12. Yargı Paketi ile genel af çıkmıyor. 16 Temmuz 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenlemede, tüm hükümlüleri kapsayan bir genel af, toplu ceza indirimi, şartlı tahliye genişlemesi veya herkese uygulanacak yeni bir denetimli serbestlik imkânı yer almıyor. Paketin Resmî Gazete’de yayımlanması, bu sonucu değiştirmeyecek; yürürlüğe giriş tarihini ve madde bazındaki uygulamayı kesinleştirecek.
“Af çıkacakmış”, “cezaların yarısı siliniyormuş”, “herkes tahliye olacakmış” şeklindeki paylaşımlar, ceza hukukundaki farklı kurumların birbirine karıştırılmasından doğuyor. Bir kanunda belirli bir suç veya belirli bir dosya grubu için lehe sonuç doğuran düzenleme bulunması, o kanunu genel af haline getirmez. 12. Yargı Paketi bakımından da tablo budur.
Genel af nedir, neyi değiştirir?
Genel af, işlenmiş suçun bütün sonuçlarıyla ortadan kalkmasına yol açan istisnai bir yasama işlemidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 87. maddesi uyarınca genel ve özel af ilanı için TBMM’nin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu gerekir. Bu nedenle genel af, sıradan bir kanun değişikliği gibi değerlendirilemez.
Genel af çıktığında yalnızca cezanın infazı değil, suçun hukuki sonuçları da etkilenir. Somut dosyanın aşamasına göre soruşturma veya kovuşturma sona erebilir; kesinleşmiş mahkûmiyetin adli sicil ve diğer sonuçları bakımından da af kanununun kapsamına göre sonuç doğabilir.
Özel af ise suçun varlığını ortadan kaldırmaz. Özel af, kural olarak cezanın infazı üzerinde etkili olur; cezanın kaldırılması, hafifletilmesi veya infaz şeklinin değiştirilmesi sonucunu doğurabilir. Anayasa’nın 104. maddesi Cumhurbaşkanına, sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisi tanır. Bu, geniş kapsamlı bir infaz düzenlemesi değildir.
12. Yargı Paketi neden af olarak görülüyor?
12. Yargı Paketi, ceza hukuku ve infaz hukukuna ilişkin beklentilerin yoğun olduğu bir dönemde gündeme geldiği için “af paketi” olarak anıldı. Ancak paketin düzenleme alanı, ağırlıklı olarak yargılamanın işleyişi, hukuk davaları, idari yargı, icra, faiz, bilirkişilik, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve bazı özel ceza hükümleridir.
İnsanların “af” kelimesini kullanmasının bir başka nedeni de IBAN’ını kullandırdığı iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık dosyasında yargılanan veya mahkûm edilen kişiler bakımından getirilen sınırlı düzenlemedir. Bu düzenleme, belirli bir fiil ve belirli şartlar bakımından ceza adaletini daha ölçülü kurmaya yöneliktir. Her hükümlünün cezasını kaldıran bir düzenleme değildir.
Ceza ve infaz dosyalarında en sık rastlanan hata, “lehe kanun çıktı” haberiyle dosyanın kendiliğinden kapanacağını düşünmektir. Oysa lehe hükmün uygulanabilmesi için önce kanunun yürürlüğe girmesi, ardından kişinin suç tipi, mahkûmiyet gerekçesi, kararın kesinleşme durumu ve zarar giderimi gibi koşulların ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
12. Yargı Paketi’nde kimler için yeni bir imkân var?
12. Yargı Paketi’nde kamuoyunun en çok konuştuğu ceza düzenlemesi, banka hesabını veya IBAN bilgisini başkasına kullandırdığı iddia edilen kişilerle ilgilidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen düzenleme, nitelikli dolandırıcılık bakımından suçun işlenişindeki rol ile verilecek cezanın daha dengeli değerlendirilmesini hedeflemektedir.
Burada temel ayrım şudur: Hesabını kullandıran kişi ile dolandırıcılık planını kuran, mağduru yönlendiren, parayı yöneten veya suç gelirini organize eden kişi aynı hukuki konumda değildir. Yargılama makamı, her somut olayda sanığın kastını, iletişim trafiğini, para hareketlerini, menfaat elde edip etmediğini ve suç organizasyonundaki yerini araştırmalıdır.
Düzenlemeden yararlanma ihtimali bulunan kişiler için dosyanın hangi aşamada olduğu da belirleyicidir:
| Dosyanın aşaması | İncelenmesi gereken ana konu | Muhtemel işlem |
|---|---|---|
| Soruşturma | Kişinin suça bilerek katılıp katılmadığı | Savunma ve delil sunulması |
| İlk derece yargılaması | Yeni hükmün sanık lehine uygulanması | Mahkemeden lehe değerlendirme talebi |
| İstinaf veya temyiz | Kararın kesinleşip kesinleşmediği | Yeni düzenlemenin kanun yolu dosyasına etkisi |
| Kesinleşmiş mahkûmiyet | Uyarlama ve etkin pişmanlık koşulları | İnfaz dosyasının ve kararın birlikte incelenmesi |
Bu tablo, herkesin cezasının kalkacağı anlamına gelmez. Özellikle mağdur zararının giderilmesi, sanığın fiildeki rolü ve dosyadaki deliller sonuç üzerinde doğrudan etkili olur.
Denetimli serbestlik süresi değişti mi?
12. Yargı Paketi, tüm hükümlüler için yeni bir denetimli serbestlik süresi getirmiyor. “Üç yıl denetimli serbestlik geliyor”, “cezanın yarısını yatmadan çıkmak mümkün olacak” veya “tüm dosyalarda tahliye yolu açıldı” biçimindeki iddiaların paketin kabul edilen metninde karşılığı bulunmuyor.
Denetimli serbestlik, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun çerçevesinde değerlendirilir. Kişinin suç tarihi, suç türü, ceza miktarı, tekerrür durumu, koşullu salıverilme oranı ve açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya ilişkin şartlar birlikte dikkate alınır. Bu nedenle aynı ceza süresine sahip iki kişinin infaz hesabı, suç türü veya geçmiş mahkûmiyetleri nedeniyle farklı çıkabilir.
Bir sosyal medya paylaşımındaki tek cümleyle infaz hesabı yapılamaz. Dosyanın gerekçeli kararı, müddetname, infaz hesap cetveli ve varsa denetimli serbestlik kararının birlikte görülmesi gerekir. Aksi halde kişi, başvuru süresini kaçırabilir veya kendisi için geçerli olmayan bir beklentiyle hareket edebilir.
HAGB düzenlemesi af anlamına gelir mi?
Hayır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, halk arasında bazen “ceza silindi” diye anlatılsa da teknik olarak af değildir. HAGB’de mahkeme sanık hakkında bir hüküm kurar; ancak belirli şartlarla hükmün açıklanmasını geri bırakır. Denetim süresi sorunsuz tamamlanırsa hüküm ortadan kaldırılır.
12. Yargı Paketi, HAGB kararlarının kanun yolu denetimi bakımından önemli değişiklikler içeriyor. HAGB kararlarına karşı istinaf yolunun açılması, kişinin mahkûmiyet gerekçesini daha kapsamlı bir incelemeye taşıyabilmesi bakımından anlam taşır. Ancak bu değişiklik, mevcut veya gelecekteki bütün HAGB kararlarının otomatik olarak kaldırılacağı anlamına gelmez.
HAGB kararı olan kişinin önce karar tarihini, kararın kesinleşme durumunu ve denetim süresindeki yükümlülüklerini kontrol etmesi gerekir. Kanun yürürlüğe girdikten sonra geçiş hükümleri, hangi kararların hangi başvuru yolundan yararlanacağını belirleyecektir.
Cezaevindeki hükümlüler şimdi ne yapmalı?
Cezaevinde bulunan veya denetimli serbestlik altında olan bir kişi, “af çıktı” düşüncesiyle başvuru yapmadan önce kendi dosyasını netleştirmelidir. 12. Yargı Paketi’nin kabul edilmesi tek başına tahliye kararı doğurmaz. Resmî Gazete’de yayımlanma ve yürürlük tarihinden sonra dosyaya özgü hukuki değerlendirme gerekir.
İzlenmesi gereken pratik sıra şöyledir:
1. Gerekçeli karar, istinaf veya Yargıtay kararı ile müddetname temin edilmelidir.
2. Mahkûmiyetin hangi kanun maddesine dayandığı tespit edilmelidir.
3. Yeni düzenlemenin o suç tipi için gerçekten lehe sonuç doğurup doğurmadığı incelenmelidir.
4. Zarar giderimi veya etkin pişmanlık şartı varsa ödeme belgesi, uzlaşma belgesi ya da mağdur beyanı hazırlanmalıdır.
5. Kesinleşmiş dosyalarda uyarlama talebinin hangi mahkemeye yapılacağı belirlenmelidir.
6. İnfaz aşamasındaki süreler, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı infaz bürosundan ayrıca kontrol edilmelidir.
Özellikle dolandırıcılık dosyalarında zarar giderimi yalnızca “ödeme yaptım” demekle ispatlanmaz. Ödemenin doğru mağdura, doğru tutarda ve dosyayla bağlantısı kurulabilecek şekilde yapılması gerekir. Banka dekontundaki açıklama, teslim belgesi ve dosya numarası sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları önler.
Genel af çıkarsa hangi kanun değişir?
Gerçek bir genel af düzenlemesi, açık ve tereddüde yer vermeyecek bir kanun hükmüyle yapılır. Kanunda hangi suçların kapsama girdiği, hangi suçların dışarıda bırakıldığı, soruşturma ve kovuşturmaların akıbeti, kesinleşmiş mahkûmiyetlerin sonucu ve adli sicile etkisi ayrıntılı biçimde düzenlenir.
Bu nedenle genel af iddiasını değerlendirirken bakılması gereken yer sosyal medya hesapları değil, TBMM’de kabul edilen kanun metni ve Resmî Gazete’dir. Bir kanun teklifinin hazırlanması, komisyondan geçmesi veya Genel Kurulda görüşülmesi de tek başına yürürlük anlamına gelmez. Kanunun yürürlüğe girmesi için anayasal yasama sürecinin tamamlanması ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir.
Kamuoyunda kullanılan “infaz affı” ifadesi de dikkatle ele alınmalıdır. Bazı düzenlemeler cezanın infaz biçimini veya koşullu salıverilme hesabını değiştirebilir; fakat bu değişiklik suçun ve mahkûmiyetin tüm sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Hukuki sonuçları birbirinden farklı bu kurumları aynı başlık altında toplamak, yanlış beklenti yaratır.
Sık sorulan sorular
12. Yargı Paketi Nedir, Neyi Değiştiriyor?
12. Yargı Paketi, resmî adıyla Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, aralarında İcra ve İflas Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun bulunduğu on iki ayrı mevzuatta değişiklik öngörüyor. Teklif 22 Haziran 2026'da TBMM'ye sunuldu, Adalet Komisyonu'ndan geçti ve 16 Temmuz 2026'da Genel Kurul'da kabul edildi. Amaç, dava sürelerini kısaltmak, idari yargıda iş yükünü azaltmak ve IBAN mağduriyetlerine yönelik özel bir düzenleme getirmek.
12. Yargı Paketi ile cezaevleri boşalacak mı?
Hayır. 12. Yargı Paketi’nde bütün hükümlüleri kapsayan toplu tahliye veya genel infaz indirimi düzenlemesi bulunmuyor. Her dosya, mevcut infaz hükümleri ve varsa paketteki özel lehe düzenleme bakımından ayrı değerlendirilir.
12. Yargı Paketi’nde yüzde 50 ceza indirimi var mı?
Hayır. Pakette tüm suçlar veya tüm hükümlüler için uygulanacak yüzde 50 oranında genel bir ceza indirimi yoktur. Belirli suç tiplerindeki özel düzenlemeler, genel indirim olarak yorumlanamaz.
Genel af için kaç milletvekilinin oyu gerekir?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 87. maddesine göre genel ve özel af ilanı için TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu gerekir. Bu, 600 milletvekilli Mecliste en az 360 kabul oyu anlamına gelir.
Denetimli serbestlikte olan kişi af düzenlemesinden yararlanabilir mi?
Kapsamı açık bir af veya lehe infaz düzenlemesi çıkarsa kişi yararlanabilir; ancak bu sonuç otomatik değildir. Suç türü, karar tarihi, infaz durumu ve düzenlemenin geçiş hükümleri belirleyici olur.
Kesinleşmiş cezası olan kişi yeni düzenlemeden yararlanmak için nereye başvurur?
Başvuru yolu, düzenlemenin niteliğine göre değişir. Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde genellikle hükmü veren mahkemenin uyarlama incelemesi ve infaz savcılığının hesaplaması gündeme gelir. Dosya görülmeden tek tip başvuru formülü vermek doğru değildir.
12. Yargı Paketi hakkında doğru soru “af çıktı mı?” ile sınırlı değildir. Asıl soru, yeni düzenlemenin kişinin dosyasına hangi maddeden, hangi tarihten itibaren ve hangi şartlarla etki edeceğidir. Bu ayrım yapılmadığında kişi ya boş bir beklentiyle bekler ya da gerçekten yararlanabileceği bir başvuru imkânını zamanında kullanamaz.
Öğrenci affı, vergi affı… Bunlar aynı af mı?
Değil. Türkçede tek kelimeyle anılan bu düzenlemeler farklı hukuk dallarına aittir ve birbirinin habercisi sayılamaz. Öğrenci affı yükseköğretim mevzuatını, vergi ve prim yapılandırmaları kamu alacaklarını ilgilendirir; hiçbiri Türk Ceza Kanunu'na dokunmaz.
Somut örnek: öğrenci affını içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 2 Temmuz 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 15 Temmuz 2026'da Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda kabul edildi. Teklife göre başvurular kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde, ilişiğin kesildiği yükseköğretim kurumuna yapılacak.
Kısacası Genel Af Var mı, Yok mu?
Yok. Kabul edilen metinde genel af, özel af veya toplu tahliye getiren bir madde bulunmuyor. Hükümlülere yönelik genel bir denetimli serbestlik genişlemesi de pakette yer almıyor. Adalet Bakanlığı yetkilileri, süreç boyunca yaptıkları açıklamalarda paketin amacının cezasızlık değil, yargı hızı ve belirli mağduriyetlerin giderilmesi olduğunu defalarca tekrarladı.
Burada bir ayrım yapmak gerekiyor: genel af, hem suçu hem cezayı ortadan kaldıran; özel af ise yalnızca cezayı hafifleten veya kaldıran bir hukuki müessesedir. Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca genel ve özel af ilan etme yetkisi yalnızca TBMM'ye ait ve bu karar, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla alınabiliyor. Yani bir torba kanun teklifi içine sıkıştırılabilecek bir düzenleme değil bu; ayrı, nitelikli çoğunluk gerektiren bir yasama süreci. İncelediğimiz benzer taleplerde en sık karşılaştığımız yanılgı, tam da bu iki kavramın (yargı paketi ile genel af kanunu) birbirine karıştırılması.
Yazar: * Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.










