Esnafın yüzünü az da olsa güldürecek bir haber var. Vergi veya SGK borcu nedeniyle kredi kapısından geri dönen esnafa yeni bir yol açıldı.
Çünkü yüksek enflasyon en çok küçük esnafın sermayesini kemirdi. Esnaf malını sattı, parasını kasaya koydu ama ertesi gün aynı malı aynı parayla yerine koyamadı. Ciro arttı gibi göründü, kasa doldu sanıldı; bir baktı ki rafı doldurmaya para yetmiyor.
Şimdi yapılan düzenlemeyle vergi veya SGK borcu bulunan esnaf, Hazine faiz destekli krediye başvurabilecek. Borcunun bir bölümü kullanılan krediden doğrudan ödenecek, kalan para da işletmesi için kullanılabilecek.
Ama baştan söyleyelim: Kimse esnafın eline ayrıca 300 bin lira saymayacak.
PEKİ, 300 BİN LİRA MESELESİ NEDİR?
Diyelim ki mahallemizde bir bakkalımız var. Rafları boşalmış, dolabını yenilemesi gerekiyor, toptancı da artık “Deftere yazalım, sonra ödersin” demiyor. Üstelik bakkalın 200 bin lira vergi ve SGK borcu bulunuyor.
Bakkalımız 1 milyon liralık kredi kullanırsa kredinin en fazla yüzde 25’i, yani 250 bin liraya kadar olan bölümü vergi veya SGK borcunun ödenmesinde kullanılabilecek. Bakkalın borcu 200 bin liraysa banka bu parayı onun eline vermeyecek; doğrudan vergi dairesine veya SGK’ye yatıracak. Kredinin kalan kısmı ise işletmenin ihtiyaçları için kullanılabilecek.
Kredi tutarı ne kadar yüksek olursa olsun, vergi ve SGK borçları için bir yıl içinde ödenebilecek toplam para 300 bin lirayı geçemeyecek.
Yani “Esnafa 300 bin lira veriliyor” demek doğru değil. Doğrusu şu: Esnafın vergi veya SGK borcunun 300 bin liraya kadar olan bölümü, belirlenen sınırlar içinde kullandığı krediden doğrudan kapatılabilecek.
ESNAF BU PARAYLA NE YAPABİLECEK?
Esnaf, işletme kredisiyle ham madde ve mal alabilecek, ekipmanını yenileyebilecek ve dükkanının günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek.
Yatırım kredisiyle de şartları uygunsa iş yeri veya ticari taşıt alabilecek. İşletme sermayesi kredilerinde üst limit 1 milyon 500 bin lira; iş yeri ve taşıt alımına yönelik yatırım kredilerinde ise 3 milyon 500 bin lira.
Fakat burada “Limit 3,5 milyon liraysa gider alırım” diye düşünmeyin. Banka yine esnafın ödeme gücüne, kredi geçmişine, teminatına ve kefalet durumuna bakacak. Yani kapı açıldı ama içeri giren herkese çuval dolusu para dağıtılmıyor.
Borcu yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olan ve ödemelerini aksatmayan esnaf da başvurabilecek. Başvuru sırasında vergi ve SGK borç durumunu gösteren, en fazla 15 gün önce alınmış belgeler istenecek.
MÜJDE Mİ, YENİ BİR BORÇ MU?
Bu düzenleme önemli; çünkü vergi veya SGK borcu bulunan esnafın krediyle arasına örülen duvarı bir miktar kaldırıyor. Borcun bir bölümü kapanırken esnaf da rafını doldurmak, ham maddesini almak ve çarkını çevirmek için finansmana ulaşabiliyor.
Ancak madalyonun öteki yüzünü de bakacak olursak;
Kredi, esnafın borcunu sihirli bir değnekle yok etmiyor. Vergi veya SGK borcunun bir bölümünü kapatıyor ama bu kez bankaya ödenecek yeni bir borç doğuyor. Bir bakıma borç ortadan kalkmıyor, sadece adres değiştiriyor.
Esnaf bu krediyi işini büyütmek, üretimini artırmak ve gelir elde etmek için kullanırsa gerçekten nefes alabilir. Fakat yalnızca eski borcu kapatıp günü kurtarmak için kullanırsa birkaç ay sonra kendisini yeniden aynı yerde bulabilir.
Kısacası kredi kapısı açıldı ama bu kapının ardında bedava para yok. Doğru kullanan esnaf için can suyu olabilir; yanlış kullanan için ise eski borcun üstüne giydirilmiş yeni bir ceket olur.






