Ankara: Güncel Ekonomik Ve Siyasal Gelişmeler... (2)
Merkez Bankası eski Başkanı ve TEPAV İstikrar Enstitüsü Direktörü Başkanı Süreyya Serdengeçti, piyasalarda yaşanan son dalgalanmada Merkez Bankası Başkanı'nın atanma sürecinin ve cumhurbaşkanlığı tartışmalarının etkili olduğunu söyledi.
Merkez Bankası eski Başkanı ve TEPAV İstikrar Enstitüsü Direktörü Başkanı Süreyya Serdengeçti, piyasalarda yaşanan son dalgalanmada Merkez Bankası Başkanı'nın atanma sürecinin ve cumhurbaşkanlığı tartışmalarının etkili olduğunu söyledi.
TOBB ve Türk Müteahhitler Birliği'nin (TMB) işbirliğiyle düzenlenen, Merkez Bankası eski Başkanı ve TEPAV İstikrar Enstitüsü Direktörü Süreyya Serdengeçti ile TOBB Başkanlık Danışmanı Gündüz Aktan'ın konuşmacı olarak katıldıkları 'Güncel Ekonomik ve Siyasal Gelişmeler' konulu sohbet toplantısı Ankara Sheraton Oteli'nde gerçekleşti. Toplantıda konuşan Serdengeçti, Türkiye'nin son dönemde ekonomisinde bir 'çalkantı' yaşadığını belirtti. 30 yıl süren ekonomik istikrarsızlık sonucunda Türkiye'de kriz ile çalkantının birbirine karıştırılır hale geldiğini ifade eden Serdengeçti, bugün ekonomide yaşanan çalkantının 2001 krizinden sonra meydana gelen 7. çalkantı olduğunu belirtti. Son ekonomik çalkantıda Merkez Bankası Başkanlığı atama sürecinin rol oynadığını anlatan Serdengeçti, bu göreve kimin atanacağının önceden bilinmiş olması durumunda son dalgalanmanın bu kadar sert etkilerinin olmayacağını kaydetti.
Türkiye'ye özellikle 2001 krizinden sonra giriş yapan sıcak paranın 'yabancı' olmadığını vurgulayan Serdengeçti, "Türkiye'deki sıcak para yabancı değildir, bal gibi de yerlidir. 2001'de çıktı, şimdi geri geliyor" şeklinde konuştu.
Nisan sonunda bir aylık rakamların dikkate alındığını ve hiçbir şey yokmuş gibi davranıldığını belirten Serdengeçti, "Para Politikası Kurulu, bu ortamda pek ala faiz düşürebilirdi. Faiz artırımı yanlış demiyorum. Atama sürecinin politize olduğu düşünüldüğü dönemde bu karar 1 ay daha ertelenebilirdi. Ancak kararı yine de yanlış bulmuyorum" dedi.
Merkez Bankası'nın piyasaya ne şekilde müdahalede bulunursa bulunsun birilerinin eksik, birilerinin fazla bulduğunu ifade eden Serdengeçti, "Operasyonlar aldığı sonuca göre ölçülmelidir. Bu başka türlü de olabilirdi. Kredibilite sorunu olmasa sadece dışardan gelen olaya likidite vererek tepki verilebilirdi. Merkez Bankası fazla likiditeyi çekti. Merkez Bankası'nın Haziran'da yaptığı operasyonun başarılı olduğu görülmektedir. Ya faizi, ya kuru kullanacaksınız. Bu nedenle operasyon başarılı olmuştur" şeklinde konuştu.
Dalgalı kur rejimini iyi özümsememiz gerektiğine de dikkat çeken Serdengeçti, kendi dönemine ilişkin eleştirileri de yanıtladı. Serdengeçti, Merkez Bankası'nın yüksek faizden yana olduğu düşüncesi hep dile getirildiğini anlatarak, Merkez Bankası'na fiyat istikrarı görevinin verildiğini, ancak enflasyonla mücadelenin önemini anlamayınca, faizlerin nasıl kullandığının farkına varılmak istenmediğini söyledi. Serdengeçti, 2005 yılı enflasyon hedefi olan yüzde 8'in zor tutturulduğuna değindi.
Konuşmasında Merkez Bankası'nın bağımsızlığının taşıdığı öneme dikkat çeken Serdengeçti, buna zarar verecek davranışlardan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.
Toplantıda konuşan TOBB Başkanlık Danışmanı Gündüz Aktan ise Türkiye'nin AB üyelik sürecinde Kıbrıs konusunun son dönemde fazlaca Türkiye'nin önüne getirilmeye başladığına temas ederek, Fransa'nın sonbaharda Kıbrıs sorununu gerekçe göstererek ilişkilerin askıya alınmasını teklif edeceği yönünde duyumlar aldıklarını bildirdi. AB sürecinde PKK ile mücadelenin de engel teşkil edebileceğine dikkati çeken Aktan, AB'nin Hristiyan azınlıklar konusundaki taleplerinin de Türk Hükümeti'ni rahatsız ettiğini ifade etti. AB'nin de kendi içinde birçok sıkıntısının bulunduğunu söyleyen Aktan, öncelikle anayasa krizini çözemeyen bir AB'nin, Türkiye'yi üye yapmasının çok zor olduğunu belirtti. Aktan, AB'ye üyelik başvurusu yapıldığı dönemde aktif rol alan ve AB'nin gerekliliğini savunduğunu kaydederek, bugün AB'nin, Türkiye için kurtarıcı bir rol üslenmediğini düşündüğünü söyledi.
AK Parti Hükümeti'nin, AB ile olduğu gibi ABD ile olan ilişkilere de çok iyi başladığını ancak sonraki dönemde her iki ilişkilerde de bozulmalar meydana geldiğini anlatan Aktan, terörle mücadele konusunda ABD ile ortak hareket edilmesi, ABD'nin de iki yıldan bu yana yaptığı gibi Türkiye'yi bu konuda oyalamaktan vazgeçmesi gerektiğinin altını çizdi.
Son dönemin gündem konularının başında gelen Lübnan konusuna da temas eden Aktan, "bu konu da başımıza iş çıkaracak gibi görünüyor" dedi. Lübnan'da meydana gelen son gelişmeleri sadece insani boyuta indirmenin, sorunu çözmeye yetmeyeceğinin altını çizen Aktan, Türkiye'nin şu sıralarda dış politika olarak Ortadoğu'ya gereğinden fazla girdiğini dile getirdi.










