Almula Merter Churm Yazıları

Almula Merter Churm

Hakkım helal olsun koca yürekli adam

24.03.2026 09:31
Haber Detay Image

Erol... Dile kolay, tam elli beş koca yıl. Bir ömürden fazlası, bir çocukluğun tamamı, bir gençliğin şahidi... Hani bazı dostluklar vardır ya, gözünü dünyaya açtığında o oradadır; bizimkisi tam da öyleydi. O masum, telaşsız günlerin yan komşusuydu, bugün yarım asrı devirmiş dev bir çınarın ardından sözün bittiği yerdeyim.

Hala kulağımda o yaramaz çocuğun sesi... Balkona çıkıp annene seni şikayet edişlerim, mahallemizin o ele avuca sığmaz afacan hali... Televizyonda "Oyun Gemisi" yılları... Babam "Üşengeç" rolündeyken, sen okul çocuklarını arkana toplar, eve kadar "Üşengeç'in kızı!" diye bağırarak peşimden gelirdin. Ne kızardım sana, ne çok didişirdik o zamanlar.

Sonra Alpaslan İlkokulu'nun bahçesindeki o çocuksu heyecan, Deneme Lisesi'nin o deli fişek gençlik yılları, gece eğlenmeleri, senin bitmek bilmeyen o meşhur çapkınlıkların... Kader bizi görünmez iplerle bağlamış gibiydi; yolumuz Hacettepe Üniversitesi'nin koridorlarında bir kez daha kesişti.

Eğitim bitti, hayat kavgası başladı. Medya sektörünün o pırıltılı ama bir o kadar da acımasız yollarında farklı alanlarda yürüsek de kalplerimiz hep aynı frekanstaydı. Başarıyı da, hayal kırıklığını da hep aynı tondan hissettik. En çok da babama olan o vefanı, onu güzel sözlerinle pamuklara sarıp sarmalamanı, acımı paylaştığın o anları asla unutmayacağım.

Daha birkaç ay önce programıma davet ettiğimde, "Söz geleceğim, ama bana biraz izin ver" demiştin. Bilemedim Erol... İçindeki o fırtınaları, sağlık mücadelelerini bilemedim. Dün o haberi aldığımda zaman durdu sanki. "16. kattan atlamış" dediler; "Hayır," dedim, "olmaz öyle şey, o böyle bir adam değil!" Gazeteci dostları aradım, seslerdeki o aynı donukluk, aynı şok...

Şimdi çok uzaklardasın. Artık bize cevap veremezsin, o bildiğim tavrınla parmak sallayamazsın. Arkandan kin ve nefret kusanlar, zehirlerini dökmek için senin sessizliğini bekleyenler var ya... Ne acı! Karşısında cevap verecek kimse kalmayınca konuşmak ne kolay. Bizim inancımızda ölünün arkasından gıybet yapılmaz, bu en büyük korkaklıktır. Eğer bir hatası varsa, onun hesabını vereceği tek makam Yüce Allah'ın katıdır. Kimse "sütten çıkmış ak kaşık" değilken, gidenin ardından saldırmak sadece günahtır.

Canım Erol'um... Sözün bittiği, boğazın düğümlendiği o yerdeyim. İnanması o kadar güç ki... Ama eğer birileri bana sorarsa, çıkabilen en yüksek sesimle haykırıyorum "Sana hakkımı sonuna kadar helal ediyorum."

Çocukluk yoldaşım, mahalle arkadaşım, sırdaşım... Yattığın yer seni incitmesin. Toprağın çiçekli, ruhun huzurlu olsun.

Yazarın Tüm Yazıları