Küresel piyasalar yeni bir kaotik hafta başlangıcı yaptı. Orta Doğu'da devam eden savaşın ne kadar daha süreceğine ilişkin belirsizlik risk iştahını önemli ölçüde sınırlarken, arz kesintisi ile petrol fiyatları tarihi yükselişler kaydetti. Brent petrol hafta açılışı ile birlikte Asya işlemleri sırasında 120 doların üzerine sıçradı. Uzak Doğu ve Avrupa borsalarında ise "stagflasyon" beklentileri fiyatlanıyor. Bitcoin'in Cuma günü yeniden başlayan değer kayıpları hafta başlangıcında bir miktar durulmuş görünüyor ancak genel tablo negatif eğilimin sürebileceğine işaret ediyor.
İran'da, ilk saldırıda hayatını kaybeden Ali Hamanei'in oğlu Mücteba Hamanei'in ülkenin yeni dini lideri seçildiği açıklandı. Uzmanlar Meclisi'nin Pazar günü verdiği bu karar, bölgedeki çatışmaların uzun bir süre daha devam edeceği şeklinde yorumlandı ki, ABD ve İsrail ülkede bir rejim değişikliği umut ediyordu. Zayıf da olsa, savaşın yakın zamanda müzakere masasına taşınabileceği yönündeki beklentiler, bu son karar ile daha da azaldı. Ayrıca, dünya petrol sevkiyatlarının yaklaşık %25'inin yapıldığı Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin sıfırlanması dünya ticareti ve global ekonomik büyüme adına tehdit oluşturmaya devam edecek gibi görünüyor. Arap Yarımadası'ndaki petrol üreticileri dolan depolama alanları nedeni ile üretimi durdurma kararları alıyorlar çünkü sevkiyatların yapılamaması stokların şişmesine neden oluyor.
Her ne kadar G-7 ülkelerinin bugün bir toplantı yaparak, acil durum petrol rezervlerinin serbest bırakılmasını görüşeceği yönündeki haberler petrol fiyatlarındaki ateşi bir miktar söndürmüş olsa da, Brent fiyatı 100 doların üzerinde kalmaya devam ediyor. Arz kesintilerinin devam etmesi halinde, stratejik rezervlerin açılması da uzun süreli bir tedavi yöntemi olmayacak gibi görünüyor.
Orta Doğu'dan tüm dünyaya yayılan bu risklerin yanında, geçtiğimiz hafta açıklanan ABD'nin Şubat ayı tarım dışı istihdam değişimi verisinin yankıları da yatırımcıların merceği altında kalmaya devam ediyor. Her ne kadar makro görünüm şu günlerde fiyatlar üzerinde etkili olan birincil faktör olmasa da, büyük ekonomilerin para politikalarını yöneten merkez bankalarının alacağı kritik kararlarda etkili olacak bir girdi rolü üstlenmeye devam edecek. Bunların başında tabi ki, ABD Merkez Bankası'nın (FED) yol haritası en çok merak edilenler arasında.
ABD'de istihdam piyasasının kötü gidişatına işaret eden son veriler, dünyanın en büyük ekonomisinin sağlığına ilişkin olumsuz bir tablo ortaya koydu. Petrol fiyatlarındaki şok yükselişleri bu denkleme eklediğimizde, ekonomik durgunluk dönemi içerisinde yüksek enflasyon gibi, oldukça kötü bir senaryo karşımıza çıkıyor. Stagflasyon olarak tanımlanan bu ekonomik konjonktür, ekonomistlerin en çok korktuğu periyotlardan biri olarak tanımlanıyor.
Bu tür dönemler içerisinde yatırımcılar genellikle bir getiri arayışından ziyade, var olan portföylerini koruma çabası içerisine giriyorlar. Yani görece riskli olduğu düşünülen varlıklardan çıkarak, paralarını dolar ve ABD tahvilleri gibi daha güvenli enstrümanlara park ediyorlar. Bu denklemin daha ağır bir şekilde fiyatlanmaya başlanması durumunda Bitcoin'in de bundan olumsuz etkilenme olasılığı yüksek görünüyor.
Bitcoin, savaşın ilk saldırılar ile başlamasının ardından Mart ayının ilk günlerinde zaman zaman, geleneksel piyasalardan izole bir varlık olmasının da etkisi ile bir değer saklama aracı olarak görülmüş, dolayısı ile ara ara piyasalardan pozitif bir ayrışma ortaya koymayı başarmıştı. Ancak savaşın uzaması ve enerji fiyatlarının dünya ekonomisini daha ağır bir tonda zorlamaya devam etmesi halinde bu fiyatlama davranışının kalıcılığı ciddi bir şekilde sorgulanacaktır. Bu paralelde, dijital varlıkların ara dönemlerde kaydettiği değer kazanımlarının kırılganlığı konusunda yatırımcıların temkinli olması faydalı olacaktır.









