Epstein insan soyunu kendi DNA'sıyla "yeniden üretmeyi" hayal ediyormuş

Epstein'ın yıllar boyunca New Mexico'daki çiftliğinde kadınları hamile bırakarak insan soyunu kendi DNA'sıyla "yeniden üretmeyi" hedeflediği, bu amaçla transhümanizm ve öjeni fikirlerine ilgi duyduğu ve bazı bilim insanlarıyla bu doğrultuda görüşmeler yaptığı ortaya çıktı. Ayrıca ölümünden sonra cinsel organının ve başının dondurulmasını istediği öğrenildi.
- Jeffrey Epstein, New Mexico'daki çiftliğinde kadınları hamile bırakarak kendi DNA'sı üzerinden insan soyunu yeniden üretmeyi planladığını ifade etti.
- Epstein, Nobel ödüllü fizikçiler ve tanınmış biyologlar gibi dünyaca ünlü bilim insanlarını New York'taki malikanesinde düzenlediği davetlere çekti.
- Epstein'ın kurduğu vakıflar, transhümanizm alanında faaliyet gösteren kuruluşlara bağış yaptı ve bazı araştırmacıların maaşlarına katkı sundu.
Cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla dünya kamuoyunda infial yaratan milyarder finansçı Jeffrey Epstein'ın, insanlığın geleceğine dair son derece tartışmalı ve ürkütücü planlar yaptığı öğrenildi. İlk kez New York Times tarafından 2019 yılında yayımlanan kapsamlı haberde, Epstein'ın çevresindeki bazı bilim insanlarına ve iş dünyasından isimlere, insan soyunu kendi DNA'sı üzerinden yeniden üretmeyi hedeflediğini anlattığı aktarıldı.
GENETİK MİRASINI YAYMAYI PLANLAMIŞ
Gazeteye konuşan ve Epstein'ı yakından tanıyan dört ayrı kaynağa göre Epstein, New Mexico'daki geniş çiftliğinde kadınları hamile bırakarak çok sayıda çocuk sahibi olmayı ve böylece genetik mirasını yaymayı planladığını dile getirdi. Ancak kaynaklar, bu planın hayata geçirildiğine dair herhangi bir somut kanıt bulunmadığını özellikle vurguladı.
Haberde, Epstein'ın bu düşüncelerinin insanlığın genetik ve teknolojik yollarla "iyileştirilmesini" savunan transhümanizm akımına olan ilgisiyle bağlantılı olduğu ifade edildi. Transhümanizm, bazı çevrelerce modern bir "ırk ıslahı" anlayışı olarak eleştirilirken, Epstein'ın bu fikirleri kişisel takıntılarla harmanladığına dikkat çekildi.
DÜNYACA ÜNLÜ İSİMLERİ MALİKANESİNDE MİSAFİR ETTİ
New York Times'ın aktardığına göre Epstein, bilim dünyasında güçlü ve prestijli bir çevre kurmayı başardı. Aralarında Nobel ödüllü fizikçiler, tanınmış biyologlar ve akademisyenlerin bulunduğu çok sayıda ismi, New York'taki lüks malikanesinde düzenlediği davetlere ve finanse ettiği toplantılara çekti. Haberde adı geçen isimler arasında Stephen Hawking, Murray Gell-Mann, Frank Wilczek, Stephen Jay Gould ve Oliver Sacks gibi dünyaca ünlü bilim insanları da yer aldı.
Bazı akademisyenler, Epstein'ın sağladığı maddi destek imkanlarının, onun geçmişteki cinsel suç iddialarının ciddiyetini göz ardı etmelerine yol açtığını kabul etti. Öte yandan bazı bilim insanları ise Epstein'ın iddialarını başından itibaren ciddiye almadıklarını ifade etti. Harvard Üniversitesi'nden bilişsel psikolog Steven Pinker, Epstein'ı "entelektüel bir sahtekâr" olarak tanımlarken, sanal gerçeklik alanının öncülerinden Jaron Lanier, bu fikirlerin bilimsel olarak test edilebilir olmadığını söyledi.
Haberde, Epstein'ın öjeniye özel bir ilgi duyduğu da yer aldı. Gazeteye konuşan iki ödüllü bilim insanı ve bir iş dünyası danışmanına göre Epstein, farklı zamanlarda çiftliğini kadınların kendi spermiyle hamile bırakılacağı bir merkez olarak kullanmayı planladığını açıkça dile getirdi. Kaynaklar, bu düşüncenin kendilerinde "rahatsız edici ve gerçek dışı" bir izlenim bıraktığını aktardı.
SPERM ÖRNEKLERİNİN TOPLANDIĞI GİRİŞİMLERDEN ETKİLENMİŞ
Lanier'in anlatımına göre Epstein, geçmişte Nobel ödüllü bilim insanlarının sperm örneklerinin toplandığı "Germinal Choice Deposu" gibi girişimlerden de etkilenmişti. 1980 yılında ABD'de kurulan bu tartışmalı sperm bankası, "üstün olduğu düşünülen erkeklerin" genetik özelliklerini gelecek nesillere aktarmayı amaçlamıştı.
Epstein'ın ilgi alanları genetikle sınırlı kalmadı. Haberde, insan bedeninin gelecekte yeniden hayata döndürülmek üzere dondurulmasını savunan kriyoloji gibi bilimsel olarak kanıtlanmamış alanlara da merak duyduğu aktarıldı. Gazeteye konuşan bir transhümanizm savunucusu, Epstein'ın ölümünden sonra başının ve cinsel organının dondurulmasını istediğini bile söylediğini öne sürdü.
TRANSHÜMANİZM FAALİYETİ GÖSTEREN KURULUŞLARA BAĞIŞ YAPMIŞ
Ayrıca Epstein'ın kurduğu vakıflar aracılığıyla transhümanizm alanında faaliyet gösteren kuruluşlara bağış yaptığı ve bazı araştırmacıların maaşlarına katkı sunduğu bilgisi paylaşıldı. Temmuz 2019'da, aralarında 14 yaşındaki kız çocuklarının da bulunduğu reşit olmayan kişilerin cinsel amaçla istismarına ve insan ticaretine karışmakla suçlanan Epstein'ın avukatları ise yöneltilen sorulara yanıt vermedi. Gazetenin değerlendirmesine göre Epstein, bilim çevreleriyle kurduğu ilişkileri sık sık abarttı ve bu temasları hem kişisel takıntılarını hem de insan soyunun "iyileştirilmesi" gibi son derece tehlikeli fikirlerini meşrulaştırmak için kullandı.













