ABD-İsrail ve İran arasındaki süregiden ve artık tüm dünyanın kaygısız ve telaşsız izlemeye başlayıp kanıksadığı savaşın bugün 19. günü. Ama fark ettiniz mi bilmiyorum, İran'ın Hürmüz boğazını kapatmasının enerji piyasalarına doğrudan etkilerini hariç tutarsak finans piyasaları da tıpkı insanlar gibi, gittikçe genişleyen cephelere rağmen savaşa tepkisiz kalmaya başladı.
Altın piyasalarında savaşın başlangıcında altının ons fiyatı tarihi bir zirveyle rekor kırmış 5 bin 500 doları aşmıştı. Bu ülkemiz açısından altının fiyatını 8 bin liranın üstüne çıkarmıştı.
Savaş başlar başlamaz kimisi savaş tedirginliği ve savaş atmosferinde güvenli liman sığınağı olarak altına demir atmış, kimisi de savaşı fırsata çevirmek ve elindekini arttırmak için kirli hesaplar yapmış savaş ve ölümlerden ziyade altını yukarı yönlü hareketleriyle, sinsi sinsi gülerek ellerini ovuşturmuştu.
Ama beklenen olmadı, kısmen mantıklı bazı açıklamalar olsa da anormal bir şekilde altın, tırmandığı o zirvenin kısa bir süre sonrasında yönünü aşağıya doğru çevirmişti.
Kimileri buna keriz silkeleme dedi kimileri de bunun bir keriz silkeleme olmadığını, kar satışlarının ve artan likidite ihtiyacının sonucu olduğunu ifade etmişti.
Altının aşağı yönde hareketi devam ederken; güvenli liman, enflasyon ve yüksek faize karşı savaş verse de iki müttefikle baş edemiyor.
Teşbihte hata olmaz derler ya! İran'ı güvenli liman olarak adlandırırsak, ABD enflasyon, İsrail de yüksek faiz olarak adlandırılsa çok mu absürt bir benzetme olur?
Son olarak bugün Amerika Merkez Bankası politika faizlerini sabit tutarak altının aşağı yönde hareketini daha da besledi.
Bu karar altın limanına duyulan güveni daha da sarstı dersek yeridir. Ekonomi dünyası ve varlık sahipleri şu an altından daha çok ABD tahvillerinin sağladığı faiz getirisine sırtını dayamış durumda. Hatta şunu da eklemeliyiz ki 20 den fazla ülkenin ki bugün İran'ın hedef aldığı iki ülke daha savaş ateşinde yanmaya başladı, dahil olduğu savaş atmosferi ve kapatılan Hürmüz boğazının enerji piyasasında yarattığı enflasyon etkisi olmasa altındaki düşüş daha da sert olurdu.
Özetle altının tepkisizliği insanın tepkisizliğine paralel olarak savaşı kanıksamış görünüyor.









