Serpin Alparslan Yazıları

Serpin Alparslan
Serpin Alparslan
Yazarın Profili
18.10.2026 22:16

FİLYOS'TA TARİHİ BİR GÜN: OSMAN GAZİ MAVİ VATAN'A UĞURLANDI.

Haber Detay Image

Enerjide bağımsızlık yolunda atılan her adım, Türkiye'nin geleceğine yapılan bir yatırımdır.

17 Ekim'de Zonguldak Filyos'ta, Türkiye'nin enerji tarihinde önemli bir dönüm noktasına tanıklık ettim. Türkiye'nin ilk yüzer doğal gaz üretim platformu Osman Gazi'nin Karadeniz'deki görev yerine uğurlanış törenine katılmak, benim için hem bir gazeteci olarak heyecan verici hem de bir Türk vatandaşı olarak gurur vericiydi.

Filyos Limanı'ndan siren sesleri eşliğinde ayrılan Osman Gazi'yi izlerken, bu dev yatırımın ardındaki mühendislik gücünü, binlerce çalışanın emeğini ve Türkiye'nin kendi enerji kaynaklarını değerlendirme kararlılığını düşündüm.

298,5 metre uzunluğunda, 56 metre genişliğinde, 140 personel kapasiteli Osman Gazi, Karadeniz'de kıyıdan yaklaşık 170 kilometre açıkta, 20 yıl boyunca görev yapacak. Platformun hazırlık çalışmalarında yaklaşık 7 bin kişi emek verdi.

Peki Osman Gazi, Türkiye ekonomisi için ne ifade ediyor?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar'ın açıkladığı rakamlar, yatırımın büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Bugün Sakarya Gaz Sahası'nda günlük 9,5 milyon metreküp olan doğal gaz üretiminin, Osman Gazi'nin devreye girmesiyle 2027 yılında 20 milyon metreküpe yükselmesi hedefleniyor.

Böylece bugün yaklaşık 4 milyon haneye ulaşan yerli doğal gazın 8 milyon haneye ulaştırılması planlanıyor.

Hedef bununla da sınırlı değil. İkinci yüzer üretim platformunun devreye alınmasıyla 2028 yılında günlük üretimin 45 milyon metreküpe, yerli gazdan yararlanan hane sayısının ise 17 milyona çıkarılması amaçlanıyor.

Bu, doğal gaz kullanan her dört haneden üçünün yerli kaynaklardan yararlanabilmesi anlamına geliyor.

Üstelik Osman Gazi'nin sağlayacağı ilave üretimin Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 3,5 milyar dolarlık katkı oluşturacağı hesaplanıyor.

Törende Bakan Bayraktar, aralık ayında Osman Gazi'nin alev kulesinde ilk ateşin yakılmasını, 2027 başında ise yeni üretim aşamasının devreye girmesini hedeflediklerini açıkladı.

Ancak benim için günün bir diğer önemli bölümü, törenin ardından Sayın Bakan ile gazetecilerin katıldığı yuvarlak masa toplantısıydı.

Bu toplantıda Türkiye'nin enerji geleceğini, yatırımlarını ve uluslararası enerji politikalarını konuşma fırsatı bulduk.

Ben özellikle iki konunun altını çizdim: Ekolojik güvenlik ve Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma potansiyeli.

Sayın Bakan'a ilk sorumda, Karadeniz'deki doğal gaz üretiminin deniz tabanındaki canlı yaşamına etkilerini, hava kirliliği riskini ve metan gazı sızıntılarına karşı alınan önlemleri gündeme getirdim.

Çünkü benim için milli enerji politikası yalnızca daha fazla üretim anlamına gelmiyor. Denizlerimizi, doğamızı ve gelecek nesillerin yaşam alanlarını koruyarak üretmek de aynı derecede önemli.

Bakan Bayraktar, uluslararası çevre ve iş güvenliği standartlarının uygulandığını, Türkiye'nin iklim hedefleri doğrultusunda enerji sistemini dönüştürmeyi planladığını anlattı.

İkinci sorumda ise Karadeniz gazı, LNG yatırımları ve uluslararası boru hatlarının Türkiye'yi nasıl bir konuma taşıyabileceğini sordum.

Türkiye, kendi enerji ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek Avrupa ile Orta Doğu arasında doğal gaz ticaretinin merkezlerinden biri haline gelebilir mi? Bu hedefe ne kadar yakınız?

Çünkü bugün enerji koridorları yalnızca ekonomik ilişkileri değil, ülkelerin diplomatik gücünü, güvenlik politikalarını ve uluslararası dengeleri de şekillendiriyor.

Bakan Bayraktar'ın toplantıda paylaştığı bir başka önemli hedef de Türkiye Petrolleri'nin günlük petrol ve doğal gaz eşdeğeri üretimini yaklaşık 300 bin varilden 2028'de 550 bin varile, daha uzun vadede ise 1 milyon varile çıkarmak.

Türkiye'nin günlük yaklaşık 2 milyon varil petrol ve doğal gaz eşdeğeri enerji ihtiyacı olduğu düşünüldüğünde, önümüzde halâ uzun bir yol var.

Bakan, 5 Kasım'da açıklamayı planladıkları Milli Enerji 2040 vizyonuyla dışa bağımlılığın azaltılması, enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji ve çevresel dönüşüm konusunda yeni hedefleri kamuoyuyla paylaşacaklarını belirtti.

Toplantıda dikkatimi çeken bir başka önemli rakam ise enerji destekleriydi. Bayraktar, 2023–2026 döneminde doğal gaz ve elektrik başta olmak üzere enerji desteklerine yaklaşık 55–60 milyar dolar kaynak ayrıldığını ifade etti.

Bu noktada benim için asıl ekonomik soru şu:

Yerli kaynaklardan sağlanan milyarlarca dolarlık ekonomik değer, vatandaşın enerji faturasına, sanayicinin üretim maliyetlerine ve Türkiye'nin cari açığına ne ölçüde yansıyacak?

Çünkü enerji bağımsızlığının gerçek karşılığı, yalnızca üretim rakamlarında değil, ülkenin ekonomik dayanıklılığında ve vatandaşın refahında görülmeli.

Filyos'tan ayrılırken aklımda hem o görkemli uğurlama töreni hem de konuştuğumuz büyük hedefler vardı.

Bir ülkenin kendi denizlerinde enerji araması, üretmesi, teknolojisini geliştirmesi ve geleceğini planlaması kuşkusuz gurur verici.

Ancak bu gururun kalıcı bir başarıya dönüşmesi için üretimin artması kadar ekonomik faydanın adil paylaşılması, çevrenin korunması ve yatırımların sürdürülebilir olması da gerekiyor.

Osman Gazi'nin Karadeniz'e açılan yolculuğunun, Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltan, ekonomisine güç katan ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakan bir dönemin önemli adımlarından biri olmasını diliyorum.

Bu toprakların emeğine, mühendislerinin bilgisine ve milletimizin üretme gücüne inanıyorum.

Yolun açık olsun Osman Gazi. Mavi Vatan'daki görevin ülkemize, milletimize hayırlı olsun.

Yazarın Yazıları