Bayramlar bir zamanlar sadece bir tatil değil, toplumun kalbinin attığı günlerdi. Günler öncesinden başlayan hazırlıklar, bayramlık kıyafetlerin heyecanı, kapı kapı yapılan ziyaretler ve çocukların topladığı bayram şekerleri… Türk bayram kültürü, mutfağın etrafında kurulan güçlü bir toplumsal dayanışma geleneğiydi.
Bayramın Mutfağa Yansıyan Ritüelleri
Bir toplumun kültürü, en çok mutfağında saklıdır.
Türk toplumunda bayramlar yalnızca dini bir gün değil, aynı zamanda sosyal bağların güçlendiği büyük bir kültür ritüelidir.
Bayramdan günler önce başlayan ev temizliği, mahallelerde hissedilen hareketlilik ve mutfaklarda kaynayan şerbetler bayramın yaklaştığını haber verirdi.
Anneler ve büyükanneler mutfakta tatlı hazırlıklarına başlar, baklava hamurları yoğrulur, şerbetler kaynatılırdı.
Çocuklar ise bambaşka bir heyecan içindeydi.
Yeni alınan bayramlık kıyafetler, sabah erkenden giyilecek ayakkabılar ve bayram sabahı camiye gidilecek olmanın heyecanı…
Bayram sabahı erkenden kalkılır, ailece bayram namazına gidilir ve cami çıkışında mahalledeki büyüklerin elleri öpülürdü.
Ardından ev ziyaretleri başlardı.
Kapılar çoğu zaman haber verilmeden çalınırdı.
Çünkü bayramın ruhu spontane ziyaretti.
Küslerin barıştığı, komşuların aynı sofrada buluştuğu ve mahalle kültürünün yeniden canlandığı günlerdi.
Çocukluğumuzun Bayram Şekerleri
Bayramların çocuklar için en unutulmaz tarafı hiç kuşkusuz şeker toplama geleneğiydi.
Her kapıdan çıkan küçük bir şeker aslında büyük bir kültürün simgesiydi.
Eskiden bayramlarda en çok dağıtılan tatlılar şunlardı:
• Akide şekeri
• Lokum
• Çikolata
• Cevizli sucuk
• Ev yapımı baklava
• Zerde ve şerbetler
Çocuklar mahallede kapı kapı dolaşır, cepleri şekerle dolardı.
Bu gelenek yalnızca çocukların mutluluğu değil, aynı zamanda toplumun paylaşma kültürünün bir yansımasıydı.
Bayram Sofralarının Sultanı: Baklava
Türk mutfağında bayramın en güçlü sembolü hiç kuşkusuz baklavadır.
Osmanlı saray mutfağında da özel günlerin tatlısı olarak bilinen baklava, özellikle bayramlarda büyük tepsiler halinde hazırlanırdı.
Bugün Anadolu mutfağının kadim ürünlerinden biri olan bal kabağı ile hazırlanan cevizli baklava tarifini paylaşmak istiyorum.
Bu tarif, hem geleneksel baklava tekniğini hem de Anadolu'nun mevsimsel ürünlerini bir araya getiren özgün bir yorumdur.
Bal Kabaklı Cevizli Baklava Tarifi
Hamuru
Malzemeler
1 kg yüksek glutenli baklavalık un
3 adet yumurta
550 ml su
1 yemek kaşığı yoğurt
1 kahve fincanı eritilmiş tereyağı
1/3 çay kaşığı tuz
1 çimdik limon tuzu
Açmak için
200 gr buğday nişastası
Hamurun Hazırlanışı
Unu tezgâhta havuz şeklinde açın.
Yumurta, su, yoğurt, eritilmiş tereyağı, tuz ve limon tuzunu ortasına ekleyerek güçlü bir hamur yoğurun.
Hamuru yaklaşık 1 saat dinlendirin.
Dinlenen hamuru 12 eşit bezeye ayırın.
Bezeleri yeniden 30 dakika dinlendirin.
Her bezeyi nişasta yardımıyla merdane ile açın ve üst üste koyarak genişletin.
Ardından oklava ile tek tek ince yufkalar halinde açın.
İç Harcı
400 gr bal kabağı
200 gr şeker
300 gr ceviz içi
1 çay kaşığı tarçın
2 adet karanfil
Hazırlanışı
Bal kabağını küpler halinde doğrayın.
Şeker, tarçın ve karanfil ile karıştırın.
Önce yağlı kâğıda, ardından folyoya sararak 250 derece fırında 20 dakika pişirin.
Soğuduktan sonra ezerek ceviz ile karıştırın.
Baklavanın Dizilmesi
Tepsinin altına iki kat yufka yerleştirin.
Her kat arasına fırça ile sade yağ serpiştirin.
Yufkaların yarısı yerleştirildikten sonra iç harcı eşit şekilde yayın.
Kalan yufkaları aynı şekilde dizin.
İstediğiniz baklava formunda kesin.
Üzerine 500 gr eritilmiş sade yağ dökün.
Pişirme
220 derece fırında yaklaşık 20 dakika pişirin.
Şerbet
1 kg şeker
800 gr su
½ çay kaşığı limon tuzu
Hepsi birlikte 2 dakika kaynatılır.
Fırından çıkan baklavaya sıcak şerbet verilir.
Ardından tekrar 1 dakika fırına verilerek şerbetin çekmesi sağlanır.
Osmanlı Usulü Gül Şerbeti Tarifi
Malzemeler
1 su bardağı kurutulmuş gül goncası
2 adet çubuk tarçın
6 adet karanfil
4 litre içme suyu
200 gr şeker
200 gr bal
1 çay kaşığı safran (isteğe bağlı)
1 adet taze defne yaprağı
1 kahve fincanı gül suyu
?
Yapılışı
Suyu geniş bir tencereye koyarak kaynatın.
Kaynamaya başlayan suya kurutulmuş gül goncalarını, çubuk tarçını, karanfilleri, balı, defne yaprağını ve safranı ekleyin.
Karışımı bir taşım kaynatın.
Ardından şekeri ilave ederek karıştırın.
Ocaktan aldıktan sonra şerbeti demlenmeye bırakın.
Soğuyan şerbeti süzerek içerisine gül suyunu ekleyin.
Ardından buzdolabında en az 2 saat dinlendirin.
Soğuk olarak servis edilir.
Son Söz
Bayramlar zamanla değişebilir.
Ama bir baklava tepsisi, bir avuç bayram şekeri ve büyüklerin öpülen elleri varsa…
O bayram hâlâ yaşamaya devam ediyor demektir.
Çünkü bazı tatlar yalnızca damakta değil, toplumsal hafızada yaşar.









