Ayyüce Hilal Akyol Ünek Yazıları

Ayyüce Hilal Akyol Ünek

Kazandık, kazanacak mıyız?

09.04.2026 20:03
Haber Detay Image

ABD-İsrail ve İran arasında 40 gün boyunca süren ve doğrudan bütün bölgeyi ve dolaylı olarak da enerji krizi üstünden bütün dünyayı etkisi altına alan savaş, 2 haftalık ateşkes sürecine girince, insanlar savaşın sonlandığına inanmaya başladı. Maalesef ki henüz tam olarak bitmiş bir savaş ve barış deklere edilmiş değil.

Savaşın bittiğine inanan ya da inanmak isteyenler, bir futbol maçının sonucunu okur gibi savaşın kazananı ve kaybedenini okuyabilecek bir skorboard bulamayınca, herkes karınca kararınca az okumuşluğu ve birikimiyle kazanan ve kaybedenler listesi çıkarmaya başladı bile.

Trump’ın kaybettiğini söylemek malumun ilamı olur deyip onu bir kenara bırakırsak, Türkiye açısından durum nedir diye sorulduğunda; dört defa kışkırtıcı biçimde topraklarına atılan füzelere rağmen savaşa girmemekte istikrarlı biçimde direnmesi ile arabuluculuktan geri durmadan itidal çağrısını elden bırakmaması ile kazananlardan biri Türkiye idi.

Her ne kadar binlerce insanın öldüğü yüz binlercesinin yerinden edildiği bir savaşta ekonomik olarak kazananı zikretmek etik olmasa da maalesef ki dünyanın, ekonomik hedefler ve amaçlar için savaştığı gerçeği de ekonomik olarak kazanan ve kaybedeni konuşmayı normalleştiriyor.

Bu normlar dahilinde düşündüğümüzde, on gün önce, dünyadaki varlık yönetimi finans kuruluşlarının en büyüğü BlackRock’un CEO’sunun Türkiye’ye gelmesi ciddi bir önem arzediyor.

BlackRock deyip geçmeyin dünya çapında 14 trilyon dolarlık varlık yönetimiyle ürkütücü bir ölçekte. Ürkütücü diyorum çünkü böylesi devasa bir varlık yönetiminin, ekonomik ve siyasi olarak dünyada yapamayacağı ne olur diye sorsanız, herhalde birçok kişi bu soruya karşılık susmayı tercih eder.

Peki bu savaş ortamında BlackRock CEO’su Laurence D. Fink’in Türkiye’yi ziyaret etmesi ve bu ziyarette Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı ve AK Parti'nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeybekci’ye kadar kalabalık bir heyetin de bulunması ziyaretin önemini daha arttırıyor.

Neden derseniz malumunuz 40 günlük savaşta, İran ABD’nin müttefiki Arap ülkelerini de hedefine alıp vurmaya başlamıştı ki Suudi Arabistan ve Dubai’de o saldırılardan nasibini almıştı.

Haliyle bu saldırılar iki ülkedeki yabancı yatırımcıyı ürkütmüş ve yüksek ölçekli varlık sahipleri daha güvenli bir merkez arayışına düşmüştü.

Fink’in ziyareti, Dubai ve Suudi Arabistan gibi yüksek riskli ülkelerden kaçan sermaye ve yatırımların Türkiye’yi yeni yatırım bölgesi olarak değerlendirmeye başladığının işareti olabilir mi?

Ki savaşta iyi bir sınav vermiş bir ülke ve yönetimi olarak o sermayeye güven verdiğimizi düşünmek yanlış olmaz sanırım.

Yazarın Tüm Yazıları