Her gün bir önceki günden daha çok şaşırtıyor yapay zeka. Yok bu sefer öyle methiyeler düzmyeceğim tam aksine çok da farkında olmadığımız olsak da umursamadığımız bir yanından bahsedeceğim.
Yapay mı yapay ama sandığınız kadar zeki olduğunu düşünmüyorum.
En son önüme gelen ve beğendiğim bir şiir var ki hatta şiir mi düz metin mi o bile şüpheli dizelerin altına atılan Sabahattin Ali imzası yine mi dedirtti bana.
“Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel, kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok. Kimse için en değilim. Daha değilim. Bu devasa iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğün hastasıyım.”
Metin, Sabahattin Ali’ye ait olmadığı halde onun ismiyle internette hesaptan hesaba paylaşılıyor.
Bazen öyle ki Yapay Zeka, kime ait olduğundan bariz bir şekilde emin olduğum bir şiirin, ısrarla bir başka şaire ait olduğunu bile iddia ettiği oluyor.
Tabiri caizse cehaletinde diretiyor, belleğinde taşıdığı onca veriyle nasıl bir özgüvene taht kurduysa artık onu yanlış bildiğine ikna etmek bazen mümkün olmuyor. Bu da internetin veri tabanında yanlış bilginin doğrusundan daha çok olduğu ve daha hızlı yayıldığı anlamına gelir mi?
Sabahattin Ali’ye ait olmasa da kime ait olduğu meçhul yukardaki metnin işaret ettiği yalın gerçekliği ve özgürlüğün bize sağladığı o engin soluğu sizinle paylaşmak istedim.
Olduk olmadık her konuda yarışmaktan yorulmadınız mı siz de. Akıllı olmak yetmiyor daha akıllı olmalıyız. Güzel olmak da yetmez daha güzel en güzel olmalı ve öyle kalmalıyız. İyilik mi kime ve neye göre olduğu önemli değil az da olsa iyiliğimizi çok göstermeliyiz.
Size de yorucu gelmiyor mu böylesi bir yaşamak.
Şair İsmet Özel’in Münacaat adlı şiirinde dediği gibi “kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde “









