İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın: "İhd, Sürecin Nihai Barış ile Sonuçlanması İçin Her Türlü Desteği ve Katkıyı Sunmaya Hazırdır"
Cihan Aydın, Suriye'de Halep'teki saldırılara karşı bölgesel ve küresel güçlere duyarlılık çağrısında bulundu ve evrensel hak olan kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Haber: Gençağa KARAFAZLI
(ANKARA) - İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Suriye'de yaşananlara ilişkin bölgesel ve küresel güçlere çağrıda bulunarak, "Halep'te Şeyh Maksud ve Eşrefiye bölgesine yönelik bu ve benzeri saldırıların tekrarlanmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Aslolan, evrensel bir hak olan Suriye halklarının kendi kaderini tayin hakkına saygı duyulmasıdır" dedi.
İHD Merkez Yönetim Kurulu'nun bu hafta sonu Ankara'da gerçekleştirdiği toplantının ardından İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın açıklama yaptı. Aydın, şunları kaydetti:
"Barış, Türkiye halkları için ertelenemez bir taleptir. Ekim 2024 tarihi, Kürt meselesinde barışçıl çözümün konuşulmaya başlandığı tarihi bir eşiktir. Sürecin başladığı günden bugüne kadar bir dizi önemli gelişmeler yaşanmış; TBMM Başkanı'nın çağrısıyla kurulan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos 2025 tarihinde çalışmalarına başlamıştır. Komisyon, kurulduğu günden bu yana çok sayıda sivil toplum örgütünü, meslek örgütünü, akademisyeni, kanaat önderini ve siyasi aktörü dinlemiştir. Komisyon üyesi üç siyasi parti temsilcisi 24 Kasım 2025 tarihinde İmralı Adası'nda PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmüştür. Akabinde, komisyon üyesi siyasi partiler hazırladıkları raporları komisyona sunmuştur. Komisyonun şu anda nihai raporunu hazırlayıp TBMM'ye sunması beklenmekte olup, bu süreç İHD tarafından da titizlikle takip edilmektedir.
Bu yıl 40. kuruluş yıl dönümünü kutlayacak olan İHD, sürecin nihai barış ile sonuçlanması için her türlü desteği ve katkıyı sunmaya hazırdır. Çatışma çözümü ve geçiş dönemi adaleti konusunda önemli bir birikime sahip olan örgütümüz, bu birikim ve deneyimini sürecin hizmetine sunmaya hazır olduğunu bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak ister. Türkiye'nin Kürt meselesinin çözümünü Suriye'deki gelişmelere endeksleyen ve erteleyen tavrı, çözüme dair iyimser havayı dağıtmakta ve barış sürecini de zehirlemektedir. Her ne kadar kontrol altına alındığı söylense de, çeşitli medya organlarına yansıyan görüntülerden de gözlemlendiği üzere, son birkaç gündür Halep'te Kürtlerin ve diğer grupların yoğunlukla yaşadığı mahallelere yönelik Selefi örgütler koalisyonundan oluşan HTŞ güçlerinin gerçekleştirdiği kuşatma ve saldırı, dünyanın gözü önünde cereyan etmiş olan ve Kürt halkının hafızasında halen canlılığını koruyan Halepçe ve Şengal katliamlarının tekrarlanması riskini ortaya çıkarmaktadır.
Şeyh Maksud ve Eşrefiye için çağrı
Bu tür trajik ve karanlık senaryolara karşı, başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere tüm bölgesel ve uluslararası güçleri duyarlılığa çağırıyoruz. Kürtlerin yüzü, barışa ve kendi kimliğine saygı çerçevesinde ortak yaşama dönüktür. Halep'te yaşanacak muhtemel bir katliamın, birlikte yaşam idealinde geri dönülmez sonuçlara yol açmasından endişe duymaktayız. Bu bağlamda tüm bölgesel ve küresel güçlere çağrıda bulunuyoruz: Halep'te Şeyh Maksud ve Eşrefiye bölgesine yönelik bu ve benzeri saldırıların tekrarlanmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Aslolan, evrensel bir hak olan Suriye halklarının kendi kaderini tayin hakkına saygı duyulmasıdır."









