Boncuklarla Dile Gelen Arzuhal

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"Kaçan kızın eteği" gibi isimler verilen ve Türk kadınının hayatında önemli bir yere sahip olan boncuk oyaları, günümüzde masa örtüsünden fotoğraf çerçevesine kadar birçok alanda kullanılıyor.

Şükran Yücel - "Elti çatlatan", "Motor izi",

"Kaçan kızın eteği" gibi isimler verilen ve Türk kadınının hayatında önemli bir yere sahip olan boncuk oyaları, günümüzde masa örtüsünden fotoğraf çerçevesine kadar birçok alanda kullanılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatçısı Sevgi Şenol AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1981 yılında Türkçe öğretmeni olarak Konya'nın Güneysınır ilçesine atandığını, bu belde de boncuk oyaları konusunda çok zengin örneklerle karşılaştığını ve buradaki kadınların eski modelleri yapmadıklarını fark edince, boncuk oyalarını derlemeye karar verdiğini söyledi.

Şenol, yazma kenarlarına işlenen boncuk oyalarının, Türk kültürünün önemli bir parçası olduğunu, bu nedenle bir çok yöreden örnekler topladığını, yörelere göre farklılıklar gösterdiğini ifade ederek, "Örneğin Artvin yöresinde daha sade oyalar vardır. Ancak, batı bölgelerine geldikçe yörüklerin olduğu özellikle Balıkesir ve köylerinde ağır pullu, parlak, daha zengin oyaların yapıldığını gördüm. Çünkü boncuk oyası Anadolu kadının sadece yazmasının kenarındaki bir süslenme aracı değil, hem takısı, hem el sanatı, hem de ziynet eşyası yani aslında her şeyi boncuk oyasında. Çünkü görünen o" dedi.

Kayıt altına aldığı oyaları dosyalarla belgelediğini, 1997 yılında ilk kitabını çıkardığını anlatan Şenol, şöyle konuştu:

"Balıkesir yöresi boncuk oyaları konusunda bir hazine durumundaydı. Bunları toparlayarak 'Balıkesir Oyaları' adı altında kitaplaştırdım. Bu konuda toplam üç kitap yazdım. 'Geçmişten Günümüze Boncuk Oyaları' adlı üçüncü kitabımda da özellikle boncuk oyalarını nerelerde kullanabileceği konusunu ele aldım. Boncuk oyaları günümüzde duvar süsü, takı, pano, balık oyaları akvaryumda, ay yıldız oyadan kolyeler, rozetler, masa ve sehpa örtülerinde kullanabiliriz. Benim şu ana kadar yazma kenarı olarak topladığım yaklaşık 300 model bulunuyor. "

-DUYGULARIN ANLATILDIĞI İSİMLENDİRMELER-

Özellikle yörüklerin çok farklı ve değişik oyalar kullandığını vurgulayan Şenol, örneğin arpa sapının bereket sembolü olarak oyalarda kullanıldığını anlatan Sevgi Şenol, "Boncuk oyaları sadece Anadolu kadınının el sanatının estetik güzelliğinin bir ürünü değil, aynı zamanda kültürümüzün de gelecek kuşaklara aktarılmasında birer belge niteliği taşıyor" dedi.

Şenol, baharat olarak kullanılan karanfilin, hoş kokusu nedeniyle gelinlerin çeyizlerinde yer aldığını, akşamdan ıslatılan karanfilin daha sonra iğnelerle boncuklara eklenerek oyasının yapıldığını söyledi.

Anadolu kadının inanç özelliklerinin ve yaşam biçiminin de oyalarda görülebildiğine dikkati çeken Şenol, şu bilgileri verdi:

"Çitlembik ağacının nazara iyi geldiğine inanılır. Bu inançtan yola çıkarak ağaç parçalarını Anadolu kadını oyalarında kullanmıştır. Bunu ilk gördüğümde çok şaşırmıştım. Toplumsal ilişkileri de oyalarda görebiliriz. 'Kaçan Kızın Eteği' o yörede kaçarak evlenen kızları anlatıyor, 'Motor İzi' traktörün yolda bıraktığı izden esinlenerek yapılmış, 'Elti Çatlatan' oyası işlenmesi çok zor olduğu için bu oyayı işleyen kadının, eltisi tarafından başarısının kıskanılabileceğini anlatıyor. Günümüzde yapılmayan çok eski örneklerden biri de 'dürme' yani karton oyadır. Karton üzerine iplik sarılarak yapılan bu oya, artık unutulmaya yüz tutmuştur.

Anadolu kadını günümüzde de yazma kullanımından hala vazgeçmemiştir. Eskiden hep beyaz tülbentlere yapılırken boncuk oyaları, son zamanlarda bu renkli yazmalara da yapılmaya başlanmıştır. Kadınların oyalı yazmaları şehirlerde günümüzde aksesuar olarak kullanmasını, en azından bu geleneğin kaybolmaması açısından mutlulukla karşılıyorum. Fularlarda, takılarda, elbiselerde, panolarda, masa örtülerinde, fotoğraf çerçevesinde, çeşitli süs eşyalarında ve aklınıza gelebilecek bir çok eşyada boncuk oyalarının kullanımı mümkün. Böylece gelecek nesillere de aktarılabilir. "

Bugüne kadar yaptığı oyaların yer aldığı 13 sergi açtığını, 2003 yılında Japonya'daki Türk Yılı dolayısıyla Dışişleri Bakanlığı'nın katkılarıyla Türk Oyaları ve Yazmaları Sergisine de katıldığını dile getiren Şenol, 16 Mayıs Pazartesi günü Kültür ve Turizm Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Genel Müdürlüğü'nün desteğiyle Milli Kütüphane sergi salonunda yeni bir sergi açacağını bildirdi.

- ANKARA

Kaynak: AA