"Uluslararası Kur'an Sünnet Ve Modern Bilimler Sempozyumu"
Devlet Bakanı Faruk Çelik, Akıl Ve Gönül Sahibi Varlıklara Bir Hitap Oolan Kur'an-ı Kerim'in Yaratıcının Varlığını, Birliğini, Eşsiz Kudretini, Delillerle Sunduğunu Belirtti.
"ULUSLARARASI KUR'AN SÜNNET VE MODERN BİLİMLER SEMPOZYUMU"
* Devlet Bakanı Faruk Çelik,
"Müslümanların zihninde, başka medeniyetlerde olduğu gibi, bilim ve dinin birbiriyle çatışan ve uzlaşmaları mümkün olmayan iki ayrı faaliyet alanı olduğu şeklindeki bir kabule rastlanmaz"
Devlet Bakanı Faruk Çelik, akıl ve gönül sahibi varlıklara bir hitap olan Kur'an-ı Kerim'in yaratıcının varlığını, birliğini, eşsiz kudretini, akılları ve gönülleri tatmin edici delillerle sunduğunu belirterek,
"Bu delilleri sunarken muhataplarından kainatta yaratıcının kudret ve azametine delalet eden ayetleri araştırmalarını, gördükleri derslerden ibret almalarını istemektedir" dedi.
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Vakfı ve Muslim World Leagua tarafından Grand Cevahir Otel'de düzenlenen "Uluslararası Kur'an Sünnet ve Modern Bilimler Sempozyumu", Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Bakan Çelik, sabah 8.9 şiddetindeki deprem ve tsunaminin oluşturduğu afetten dolayı Japon halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Çelik, Allah'tan dünya insanlığının bu afetlerden korumasını temenni ettiğini, Kuzey Afrika ve diğer kardeş ülkelerdeki özgürlük taleplerinin kan dökülmeden yeni sorunlar açmadan neticelenmesini arzu ettiklerini kaydetti.
İNSANLIĞA EŞSİZ BİR MEDENİYET ARMAĞAN ETMİŞLERDİR
İslam ve kutsal kitap Kur'an-ı Kerim'in ilim adamlarına büyük değer verdiğini belirten Çelik, Kur'an-ı Kerim'in bilenlerle bilmeyenlerin hiçbir şekilde eşit tutulamayacağını ve Allah'tan hakkıyla ancak alimlerin korkacağını bildirdiğini ifade etti.
Müslümanların, Allah'ın sözlü hitabı olan Kur'an-ı Kerim'i anlamaya çalıştıklarını, bu doğrultuda çaba sarf etmenin görevleri olduğunu vurgulayan Bakan Çelik, şunları söyledi: "Bu bağlamda, Müslümanların zihninde, başka medeniyetlerde olduğu gibi, bilim ve dinin birbiriyle çatışan ve uzlaşmaları mümkün olmayan iki ayrı faaliyet alanı olduğu şeklindeki bir kabule rastlanmaz. Aksine, kainattaki yaratılışın ihtişamını yansıtan ayetleri araştırmanın Kur'an-ı Kerim ayetlerini incelemek kadar takdire şayan olduğu belirtilir. Kur'an-ı Kerim son mesajdır. Kur'an-ı Kerim kendisinin ilahi kaynağını kabul etmek istemeyenlere eğer iddialarında samimiyseler adeta meydan okumaktadır."
Faruk Çelik, insanların mutlu olabilmesi için, insanın keşfi, insan hakikatının ne olduğu ve kainatın tüm özelliklerinin ortaya konulması gerektiğini belirtti.
BUNLAR, BİZİ TEKNOLOJİ ÜRETEN ÜLKELER KONUMUNA TAŞIMALI
Ayrıca, dünya kaynaklarının, bilim, teknoloji, fizik alanındaki kaynakların bütünleştirilmesi ve bir araya getirilmesi gerektiğini vurgulayan
Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: "Bunlar, bizi teknoloji üreten ülkeler konumuna taşımalı. Teknolojiyi kullanan ülkeler var, teknolojiyi üreten ülkeler var. Teknoloji üreten ülke olmadır bugün çıkış yolu. Bu, ancak bilimin rehberliğinde ve gerçekten eğitim alanındaki atılacak ciddi ve sağlıklı adımlarla gerçekleşebilir. İnsanı çok iyi tanıyan, kainatı çok iyi tanıyan, dünya ve ahiret saadetinin ne olduğunu çok iyi kavrayan ve bu ellerde şekillenen bir teknoloji, bu ellerde şekillenen bir gelişme, kalkınma hamlesinin dünyada zulmü değil, barışı, huzuru, kardeşliği ikame edeceğini rahat bir şekilde söyleyebiliriz."
Çok sayıda ülkeden bilim adamı ve akademisyenlerin katıldığı sempozyuma, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de katıldı. Sempozyum, 13 Mart'ta sona erecek.









