzde böyle bir projenin hayata geçmesi. Çok önemli. Köyümüzün tanıtımı açısından emek harcayan herkese çok teşekkür ediyoruz dedi.

Kaynak: DHA