Dünyada iletişim ve ulaşım kanallarının gelişmesiyle birlikte, yeni bir bilgi çok kısa sürede güncelliğini yitirmektedir. Hatta bazı bilgiler tamamen değişebilmektedir.
Günümüzde bilginin artış hızı, geçmişe kıyasla belirgin şekilde yükselmiş, gün geçtikçe de hızını artırarak devam etmektedir. Dolayısıyla değişimi takip etmeyen kişi ve organizasyonlar, kısa süre içerisinde çağın gerisinde kalma riskiyle karşı karşıyadır.
Geçmişte sizi başarıya götüren bilgi ve beceriler ile bugün aynı sonucu alamayabiliyorsunuz veya bu bilgi gelecekte aynı sonucu vermeyebilir. Bu durumun sadece; savunma sanayi, sağlık sektörü, otomotiv, teknoloji sektörleri için gerekli olduğunu da düşünmemek gerekir. İnşaat, tarım, hayvancılık, ticaret, üretim, finans, turizm vb. tüm sektörlerde durum farklı değildir.
Gerekli Mi?
Değişim; sektördeki gelişmeleri yakalamak, çevreye uyum sağlamak, verimliliği artırmak ve sürdürülebilirliği güvence altına almak isteyen organizasyonlar için vazgeçilmez bir gerekliliktir. Ancak her değişim doğru değildir; zamanlaması, altyapısı ve amacı doğru kurgulanmayan değişimler, fayda yerine zarar da getirebilir.
Bu konuda aklıma, 2000'li yıllarda hayvancılığa yönelen ve geleneksel yetiştiricilik anlayışının dışına çıkarak sektöre büyük yatırımlarla giren sermaye sahipleri geliyor. Ancak bu girişimlerin önemli bir kısmı, yeterli altyapı ve doğru zamanlama sağlanamadığı için ciddi zararlarla sonuçlandı ve yapılan yatırımlar büyük ölçüde heba oldu. Bu örnek bize gösteriyor ki; her değişim doğru değildir, zamanından önce yapılan değişimler işletmelere fayda yerine zarar getirebilir.
İmalat sanayinde, atölye aşamasından çok hızlı büyüyen bir işletmeyi hatırlıyorum. Kısa sürede elde ettiği finansal büyümenin etkisiyle 'oldum' yanılgısına kapılarak, başta insan kaynağı olmak üzere birçok alanda kontrolsüz yatırımlara yöneldi. Ancak bu hızlı ve plansız büyüme, aynı hızla çöküşü de beraberinde getirdi ve işletme kısa süre içinde faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldı.
Değişimi Yakalamak İçin Yapılması Gerekenler
Değişimi yakalayabilmek için işletme sahipleri, yöneticiler ve çalışanlar; değişime inanmalı, istekli olmalı ve bu sürece aktif olarak destek vermelidir. Yönetimler, organizasyonlarını değişime hazır hale getirecek sistemler kurmalıdır.
Üst yönetimin değişim sürecindeki tutum ve davranışları son derece kritiktir. Ekiplerin moral ve motivasyonu yüksek tutulmalı, çalışanlara gerekli destek sağlanmalıdır.
Farkında Olmak
Değişimi yakalayabilmek için, bireysel ve kurumsal düzeyde memnun olunmayan ve geliştirilmesi gereken alanlar doğru şekilde tespit edilmelidir. İşletmede verimsiz olan, hedeflere ulaşmayı engelleyen veya geciktiren süreçler belirlenmeli ve üzerine kararlılıkla gidilmelidir.
Özetle; mevcut durum doğru analiz edilmeli, değişim gerektiren alanlar net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Bu alanların farkında olunmadığı sürece değişim de mümkün olmayacaktır.
Örneğin; üretim yapan bir işletmenin ürün maliyetlerini doğru hesaplayamadığını ve kârlılığını net olarak analiz edemediğini düşünün. Bu durum fark edilene kadar işletme ya zarar edecek ya da potansiyel kârından feragat edecektir.
İstekli Olmak
Değişimin hızını yakalayabilmek için farkındalık tek başına yeterli değildir. Değiştirilmesi gereken alanlar için yönetim ve çalışanların istekli olması; daha iyi, daha verimli ve daha etkin olanı araması gerekmektedir.
Bu isteğin olmadığı ortamlarda değişimi yakalamak mümkün olmayacaktır. Yaratılış gereği insan; değişimi değil, alışık olduğu düzeni devam ettirmeyi daha fazla sever. Değişime hazırlamak ve isteklendirmek her zaman kolay olmayacaktır.
Çaba Göstermek
İstek, değişimi gerçekleştirmek için tek başına yeterli değildir. Değişim, sürekli çaba gerektiren bir süreçtir. Anlık değil, sürdürülebilir bir uğraş olmalıdır.
Yönetim bu süreci sahiplenmeli, gerektiğinde bu konu için özel ekipler oluşturmalıdır. Bu ekipler, yapılacak değişikliklerin işletmeye sağlayacağı katkıları araştırmalı ve yönetimle istişare ederek uygulamaya almalıdır.
Sektörde iyi bir konuma gelmek gerektiğini bilmek yeterli değildir. Bu hedefe ulaşmak için gerekli olan maddi ve manevi adımlar eksiksiz şekilde atılmalıdır.
20 yıl önce sektörün en iyi stok kontrol ve depolama sistemine sahip olan bir işletme, güncel sistemleri ve yazılımları takip edip uygulamazsa zamanla sektörün gerisinde kalacaktır.
Bugün değişime uyum sağlayamayanlar, yarın oyunun dışında kalacaklarını kabul etmelidir.









