Adana: "Akdeniz Meyve Sineği ile Entegre Mücadele Bilgilendirme ve Proje Oluşturma" Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye İhracatçılar Meclisi (Tim) Başkanı Oğuz Satıcı, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. Kuruluş Yıldönümünde İhracat Hedeflerinin 500 Milyar Dolar Olduğunu Söyledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıldönümünde ihracat hedeflerinin 500 milyar dolar olduğunu söyledi.

Satıcı, Akdeniz İhracatçılar Birliği'nin Adana'da düzenlediği "Akdeniz Meyve Sineği ile Entegre Mücadele Bilgilendirme ve Proje Oluşturma" konulu toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünyanın 13. büyük tarım arazisine sahip elverişli iklim koşulları ve verimli topraklarıyla çoğu ülkenin kıskanacağı bir üretim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Türkiye'nin çok büyük tarım arazilerine sahip olmasına rağmen dünya tarım ihracatındaki payının yüzde 1 olduğuna dikkat çeken Satıcı, "Türkiye'de sanayi toplumuna geçişin hızlanması ve tarımın desteklenmemesiyle birlikte tarım ihracatımız oldukça zorlanıyor. Yılın ilk 10 ayında genel ihracat artışımız yüzde 14 iken tarım ihracatının yüzde 4 olarak gerçekleşmesi bunun en büyük kanıtıdır. 1980'lerin ardından dışa açılma politikasını benimseyen ülkemiz sanayileşmede büyük başarı yakalarken potansiyel bir rekabet avantajımızın tarım sektöründe benzer bir başarı yakalayamamıştır" dedi.

Uzaydan uydularla tarım alanlarının takip edildiği, kullanımının belirlendiği ve üretim tahminlerinin yapıldığı bir dönemde, geleneksel yöntemlerle icra edilen Türk tarımının mevcut politikalarla ayağa kaldırılmasının mümkün olmadığını söyleyen Satıcı, şöyle devam etti:

"Türk tarım sektörünün uykusundan uyanması, silkinmesi ve kendine gelmesi gerekir. Bu da, ancak, tarım sektörünün daha geniş bir vizyonla daha uzun vadeli stratejilerle ele alınmasıyla gerçekleşecektir. Tarım ticaretinde serbestleşme sürecinin avantaj haline getirebilmesi için başta ihracatçılar ve üreticiler olmak üzere, sanayiciler, bürokrasi, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinden oluşan bir koordinasyon oluşturularak sektörün geleceğine yönelik çalışmalar yapılması Türkiye için büyük önem taşır."

Satıcı, mevcut potansiyelin tam olarak yansıtamamanın yanı sıra tarımsal ürünlere zarar veren haşaratla mücadelede de zaman zaman istenilen seviyenin yakalanamadığına işaret ederek, "220 milyon dolarlık Rusya pazarını, bir anda Akdeniz sineği nedeniyle konan yasak sonucu kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldık. Bu anlamda, Akdeniz sineği, bizim tarımsal üretimimiz açısından dikkat etmemiz gereken ayrıntılar konusunda önemli bir simge görevi görüyor" diye konuştu.

"FİYAT ARTIK, HİÇBİR ŞEY"

Geçen yıl Akdeniz sineği nedeniyle yaşanan sıkıntı sonucu en çok acıyı bölgedeki üretici ve ihracatçıların yaşadığını ifade eden Satıcı, "Üretici ve ihracatçı et-tırnak gibi mücadele vermeli. İhracat tablolarına baktığımızda ilginç sonuçlar karşımıza çıkıyor. İspanya 3 milyon 500 bin ton ihracat yaparken, biz 250-300 bin ton seviyesinde kalıyoruz. İşin rakamsal tarafına baktığınızda, bizim 6 katımız ihracat yapıyorlar, ancak parasal yönünü ele aldığınızda, 10 kat daha fazla gelir elde ediyorlar. Bizim mutlaka tarımda kendimizi yeniden yapılandırmak, silkelenip ayağa kalkmamız gerekiyor. Tarımla ilgili politikalar, hep fiyat üzerinden siyasetin içine bulaştırıldı. Fiyat artık, hiçbir şey. Ürünlerimizi dünya standartlarıyla elde edemiyorsak, fiyatı ne olursa olsun o mal elimizde kalacaktır. Komaya girmeden kendimizi derleyip toparlamak, dünyanın istediği üretimi yapmak zorundayız" açıklamasında bulundu.

Satıcı, Cumhuriyet'in 100. kuruluş yıldönümünde ihracatta hedeflerinin 500 milyar dolar olduğunu, bunu yakalamak için çok çalışmak gerektiğini, Çin pazarının da dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "1.5 milyar nüfuslu Çin, çok ciddi yaş sebze-meyve ithalatı yapıyor. Ancak, bizden almıyor. Nedenini sorduğumuzda, Akdeniz sineği karşımıza çıkıyor. Sizin burada yaşadığınız sıkıntıyı, binlerce kilometre uzaklıktaki pazar biliyor. Bu sorunları aşıp tarım ve hayvancılıkla birlikte atağa kalkıp Cumhuriyetimizin 100. yılında ihracatı 500 milyar dolara çıkaracağız'' diye konuştu.

Fransa'nın, dış ticarette Türkiye'nin partneri olarak yıllarca 5. sırada yer aldığını anımsatan Satıcı, buna karşın narenciye ihracatında bu pazarın bulunmadığını, bunun sebebinin Türk tarımından kaynaklandığını belirtti.

Satıcı, toplantıdan çıkan sonuçları, teknik analiz çalışmalarını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere ilgili bakanlıklara ve bürokratlara kendisinin teslim edeceğini de sözlerine ekledi.

AKİB Yaş Meyve-Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak da geçen yıl Rusya ile yaşanan Akdeniz sineği sorununun geçici olarak atlatıldığını, her an yeniden üretici ve ihracatçının karşısına çıkabileceğini söyledi.

Türkiye'nin 2 milyon 707 bin 650 tonla dünya genelindeki yaş meyve sebze üretiminde 12. sırada yer aldığını hatırlatan Kavak, ihracatta ise 4. sıranın elde edildiğini vurgulayarak, "Narenciye Türkiye'de birinci sektör, ancak, ihracat ve üretimdeki payın artırılması için kimyasal kalıntılar ve Akdeniz sineği konusunda dikkatli çalışma sergilenmesi gerekiyor. Geçen yıl Akdeniz sineği nedeniyle yaşanan sıkıntı Türkiye'de şok etkisi yarattı. Bunu yeniden yaşamamak için her türlü işbirliğine hazırız" dedi.

Hiltonsa Oteli'ndeki toplantıda, İngiltere'deki InSecta firmasından Len Beans "Steril Böcek Tekniğine Giriş", aynı firmadan Andrew Gardiner "SIT Programı Planlaması", Imperial Collage firmasından Dr. Jon Knight "SIT Kontrol Programlarının Ekonomik Etkisinin İncelenmesi", İsrail'deki Agro Marketin and Consulting firmasından Menachem Davidson "İsrail'de Akdeniz Sineğinin SIT ile Kontrolü", aynı firmadan Dael Levy'nin "Akdeniz Meyve Sineğinin SIT ile Kontrolü - Etkiler ve Rakamlar" konulu sunum yaptı.

Toplantıya, Adana Vali Vekili Mehmet Özdemir, Tarım İl Müdürü Abdullah Keskin ile çok sayıda davetli katıldı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı