Belli ki daha ilk gününden 2026'dan farklı bir şey beklemeyin demeye peş peşe başlıklar atılmaya, bizi hayattan soğutmaya, umuttan kesmeye yeni yılın öngörüleri şekillenmeye başladı bile.
Dünyaya musallat olan küresel gücüyle, üstünde yaşadığımız küreyi en dibine kadar kana boğmaya ve çürütmeye devam edeceklerinin sinyalini vermeye devam ediyor Trump ve kandaşı Siyonist İsrail.
Çocukların suça itilmiş olduğunu geçtik, suçun içine doğdukları kanıksanmış çocuklarla ilgili, adli vakaların da sonu gelmeyecek ki henüz 14 yaşındaki bir çocuk motoruyla geldiği bir markete, sonuçlarını düşünmeksizin 4 defa üst üste ateş edebiliyor.
İnsanlar yokluk içinde kıvranıp sobayla ısınmaya çalışıp soba gazından zehirlenip hastaneye kaldırılırken, kamu kaynakları israf edilmeye devam ediyor.
Ve bu toplumsal cinnet hali içerisinde, anne demeye dilim varmıyor, 25 yaşında bir kadın henüz 1 yaşındaki çocuğun kaldırıp yerlere çarparak öldüresiye dövebiliyor.
Başka bir yerde ise, durdukları üst geçitten gelip geçen araçlara kar topu atarak eğlendiğini sanan çocukları uyarmakla yetinmeyen, insanlıktan nasibini almamış kimi yaratıklar o çocuklara tekme tokat işkence ediyor.
Diğer taraftan adı uyuşturucu skandalına karışıp, her türlü magazinsel çirkinliğin öznesi olan, medya maymunlarından biri, utanmadan Müslümanların kutsalı Kuran-ı Kerimi magazininin malzemesi, çirkin yüzünün maskesi gibi kullanmaya cüret edebiliyor.
"Kader mahkumu" romantizmiyle dışarı salınan suçlular, eline aldıkları silahlar ve bıçaklarla "nasıl olsa afla yine çıkarız" rahatlığıyla suç işlemeye devam ediyor.
Yani anlayacağınız bizim yakada değişen bir şey yok. Değişmişse 5'i altıya çevirdik ki o da cinnet halimizi bir puan yukarı çıkaracağa benziyor.
Hani Perşembenin gelişi Çarşambadan belli dedikleri tam da böyle bir şeydi. 2025 yılını, 31 Aralık Çarşambasıyla kapatırken 2026 yılını açtığımız 1 Ocak Perşembeden başlayacak olan halin ne olacağı belliydi de bir heves, yeni yıl heyecanıyla bir an olsun umutlananlar oldu.
Üzgünüm..









