Her biri henüz 8 yaşında iki çocuk, yolda yürürken şakalaşıp duruyorlar. Yanlarından geçen her arabaya doğru yüksek sesle:
“Araban çok güzelmiş ne iş yapıyorsun?” diye sesleniyorlar.
Her sorunun ardından gülüşüp duruyorlar.
Yukarıda çocukların sorduğu soruyu internette bir aratın
bakalım. Onlarca belki yüzlerce benzer video çıkacak karşınıza.
Çocukların, ergenlerin, gençlerin ve artık yetişkinlerin de
bakış açısı bu dersem çok mu ileri giderim. Ama bunu duyuyor, bunu izliyor bunu
yaşıyoruz. Her yerde her zaman hepimizin gördüğü ama görmezden geldiği
çürümüşlüğün en basit ifadesi bu:
“Araban çok güzelmiş ne iş yapıyorsun?”
Ne hikmetse bu sorunun muhattabı, hep de lüks sınıfında, bir
çoğumuzun ulaşamayacağı ölçekte arabalar oluyor. Yani kimse kıvırmasın diye
diyorum, bunu bir sosyal araştırma kılıfına sığdırmaya çalışmasın kimse.
Bu daha çok insanların imrendiği demeyeceğim kıskandığı,
yerinde olmak istedikleri insanların, yaşamak istedikleri hayatın, ulaşmak
istedikleri zenginliğin hevesiyle kurdukları hayallerin ifadesi.
O zenginliğe nasıl ulaştıkları hiç önemli değil, o şatafata
ulaşmak için her yolu mübah ve meşru gören bir topluma dönüşüyoruz ki 8
yaşındaki çocuklar bunları izleyerek büyüyor.
Çocuklarınızın kullandığı telefon tablet ve televizyonlarda,
internetin tarama verilerine göz atın bakalım, izledikleri videoların geçmişini
tarayın ve karşılaşacaklarınıza hazırlıklı olun.
Beş on yıl sonra ortaya abuk subuk sonuçlar çıktığında,
karşınızda etik kaygılar taşımadan zengin olmanın yollarını arayan, sizi
yoksulluğunuzla yargılayıp ayıplanan çocuklarınızdan kaçacak delik
arayacaksınız.
O gün geldiğinde artık onları koruyamayıp kurtaramayacağınızı
anlayıp vazgeçecek, kendinizi onlardan korumaya çalışacaksınız.
Devir değişti yine değişecek, geçmişi özlemle anıp, biz
böylemiydik demekten fazlasını yapmak zorundasınız.
Değişimi durdurmak mümkün olmasa da yönünü belirlemek
elinizde. O gün geldiğinde, doğru bildiğiniz ki hala bir doğrunuz var ise, yoldan
sapmış bir değişimin öğüttükleri olmaktan kaçamazsınız.
Durun ve düşünün kendiniz ve çocuklarınız için.









