İstanbul'da bir lise. 138 yıldır İstanbul'da eğitim verilen bir İtalyan lisesi. Okuldaki öğretmenlerin bir kısmı İtalyan, bir kısmı da Türkiyeli.
Türkiyeli öğretmenler altı aydır, okul yönetimiyle ücretler konusunda anlaşmaya varamadıkları için grevde.
İtalyan öğretmenler mi? Onların tuzu kuru. Niye çünkü yerli meslektaşlarının tam altı katı maaş alıyorlar. Daha ne isterler ki.
Niye diye soruyorlar, bizden altı kişi, bir İtalyan kadar maaşa layık görülüyor?
Okul İtalya devletinin yönetiminde bir okul. Yani gelip bizim ülkemizde kendilerini bizden 6 kat değerli görüyorlar. Ve duruma itiraz eden eğitim emekçilerimize "Beğenmiyorsan kapı orada çek git" diyebilecek kadar küstahlaşabiliyorlar.
Okul, evet İtalya'nın yönetiminde ama bizim Milli Eğitim Bakanlığına bağlı. Peki bizim bakanlığımız kendi vatandaşı, eğitimci emektarının hakkını savunmak ile ilgili ne yapıyor?
Bir soruşturma, bir yaptırım, bir ceza, bilemedin bir açıklama! Maalesef hiçbiri yok. Öğretmenler, haklı olarak "Bu sadece ücret değil, saygınlık ve haysiyet mücadelesi"
Mesele sadece, kendilerine reva görülen ücretin İtalyan meslektaşlarının altıda biri oranında olması da değil.Enflasyonun hızla tırmandığı son üç yıldır zam alamamışlar ve ağır koşullarda çalıştırıldıklarını da söylüyorlar. Öğlen arasının yarım saat olması, 50 dakikalık derse 5 dakikalık teneffüsle yetinilmesi, sadece Türkiyeli öğretmenlere nöbet tutturulması gibi ağır çalışma koşulları da cabası.
Bir de müdürün hakaret ve aşağılamaları da var ki 'Sizler İtalya için sadece birer sayıdan ibaretsiniz,' demesi hazmedilir gibi değil.
İlgili kurumlar bu öğretmenlere sahip çıkmayacak mı?
Lisede okuyan o gençlere saatlerce değerli olduklarını hissettirmeye çalışmak beyhude bir çabadır. Daha hayatlarının en güzel çağında bir Türkün dünyaya bedel olduğunu istediğiniz kadar söyleyin ama görünen o ki bir İtalyan, altı Türk'e bedel sayılıyor.
Ağrınıza gitti değil mi benim de. O zaman eğitim emekçilerimize sahip çıkalım.






