Ayyüce Hilal Akyol Ünek Yazıları

Ayyüce Hilal Akyol Ünek
Ayyüce Hilal Akyol Ünek
Yazarın Profili
18.09.2026 16:16

Peşinci kalmadı

Haber Detay Image

Herhangi bir sokakta emlakçı vitrinine bakın. İlanların üstündeki "SATILIK" yazılarının ne kadar eskidiğini görürsünüz, kimi sarardı bile.

Dün TÜİK ağustos konut satış rakamlarını yayımladı ve o vitrinlerde aylardır gördüğümüz şeyin sayısı çıktı ortaya.

Malumunuz, ekonomi verilerine temkinli yaklaşırım. Ama TÜİK'in toplumu gösteren verilerini yıllardır takip ederim, çünkü insanın hali bazen kendi anlattığından çok rakamda görünüyor.

Manşetler "konut satışları düştü" dedi, doğru da. Ağustosta 127 bin 410 konut satılmış, ikinci el satışlar geçen yılın ağustosuna göre neredeyse beşte bir azalmış.

Ama tablonun içinde artan tek bir kalem var: İpotekli satışlar. Yüzde yedi artmış, 22 bin küsura çıkmış. Buna karşılık ipotek dışında ne varsa, peşini de taksitlisi de, hepsi birden yüzde on sekiz düşmüş.

Bunun anlamı şu: İnsanlar evden vazgeçmiş falan değil. Parasıyla alabilen kalmamış. Krediye ulaşamayan da bu oyunun tamamen dışında kalmış.

Peşinci bitti yani.

Bence esas mesele biraz aşağıda duruyor: İkinci eldeki düşüş, ilk eldekinin dört katı.

İkinci el dediğimiz şey komşumuz. Dairesini satılığa çıkarmış, emlakçının vitrininde aylardır bekleyen adam. Kampanyası yok, ödeme planı yok, "peşinatı düşük tuttuk" diye ilan verecek hali hiç yok. Elinde tek düğme var, o da fiyat. İndiriyor, indirdikçe kendi cebinden veriyor, yine de alıcı çıkmıyor. Müteahhidin vitrini de var kampanyası da reklamı da. Onun içindir ki ilk eldeki düşüş yüzde dört buçukta kalmış.

Bir de şu yabancı meselesi var ki değinmeden geçemeyeceğim.

Ağustosta yabancıya satılan konut bin 938. Toplamın yüzde bir buçuğu. Üstelik yılın sekiz ayında geçen yıla göre azalmış.

Yüzde bir buçuk. Konut fiyatlarını konuşurken harcadığımız nefesin ne kadarı bu bin 938 eve gidiyor, siz düşünün.

Geçen hafta bir düğünün faturasının kaç aileye çıktığını yazmıştım. Bu tablo onun devamı gibi geldi bana. O iki genç evlendi, borçlandı, şimdi de kirada. Kira tarafına hiç girmiyorum, o ayrı bir yazı.

Bir ev alabilmek için otuz yıllığına bankaya bağlanmayı normal saymaya başladık.

O sözleşmeyi imzalarken "ev sahibi oldum" diye sevinen çok. Oysa otuz yıl boyunca o evin sahibi belli..

Yazarın Yazıları