Eski Yarsav Başkanı Eminağaoğlu:
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ve Eski Yarsav Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, 'Hükümetin Yaptıkları, 12 Eylül İhtilalinden Sonra, Milli Güvenlik Konseyi'nin (mgk) Yaptıklarından Farklı Değil
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ve eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, 'Hükümetin yaptıkları, 12 Eylül ihtilalinden sonra, Milli Güvenlik Konseyi'nin (MGK) yaptıklarından farklı değil. O zamanki 5 generalin ifa ettiği görevler, bugün hükümet tarafından kullanılıyor' dedi.
Eminağaoğlu, Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü beldesinde düzenlenen panelde yaptığı konuşmada, Türkiye'de hukukçuların örgütlenmelerini engelleyen bir yasa bulunmamasına rağmen, hukukçuların yıllarca bir çatı altında toplanamadığını, sonunda kendilerinin YARSAV'ı kurduklarını bildirdi.
Hükümetin 'kendi anayasasını yaptığını' ileri süren Eminağaoğlu, şöyle devam etti:
'Hükümetin Anayasa değişikliği paketinde Anayasa Mahkemesi üyelerinin sayısı 17'ye çıkarılıyor. Tamam, iyi güzel de, bu maddenin devamında, 17 üyenin 11'i hukukçu olmayabilecek. Yani hukukçu olmayan kişiler Anayasa Mahkemesi üyesi olabilecek. Yani hükümet, hukukçu olmayan kendi adamlarını da Anayasa Mahkemesi üyesi olarak atayabilecek. Ayrıca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na, Anadolu'nun herhangi bir yerinde görev yapan hakim ve savcılar da seçilebilecek. İyi güzel de, bu üyeler, yine Adalet Bakanı'nın emri ve soruşturmasında olacaklar. Yani yine kendi adamları gelecek. Kısacası, yargı ve hukuk sistemi, tamamen hükümetin kontrolünde olacak.'
'12 Eylül ihtilalinden sonra, Milli Güvenlik Konseyi'nin (MGK), hükümetin şu anda Anayasa değişikliği adı altında yaptıklarına benzer uygulamalar ortaya koyduğunu' ifade eden Eminağaoğlu, 'MGK üyelerinin aldığı bir karar, eğer 1961 Anayasası'yla çelişiyorsa, alınan karar geçerli oluyordu ve Anayasa'nın ilgili maddesi de alınan karar çerçevesinde değiştirilmiş sayılıyordu. Şimdi de hükümet, kendine göre bir anayasa yapıp, yargıyı mümkün olduğu kadar refüze ederek, ülkeyi yönetmek istiyor' diye konuştu.
Hükümetin ortaya koyduğu Anayasa değişikliğinde, 28 maddenin değiştirildiğini, ancak her defasında altı çizilen 'açılım'la ilgili somut hiçbir şeyin bulunmadığını iddia eden Eminağaoğlu, 'Vatandaş, açılımla kandırılıyor. Mevcut Anayasa değişikliğinin, toplumu ve Türkiye'yi geriye götüreceğini söylediğiniz zaman, olmadık zorluklarla, baskılarla karşılaşıyorsunuz. Aynen ihtilal döneminde Kenan Evren'in söylemlerinin eleştirilmesinin suç olması gibi. İki uygulama arasında ne fark var?' dedi.
Eminağaoğlu, dünyadaki ülkelerde, anayasa mahkemelerinin, 2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulduğunu belirterek, şunları söyledi:
'Eğer Almanya'da ya da İtalya'da anayasa mahkemeleri olsaydı, 2'nci Dünya Savaşı yaşanmazdı. Çünkü anayasa mahkemeleri, hükümetlerin, icra makamında ve yasa çıkarma makamında olanların, çıkardıkları yasaları ve uygulamalarını anayasaya uygunluk yönünden denetler. Anayasa Mahkemesi olmayınca, bu uygunluğu kim denetleyecek? Hitler Almanya'sında ya da Mussolini İtalya'sında birer anayasa mahkemesi olsaydı, bu kadar rahat hareket edemezler ve dünyayı ateşe atamazlardı.
Yargı ve Anayasa Mahkemesi, hükümetin önündeki tek engeldir. Hükümet bu engeli kaldırmak istiyor. Hükümet, kendi anayasasını yapıp, yargının başına da kendi adamlarını geçirip ülkeyi böyle yönetmek istiyor. Böyle bir uygulama, dünyanın hiçbir ülkesinde yok.'
Eminağaoğlu'nun konuşmasından sonra, 'Alevilik ve Bugünkü Siyasi Gelişmeler Işığında Alevilerin Durumu' konulu konuşma yapan Pir Sultan Abdal Vakfı Genel Başkanı ve 2 Temmuz Sivas Olayları Vakfı Genel Başkanı Murtaza Demir ise, 'ilköğretim okullarında zorunlu din dersi ile, alevi çocuklara zorla Sünni dini öğretildiğini, bazı okullarda 'uygulamalı ders' adı altında sıraların üzerinde çocuklara namaz kıldırıldığını' ifade ederek, 'Çocuklarımız zorla asimile ediliyor. Bizi asimile edeceksiniz de ne olacak. Alevilik yaşatılsın ki, Atatürk devrimleri ve ilkeleri de yaşatılsın' dedi.
(ZB-VED-KAK) - KAYSERİ









