Kore Gazisi Şevki Kanak, Gençliğinden Gelen At Binme Sevgisini Damadının Yardımıyla Sürdürüyor

Kore Gazisi Şevki Kanak, Gençliğinden Gelen At Binme Sevgisini Damadının Yardımıyla Sürdürüyor
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

KORE Gazisi Şevki Kanak (96), gençliğinden gelen at binme sevgisini, damadının yardımıyla devam ettiriyor.

KORE Gazisi Şevki Kanak (96), gençliğinden gelen at binme sevgisini, damadının yardımıyla devam ettiriyor. Kanak, "Ben çobandım. 1 yıl Kore'de çarpıştım. Gençliğimde at biniyordum. At üzerinde olmanın duygusu başka" dedi.

Şevki Kanak, Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde çobanlık yaparken 1950 yılında vatani görevini yerine getirmek için önce Ankara'ya, buradan da Erzurum'a gitti. Kanak daha sonra 25 Haziran 1950'de Kuzey Kore ile Güney Kore arasında çıkan savaşa gönderildi. Kore'de 1 yıl boyunca cephede görev yapan Kanak, Türkiye'ye döndü. Askerlik görevine devam eden Kanak, bir süre sonra gezi için yeniden Kore'ye gitti.

Askerliğin ardından memleketi Yozgat'a dönen Şevki Kanak, çobanlık yapmaya devam etti. 40 yaşına geldiğinde, eşi Hatice Kanak ile evlenen Kanak, 5 çocuk sahibi oldu. Kayseri'deki damadını zaman zaman ziyaret eden Kanak, gittikleri çiftlikte torunlarının ata bindiğini gördü. Gençliğindeki at sevgisini tekrar hatırlayan Şevki Kanak, damadının da yardımıyla çiftliğe her geldiğinde ata biniyor.

'ARKADAŞLARIMIN ŞEHİT OLDUĞU AKLIMA GELİRDİ, UYUYAMAZDIM'

Yaşadıklarını anlatan Şevki Kanak, "Yozgat'ta doğdum. Yozgat'ta büyüdüm. Ben çobandım. Kore Savaşı çıktı. Kore çıkınca bizi ayırdılar. Araçla Ankara'ya vardık. Oraya varınca bize seçim yaptılar. 1 yıl Kore'de çarpıştım. Önümüze gelen düşmanı vurduk, öldürdük. 1 sene Kore'de kaldım. Yara almadım. Çinlilerle savaştık. Rüyalarıma giriyordu. Cephede çarpıştığım, arkadaşlarımın şehit olduğu aklıma gelirdi, uyuyamazdım. 1 yıl rüyalarıma girdi. Sonra unuttum. Savaştan sonra başımızdaki komutana, 'Ben o memlekete gidip gezeceğim' dedim. Komutan bana, 'Oğlum ne yapacaksın. Eski derdi mi çıkaracaksın? Şehit olan kardeşlerin mi aklına geliyor' dedi. Ben de 'Komutanım aklıma geliyor. Hayalime giriyor. Ben bir gitsem de yoklasam orayı ne olur' dedim. Komutan, 'Seni göndereyim de bir oraları gez de gör' dedi. Gittik gezdik. Bizim harp ettiğimiz yerlere kuşlar konuyordu. Ev kalmamış. Herkes yurdunu terk etmiş gitmiş" ifadelerini kullandı.

'ATLAR AYNI ARKADAŞIM GİBİ'

Savaştan sonra köyüne dönen Kanak, "Köye gelince davar güttüm. Çobanlığa devam ettim. Bizim yaylamız vardı. Gençliğimde at biniyordum. Kendi atımız vardı. Yaylada koştururduk. Günümüz geçerdi. Arkadaşlar bindiriyor. Korkuyorum ama yine de binmek istiyorum. At üzerinde olmanın duygusu başka. Atın tadı başka. Üzerine binip de cirit oynamak başka, köye gitmek başka. Ne desem faydasız. Gençler ata binsin. Babamlar köyde at üzerinde cirit oynardı. Atları severim. Elimizde yetiştirirdik. Atlar aynı arkadaşım gibi" dedi.

Şevki Kanak'ın damadı Nurullah Uçar (40) ise "Kendi atlarımız var. At sevgimiz var. Çoluk çocuk hep beraber biniyoruz. Kayınbabam da ata binmek istedi. Kendisi Kore gazisi. Herkese ata binmeyi öneririm. Biz her hafta sonu at binmeye geliriz. Çoluk çocuk hep birlikte ata bineriz. Kayınbabam daha önceden biniyormuş. Buraya da gelince çocukları gördü. Çocukları gördükten sonra 'beni bu ata bindirin' dedi" diye konuştu.

'KORE'DE YAPTIKLARINI ÇOK ANLATIRDI'

Şevki Kanak'ın eşi Hatice Kanak (76) da "Onun eşi olmak çok güzel bir duygu. Gurur duyuyorum. Kore'de yaptıklarını çok anlatırdı. Şimdi aklımızda kalmıyor. Ata çok binerdi. Davar güderdi. Yaylamız vardı. Gider gelirdi. Allah, devletimize milletimize zeval vermesin. Allah, Cumhurbaşkanımızı başımızdan ayırmasın" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Yaşam