İstanbul: Ekonomistler Platformu Temmuz Ayı Enflasyon Beklenti Anketi
Ekonomistler Platformu (EP) Genel Koordinatörü Oğuz Demir, temmuz ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşeceğini söyledi.
Ekonomistler Platformu (EP) Genel Koordinatörü Oğuz Demir, temmuz ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşeceğini söyledi.
EP'nin www.ekonomistler.org.tr web adresinde 3-25 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen beklenti anketinde temmuz ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 3.5'in üzerinde tahmin edildi. Temmuz ayında "ÜFE yüzde 3.5'in üzerinde gerçekleşir" diyenlerin oranı yüzde 34.3, "yüzde 1-1.5 arasında gerçekleşir" diyenlerin oranı yüzde 20.9, "yüzde 0.5-1.5 arasında gerçekleşir" diyelenler ile "yüzde 1.5-2 arasında gerçekleşir" diyenlerin oranı yüzde 10.4 olarak üçüncü ve dördüncü sırayı paylaştı. "ÜFE yüzde 2-2.5 arasında gerçekleşir" diyenler de yüzde 7.5 oranıyla 5. sırada yer aldı.
Ankette "TÜFE yüzde 3.5'in üzerinde gerçekleşir" diyenlerin oranı yüzde 31.1, "yüzde 0-0.5 ve yüzde 1-1.5 arasında gerçekleşir" diyenlerin oranı yüzde 15.6 ile ikinci ve üçüncü sırada yer alırken "TÜFE yüzde 0.5-1 arasında gerçekleşir" diyenlerin oranı yüzde 13.3, "yüzde 1.5-2 arasında gerçekleşir" diyenlerin oranı yüzde 8.9 oldu. Haziran'da aylık enflasyon ÜFE'de yüzde 4.02, TÜFE'de yüzde 0.34, yıllık bazda ÜFE'de yüzde 12.52, TÜFE'de yüzde 10.12 olmuştu. 2005 yılı Haziran ayında enflasyon ÜFE'de yüzde 0.10, TÜFE'de yüzde eksi 0.48, yıllık enflasyon ÜFE'de yüzde 8.95, TÜFE'de yüzde 10.53, 2005 yılı Temmuz ayı enflasyonu ÜFE'de eksi 0.74, TÜFE'de yüzde eksi 0.57, yıllık enflasyon ÜFE'de yüzde 4.26, TÜFE'de ise yüzde 7.82 olarak gerçekleşmişti.
Anketi değerlendiren Ekonomistler Platformu Genel Koordinatörü Oğuz Demir, Türkiye'deki enflasyon beklentilerinin ABD Merkez Bankası'nın (FED) aldığı kararlarla doğru orantılı olduğunu ve gelişmeleri direkt etkilediğini söyledi. FED Başkanı Ben Bernanke'nin geçen hafta Senato'da yaptığı konuşmasında faiz artırımlarına ara verileceğine dair mesajlar alınmasına karşılık ABD'de beklentilerin üzerinde gerçekleşen enflasyon ve büyüme endişelerinin başta gelişmekte olan ülkeler tarafından belirsizlik olarak algılandığını hatırlattı. Oğuz Demir, şunları söyledi:
"Barnenke 2007'de yavaş bir ekonomik büyüme ile daha ılımlı bir enflasyon beklentisi içinde olduğunu, ancak yüksek petrol fiyatları ve dar istihdam piyasası sebebiyle fiyat artışlarının kötüleşmeye doğru gidebileceğini belirtmiştir. Özellikle ABD'de çekirdek enflasyonun yükselişinin endişe verici olduğu gözlemleniyor. Öyle ki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) tutanaklarında faiz artırımlarına rağmen enflasyondaki çıkışın net olarak görülmesi için daha fazla bilgiye ihtiyaç duyulduğu, asıl sebebin ortaya konulması için de gerekli çalışmaların yapılması istenmiştir. Bu bir belirsizliktir. FED'in 8 Ağustos'taki toplantısında faiz kararının daha netleşeceği söyleniyor. Aslında bu tarih ABD'nin faiz konusundaki fluluğun başladığı bir nokta olacak."
"YÜZDE 5'LİK YIL SONU HEDEFİNDEN ARTIK SAPILMIŞTIR"
Türkiye'de gelecek aylarda mayıs ve haziranda olduğu gibi fazla görülmese de dalgalanmaların devam edeceğini, petrol fiyatları, Ortadoğu'daki savaş gerginliği ve terör örgütü PKK ile yapılacak mücadelenin önemli riskler olarak ortada olduğuna değinen Demir, Merkez Bankası'nın 0.25'lik faiz artırımı ile kısa vadeli faiz oranlarını 17.50'ye yükseltmesinin de bir enflasyon beklentisinden kaynaklandığını belirtti. Merkez Bankası'nın nisan ayındaki yüzde 5.8'lik yıl sonu TÜFE beklentisini bu ay ilk ankette önce yüzde 10.17'ye son olarak da 10.28'e çıkardığına dikkat çeken Ekonomistler Platformu Genel Koordinatörü Demir, "Yüzde 5'lik yıl sonu hedefinden artık sapılmıştır. Mayıs ve haziran aylarında TCMB'nın döviz likiditesini artırmaya, YTL likiditesini kısmaya yönelik uyguladığı para politikası sonucu kısa ve orta vadede TÜFE'ye yönelik talep azalmıştır ama buna karşılık döviz kurundaki artışlarla beraber ÜFE beklenenin üzerinde gelmiştir. Döviz kurundaki dalgalanmaların etkisiyle petrol ve emtiaya ilişkin girdi maliyetlerindeki artış önce ÜFE'yi ardından TÜFE'yi etkilemiştir. Dolayısıyla piyasada temmuz ayı enflasyon beklentisinin TÜFE'de yüzde 0.6, ÜFE'de yüzde 2.1 olmasına karşılık, biz beklentilerin üzerinde bir gerçekleşme olacağını tahmin ediyoruz" diye konuştu.
Türkiye'nin 352 milyar YTL gibi yüksek bir borç stoku ile karşı karşıya bulunduğunu, bunun da ekonomide kırılganlık meydana getirdiğini, dövizin yaklaşık yüzde 30 oranında değer kazanmasıyla özellikle dış borçlarda önemli riskler meydana geldiğini de ifade eden Demir, "IMF Türkiye Masası raporuna göre, son gelişmeler dış borç stokunun milli gelire oranını 24 puan arttırarak yüzde 76'ya çıkacağını göstermektedir. Ayrıca petrol fiyatlarında 1 dolarlık artış cari açığın milli gelire oranında yüzde 0.1'lik bozulmaya yol açıyor. Döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki tırmanış sebebiyle hükümet yüzde 5'ten az olmamak üzere elektrik ve doğalgaz fiyatlarına zam yapmayı planlıyor. Bu da kamu ve özel sektör bilançolarında hasarlar yapacaktır. Diğer taraftan cari açığı yakından ilgilendiren diğer husus turizm. Yılın ilk yarısında Türkiye'ye gelen yabancı sayısı yüzde 8, Haziran ayında ise yüzde 1,4 oranında azalmıştır. 28 Temmuz'daki 3. ve 4. gözden geçirmeleri ilgilendiren IMF İcra Direktörleri Kurulu toplantısında Türkiye ile ilgili gelişmeler daha net olarak verilecektir" dedi.
Enerji dağıtım ihaleleri konusuna da değinen Demir, ihalelerin 2007'nin ilk aylarında yapılacakyüme ile daha ılımlı bir enflasyon bekleğı yolundaki haberlerin piyasaları olumlu etkileyeceğini, ancak geçen özelleştirmelerde olduğu gibi enerji ihalelerinde de dikkat edilmesi gereken çok hususun bulunduğunu kaydetti. Oğuz Demir, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in yap-işlet modeli enerji santrallerinin özel hukuk statüsüne alınmasını öngören yasayı onaylamasının son dönemde ortaya çıkan enerji sorununa bir çare olduğu düşüncesini paylaştıklarını dile getirdi. Oğuz Demir, bundan sonra mali disiplin, kamu harcamaları, dış ticaret dengesi, turizm gelirleri ile özelleştirmelerin daha da önem kazandığına işaret etti.
Bu arada Ekonomistler Platformu (EP), Türkiye'de ekonomi politikalarının belirlenmesi sürecine teorik ve uygulamalı çalışmaları ile katkı sağlayan, bu alanda referans bir kuruluş olmayı amaçlıyor. Genç ve dinamik ekibi ile hazırladığı araştırma ve uygulama projeleri aracılığıyla Türkiye'nin geleceğine somut fayda ve katkılar sağlamayı hedefliyor. Ekonomistler Platformu; ekonomi politikaları, yerel kalkınma, uluslararası ilişkiler ve Avrupa Birliği konularında çalışmalar gerçekleştiriyor. Ekonomistler Platformu'na www.ekonomistler.org.tr adresinden ulaşılabiliyor.













