Asırlardan Beri Odalarında Dede Korkut Türküleri Yankılanıyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türklerin yüzyıllar önce Orta Asya'da çadırlarda başlattıkları sohbet kültürü, Barak odalarında yaşatılıyor.

Türklerin yüzyıllar önce Orta Asya'da çadırlarda başlattıkları sohbet kültürü, Barak odalarında yaşatılıyor. Atalarının geleneğini odalarda sürdüren Baraklı Türkmenler, sohbetlerini türkülerle şenlendiriyor.

Barak odalarında asırlardan beri Türkmen beyi Kazak Han'ın başından geçen olayların anlatıldığı Dede Korkut türküleri yankılanıyor. Baraklı Türkmenler, dedelerinin çadırlarda başlattığı geleneği, köyün meclisi olarak tanımlanan odalarda sürdürüyor. Türküler okunmadan önce odalarda türkülerin hikayesi anlatılıyor.

Bayındır köyünden Hüseyin Bayındırlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Barak isminin mitolojik bir yorumdan, destan kahramanlarına kadar tanımları olduğunu söyledi.

Baraklarır Anadolu'ya Oğuzların göçüyle gelen bir Türkmen boyu olarak bilindiğini ifade eden Bayındırlı, "Orta Asya'dan doğan ve Anadolu'da gelişen Barak kültürü, gelenekleriyle, yaşam tarzlarıyla, kıyafetleriyle, efsaneleriyle, mitolojisiyle, bugün her yerde tanınıyor" dedi.

Orta Asya'daki kültürün odalarda halen devam ettiğini ifade eden Bayındırlı, Barak odalarının, evin dışında, müstakil bir odadan oluştuğunu, Barak Ovası'nın hemen her köyünde bir odanın bulunduğunu dile getirdi.

Barak köylerinde saza ve söze meraklı olan herkesin bir odası olduğunu, bu odaya kadınlar ve çocukların giremediğini, ikramı gençlerin yaptığını belirten Bayındırlı, şöyle konuştu:

"Yemekler yenir, çaylar içilir, sohbetler edilir. Bu kültür geçmişten günümüze kadar yaşandı, bizden sonra da yaşamaya devam edecek. Aynı zamanda köyde sorunu olan kişiler de odaya çağrılarak buluşturulur. Sıkıntısı olan kişiler odalarda görüşür. Odaya çağrılan taraflar dinlenir ve haksız olana haksızlığı söylenir. Haksız olduğu belirtilen kişi karara razı olur."

-Dede Korkut Türküleri-

Hüseyin Bayındırlı, odalarda söylenen Dede Korkut'un türkülerinde, Türkmen beylerinden Kazan Han'ın başından geçen olayların konu alındığını ifade etti.

"Şükrü Melik isminde bir kafir, Kazan Han'ın otağına saldırır. Kazan Han'ın ava gitmesini fırsat bilen Şükrü Melik, Kazan Han'ın oğlunu, karısını ve annesini rehin alır. Malını mülkünü talan eder. Kazan Han döndüğünde otağın talan olduğunu görür. Kazan Han, Şükrü Melik ile savaşır. Neticesinde savaşı kazanır. Kazan Han'ın başından geçenleri Dede Korkut, türkü olarak yazar" diyen Bayındırlı, bu türküleri odada genellikle 70 yaşındaki Gazi Bayındırlı'nın seslendirdiğini ifade etti.

Aşık Gazi Bayındırlı ise 10 yaşından bu yana saz çalıp söylediğini, bağlama çalmayı kendi kendine öğrendiğini dile getirdi. Artık yaşlandığını ifade eden Bayındırlı, "Şimdi yaşlandık. Söylediklerimi artık beğenmiyorum" diye konuştu.

Barak kültürü üzerine araştırmalar yapan Gaziantep Yörük Türkmen Derneği Başkanı İlyas Göğebakan da, odaların Barak kültüründe önemli bir işlevi olduğunu belirtti.

Barak odalarının, evlerin 15-20 metre uzağında yer alan ve köyün erkeklerinin bir araya gelerek toplandıkları, türküler, şiirler söyledikleri mekanlar olmanın dışında ayrıca önemli meselelerin çözüm yeri olduğunu dile getiren Göğebakan, odaların toplumsal hayattaki yerinin büyük olduğunu vurguladı.

Göğebakan, odalarda büyüklere saygı gösterildiğini ve büyüklerin her zaman yukarı, küçüklerin ise aşağı tarafta oturduğunu kaydetti.

-Barak Odaları-

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Orta Asya'da çadırlarda yapılan gelenek ve görenekler, yerleşik hayata geçişle odalara taşındı. Barak odaları, Gaziantep'in kültüründe önemli yer tutuyor. Bu odalarda, aralarında anlaşmazlık bulunanlar barıştırılıyor, düğünlerde misafirler ağırlanıyor, köydeki gelişmeler de buralarda konuşuluyor.

Barak odaları, köyün meclisi olarak tanımlanıyor. Odanın en saygın kişisinin konuştuğu diğerlerinin sustuğu ortamda, kan davalarından, kız alıp vermeye varıncaya kadar bir çok konu karara bağlanıyor.

Kaynaklar, Barak Türkmen'lerinin Orta Asya'dan 11. yüzyılda İran'ın Horasan bölgesine, buradan da 16. yüzyılda Anadolu'ya yerleştiklerini aktarıyor. Barak adının birçok değişik kaynakta çeşitli anlamı bulunuyor. Barak adı, destanlar çağından beri bilinen, bazen bir Türk adı, bazen bir kişi, bazen de bir yer veya kabile olarak anlatılıyor.

Barakların, bulundukları yerde yaşam tarzlarıyla geleneklerine ve geçmişteki kahramanlıklarına bağlı olarak oba geleneğiyle günümüzde dahi kimliklerini muhafaza ettikleri ifade ediliyor.

-Barak-

Barak adı Türk tarih ve edebiyatının kaynak eserlerinden Oğuz Kağan Destanı'nda "Kıl Barak", "Kara Barak" olarak yer alıyor.

"Barak" adının tarih boyunca Orta Asya, İran ve Anadolu'dan başka Doğu ve Orta Avrupa'ya yerleşen Türk boyları arasında da yaygın olarak kullanıldığı biliniyor. Baraklar, kendilerinin "iskan bayraktarı" oldukları için oymaklarına

"barak" denildiğini ifade ediyor.

Barak Aşireti'nin 1000-1010 tarihlerinde Firuz Bey'in idaresi altında Orta Anadolu'dan sürülerek yerleştirilen 80 bin hanelik Türkmenlerden oluştuğu belirtiliyor. Bu aşiretler, Rakka Culap ve Gaziantep'e yerleşmiş 97 köyden oluşuyor. Otlukbeli savaşında yenilen Türkmenler, Culap bölgesinden dağılmış, büyük bir kısmı Suriye sınırları içinde kalmış bir kısmı da Şanlıurfa, Gaziantep ve Adana bölgesine yerleşmişler.

Gaziantep bölgesinde kalanlar Barak Ovasına kalmışlardır. Bugün 97 köyün 18'i Türkiye, kalanı ise Suriye sınırları içinde yer almaktadır.

Suriye sınırı üzerinde olan bu obanın adı hala "Barak Aşireti" diye biliniyor.

- GAZİANTEP

Kaynak: AA