Prostat bezi, erkeklerde idrar yollarının başlangıcında yer alan ve yaşla birlikte büyüme eğilimi gösteren bir organdır. Özellikle 50 yaş sonrasında birçok erkekte prostat hacminde artış görülür. Ancak her büyüme mutlaka tedavi gerektiren bir durum anlamına gelmez. Burada önemli olan, büyümenin yol açtığı yakınmalar ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisidir.
Prostat büyümesine bağlı sorunlar çoğu zaman yavaş ve sessiz ilerler. İdrara başlamakta zorlanma, idrar akımında zayıflama, gece sık tuvalete kalkma, idrarı tam boşaltamama hissi en sık karşılaşılan belirtilerdir. Bu yakınmalar başlangıçta hafif olduğu için pek çok erkek tarafından yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilir ve doktora başvuru gecikir.
Oysa tedavi gereksinimini belirleyen temel unsur, şikâyetlerin günlük yaşamı ne kadar etkilediğidir. Gece uykusunun bölünmesi, uzun yolculuklarda sürekli tuvalet arama ihtiyacı ya da idrar yaparken zorlanma, zamanla hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğa yol açabilir. Bazı hastalarda ise idrar torbası tam boşalamadığı için tekrarlayan enfeksiyonlar veya ani idrar yapamama tabloları ortaya çıkabilir.
Prostat büyümesinde tedavi seçenekleri oldukça çeşitlidir. Hafif yakınmaları olan hastalarda düzenli takip ve yaşam tarzı düzenlemeleri yeterli olabilir. Daha belirgin şikâyetlerde ilaç tedavileriyle rahatlama sağlanabilir. İleri durumlarda ise güncel tıbbi ve cerrahi yöntemlerle etkili sonuçlar elde etmek mümkündür. Burada önemli olan, tedavinin kişiye özel planlanmasıdır.
Altını çizmek gereken bir diğer nokta da şudur: Prostat büyümesi ile prostat kanseri aynı şey değildir. Ancak benzer yaş grubunda görüldükleri için düzenli hekim kontrolü büyük önem taşır. Erken değerlendirme sayesinde hem gereksiz kaygıların önüne geçilir hem de olası riskler zamanında saptanır.
İdrarla ilgili yakınmalar yaşam kalitenizi etkilemeye başladıysa, bunu ertelemek yerine bir doktora danışmak en doğru adımdır. Unutulmamalıdır ki prostat büyümesi, doğru zamanda ele alındığında kontrol altına alınabilen bir sağlık sorunudur.









