Dr. Zuhal Sönmezer Yazıları

Dr. Zuhal Sönmezer

Tıklayın, Ürün sizsiniz!

22.06.2026 08:37
Haber Detay Image

Ekranı her kaydırdığımızda, her "kabul et" butonuna bastığımızda dijital dünyanın sunduğu konforu tükettiğimizi sanıyoruz. Oysa arka planda işleyen devasa çarklar bize başka bir gerçeği fısıldıyor. Ve anlıyoruz ki; biz tüketici değil, sistemin bizzat kendisiyiz.

Teknoloji dünyasının hızla evrilmesiyle birlikte, modern insanın dijital ekosistemdeki rolü devasa bir tartışma konusuna dönüşeli epey oldu. Akıllı telefonlarımızdan sosyal medya platformlarına kadar her gün etkileşimde olduğumuz bu devasa ağın, ısrarla şu soruyu akıllara getirdiğine bir kez daha dikkat çekmek gerekiyor:

Biz gerçekten bu sistemin nimetlerinden faydalanan birer tüketici miyiz, yoksa sistemin beslendiği birer araç mı?

İnternet ilk yaygınlaştığında vaat basitti. Bilgiye özgürce ulaşan, tüketen ve hayatını kolaylaştıran "özgür kullanıcı" öngörülüyordu. Ancak veri madenciliği ve yapay zekanın zirve yaptığı günümüzde, bu tanım ciddi şekilde sarsılıyor.

"Bedava" hizmetlerin perde arkası

Bugün dünyanın en değerli şirketleri, kullanıcılarına çoğunlukla "ücretsiz" hizmet sunan teknoloji devleri. Arama motorları, sosyal ağlar, harita uygulamaları... Cebimizden beş kuruş çıkmadan dünyayı avucumuzun içine alabiliyoruz. Ancak ekonomi dünyasının eski ama altın bir kuralı tam da bu noktada devreye giriyor:

"Eğer bir ürüne para ödemiyorsanız, ürün sizsinizdir."

Kullanıcıların her tıklaması, beğenisi, izleme süresi ve hatta ekranı kaydırma hızı bile devasa sunucularda işleniyor. Tükettiğimizi sandığımız dijital içerikler, aslında bizi reklam verenler için "hedeflenebilir birer veri paketine" dönüştürüyor. Bu durum, bireyin tüketici olmaktan çıkıp, sistemin sürekliliğini sağlayan bir araç haline geldiğinin en somut kanıtı.

Tüketici ve araç arasındaki ince çizgi

Peki, bu denklemde hiç mi kontrolümüz yok? Durumu daha net görebilmek için iki kavramı teraziye koyalım:

Rolümüz

Ne Yapıyoruz?

Sisteme Ne Sağlıyoruz?

Tüketici Olarak

Bilgiye ulaşıyor, eğleniyor, alışveriş yapıyor ve hayatımızı dijitalleştiriyoruz.

Finansal kaynak ve pazar payı.

Araç Olarak

İlgi ve zamanımızı platformlara hapsediyor, her adımda veri üretiyoruz.

Yapay zekayı eğitecek veri ve reklam gelirleri.

Görüldüğü üzere, sistem bize tüketici rolünde konfor sağlarken, karşılığında araç rolü ile hayatımızın en değerli nakiti olan zamanı ve mahremiyeti talep ediyor.

Algoritmaların tahakkümünde özgür irade

Modern dünyada bir tüketici gibi davranıp "Kendi isteğimle bu ayakkabıyı aldım" ya da "Bu videoyu tamamen kendi irademle izledim" demek giderek zorlaşıyor. Algoritmalar, bir sonraki adımda neyi tüketeceğimizi bizden önce tahmin edebilecek kadar bizi tanıyor. Biz içerikleri tüketirken, arka planda çalışan yapay zeka modelleri de bizim davranışlarımızla kendini eğitiyor ve kusursuzlaştırıyor. Yani dijital dünyanın hem müşterisi hem de hammaddesiyiz.

Sözün özü… Farkındalık şart!

Günün sonunda teknolojiyi tamamen reddetmek ya da dijital dünyadan kaçmak gerçekçi bir çözüm değil. Ancak bu ekosistem içinde körü körüne bir "tüketici" olduğumuzu sanmak da büyük bir yanılgı.

Akıllı cihazların sunduğu konforu yaşarken, ekran başında geçirdiğimiz her dakikanın, verdiğimiz her onayın bizi bir "araç" haline getirdiğinin farkında olmak zorundayız.

Ve...Dijital dünyada özne olarak kalabilmenin tek yolu, tüketim çılgınlığı içinde neyi, ne karşılığında feda ettiğimizi sorgulamaktan geçiyor.

Yazarın Tüm Yazıları