Okan Geçgel Yazıları

Okan Geçgel

İlkeli Gazetecilik ve Kirli Yöntemlere Karşı Duruş

28.04.2026 11:31
Haber Detay Image

Gazetecilik, ancak ve ancak dürüstlük ilkesiyle yapıldığında anlam kazanır. Hakikatin peşinden gitmeyen, gerçeği eğip büken, kalemini çıkarlarına göre kullanan bir anlayışın ne bu millete ne de bu mesleğe verebileceği hiçbir şey yoktur. Ben bu mesleği icra ederken, bu ülkeye olan bağlılığımdan, inandığım değerlerden ve doğrulardan asla taviz vermeden mücadele ettiğimi açıkça ifade ediyorum. Çünkü biliyorum ki gazetecilik; bir duruş meselesidir, bir karakter meselesidir.

Ancak üzülerek görüyorum ki bugün "gazeteciyim" demeye dahi utanılması gereken bazı kişiler, şantajla, tehditle, yalanla, dolanla ve üçkâğıtla bu mesleği yaptığını zannediyor. Oysa yaptıkları tek şey mesleği kirletmek, toplumun güvenini sarsmak ve gerçek gazetecilerin emeğine gölge düşürmektir. Daha da vahimi, bütün bu rezilliklerine rağmen hâlâ arkamdan konuşacak cesareti kendilerinde bulmalarıdır.

Buradan açıkça sesleniyorum: Ne kadar dedikodu yaymaya çalışırsanız çalışın, ne kadar kuyumu kazmaya uğraşırsanız uğraşın başaramayacaksınız. Evet, altını çizerek söylüyorum; başaramayacaksınız, başaramayacaksınız, başaramayacaksınız. Çünkü sizin yöntemleriniz çürük, niyetleriniz kirli, yolunuz yanlış.

Dedikodu üretmek, iftira atmak ve arkadan konuşmak; zayıf karakterlerin sığındığı en kolay yoldur. Çünkü üretmek zordur, emek vermek zordur, doğruyu savunmak cesaret ister. Sizde ise ne o cesaret var ne de o irade. Bu yüzden karanlık yolları tercih ediyorsunuz. Ama unuttuğunuz bir şey var: Karanlık, hiçbir zaman ışığı yok edemez.

Benim mücadelem açık, net ve şeffaftır. Ne yaptığım ortada, neyi savunduğum ortada. Ben bu ülkenin değerleri için, bu mesleğin onuru için ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkı için çalışıyorum. Siz ise hâlâ küçük hesapların, basit entrikaların ve kirli ilişkilerin peşindesiniz. Aramızdaki fark tam olarak burada yatıyor.

Başarıyı hazmedemeyenlerin, başkasının emeğini küçümsemeye çalışması aslında yeni bir durum değil. Tarih boyunca bu hep böyle olmuştur. Ama değişmeyen bir gerçek vardır: Emek kazandırır, iftira kaybettirir. Siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın, benim yürüdüğüm yolu kesemeyeceksiniz. Çünkü ben bu yolda alın teriyle, inançla ve kararlılıkla ilerliyorum.

Sözde meslektaşlık yapıp arkadan konuşanlara da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Meslektaşlık; rekabeti bile saygı çerçevesinde yürütmeyi gerektirir. Ama siz, rekabet etmeyi değil, karalamayı tercih ediyorsunuz. Çünkü rekabet edecek gücünüz yok. Çünkü ortaya koyacak bir başarınız yok. Bu yüzden en kolay yolu seçiyorsunuz: Dedikodu.

Ama şunu bilin ki bu yöntemleriniz sizi bir yere götürmeyecek. Belki kısa vadede bir algı oluşturduğunuzu zannedebilirsiniz, ama uzun vadede kaybeden hep siz olacaksınız. Çünkü bu meslek, günü kurtaranların değil; ilkelerinden vazgeçmeyenlerin mesleğidir.

Ben yoluma devam edeceğim. Üretmeye, yazmaya, mücadele etmeye devam edeceğim. Siz konuşacaksınız, ben yapacağım. Siz iftira atacaksınız, ben gerçekleri ortaya koyacağım. Ve en sonunda kazanan yine doğrular olacak.

Son sözüm şudur: Kıskananlar çatlasın, çekemeyenler konuşmaya devam etsin. Ben onların söyledikleriyle değil, yaptıklarımla anılmayı tercih ediyorum. Çünkü biliyorum ki gerçek başarı; dedikoduyla değil, duruşla kazanılır. Ve ben o duruştan asla vazgeçmeyeceğim.

Kalın Sağlıcakla…

Yazarın Tüm Yazıları