Uzmanından uyarı: "Zirai ilaçlar yer altı sularını kirletiyor"

Uzmanından uyarı: 'Zirai ilaçlar yer altı sularını kirletiyor'
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, zirai ilaçların yaygın kullanımının yer altı sularını kirlettiğini, bunun insan sağlığını olumsuz etkilediğini ve nüfus azalmasına yol açabileceğini belirterek, devletin bu ilaçlara sınırlama getirmesi gerektiğini söyledi.

Jeoloji Mühendisi Fahri Çelik, zirai ilaçların yaygın kullanımının yer altı sularını kirlettiğini ve bunun insan sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.

Çelik, yaptığı açıklamada, insanoğlunun en büyük ihtiyaçlarından birinin su olduğunu, suyun yer altında bulunan en değerli kaynaklardan olduğunu belirtti. Çelik, "Ancak son zamanlarda zirai ilaçların yaygın şekilde kullanıldığını görüyoruz. Bu zirai ilaçlar nedeniyle yer altı sularımızın ciddi şekilde kirlenmekte olduğunu düşünüyoruz. Kirlenen bu sular bir şekilde içiliyor ve bunun sonucunda sadece Türkiye'de değil, dünyanın birçok yerinde insanlar çeşitli hastalıklarla mücadele ediyor. Sağlıklı yaşamın, zirai ilaçların olumsuz etkileri nedeniyle zarar gördüğünü söyleyebiliriz" diye konuştu.

Zirai ilaçlara sınırlama getirilmesi gerektiğini belirten Çelik, "Yer altı sularımızın kirlenmesini istemiyoruz. Bu nedenle tarımda kullanılan zirai ilaçlara devlet tarafından ciddi sınırlamalar getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin, yüz dönümlük bir buğday tarlasını ele alalım. Bu tarlada zirai ilaç kullanıldığında, yabancı otların büyük kısmı kuruyor. Bu durumun doğal dengeyi bozduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

"Mineral eksikliği ortaya çıkıyor"

Yabancı otların yok edilmesinin ürünlerin besin değerini düşürdüğünü ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

"Yabancı otların yok olmasıyla birlikte, onların sahip olduğu mineral, koku ve doğal özelliklerin tarım ürünlerine yeterince yansımadığını düşünüyoruz. Bu nedenle buğday, domates ya da diğer meyve ve sebzelerde mineral eksikliğinin ortaya çıktığını; bunun da insanlarda vitamin ve mineral eksikliğine yol açarak sağlık sorunlarını artırdığını ifade ediyoruz."

Zirai ilaçların nüfus üzerinde de etkili olabileceğini savunan Çelik, "Ayrıca zirai ilaçların nüfus azalmasına da etkisi olduğunu düşünüyoruz. Gelişmiş ülkelerde nüfus artış hızının düşük, geri kalmış ülkelerde ise daha yüksek olmasının sebeplerinden birinin zirai ilaç kullanımı olabileceğini savunuyoruz. Bazı yabancı otların kadın hormonlarını desteklediğini, bu otların zirai ilaçlarla yok edilmesinin doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

"Zirai ilaç kullanımı her zaman zorunlu değil"

Son dönemde artan sağlık sorunlarına da değinen Çelik, "Son zamanlarda insanların kendilerini daha halsiz hissetmesi, çeşitli sağlık sorunlarının artması ve şeker hastalığının yaygınlaşması gibi durumların da yer altı sularına karışan zirai ilaçlarla bağlantılı olabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca yabancı otların tamamen yok edilmesinin doğal besin dengesini bozduğunu ve bunun toplum sağlığını olumsuz etkilediğini ifade ediyoruz" dedi.

Çelik, üretimde zirai ilaçsız da verim alınabileceğini belirterek, "Zirai ilaç kullanımına ilişkin bir örnek verecek olursak, yüz dönümlük bir tarlada yaklaşık 50 ton buğday elde edildiğini düşünelim. Eğer zirai ilaç kullanılmasa bile yaklaşık 45 ton buğday üretilebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle zirai ilaç kullanımının her zaman zorunlu olmadığını savunuyoruz. Türkiye'de buğday, meyve, sebze ve diğer tarım ürünlerinin yeterli miktarda üretildiğini; dolayısıyla üretim fazlası varken insan sağlığını riske atacak uygulamalardan kaçınılması gerektiğini düşünüyoruz. Sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum ve nüfus artışı hedefleniyorsa, zirai ilaçların kullanımına kesin ve ciddi sınırlamalar getirmesi gerektiğini ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı. - MARDİN

Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.