Talat-gül Görüşmesi (2)

Talat-gül Görüşmesi (2)

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Kıbrıs Konusunda Kıbrıs Türkü'nün Hak ve Hukukunun Feda Edilmeyeceği Yapıcı Davranışlara Devam Edileceğini ve Birleşmiş Milletler (BM) Sürecinin, Oyalama Taktiklerinin Ötesinde, Ciddi ve Gerçekten Çözüme Dönük Çalışmaları Yapan Bir Süreç Olmasına Dikkat Edeceklerini Söyledi.

Talat-gül Görüşmesi (2)

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Kıbrıs konusunda Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukunun feda edilmeyeceği yapıcı davranışlara devam edileceğini ve Birleşmiş Milletler (BM) sürecinin, oyalama taktiklerinin ötesinde, ciddi ve gerçekten çözüme dönük çalışmaları yapan bir süreç olmasına dikkat edeceklerini söyledi.

KKTC ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüşen Gül, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün onaylanmasının KKTC'nin değil, AB'nin bir meselesi olduğuna işaret ederken, Doğrudan Ticaret Tüzüğü onaylansa da onaylanmasa da, KKTC'nin hiçbir şey kaybetmeyeceğini ifade etti.

Türkiye ile KKTC'nin, kapsamlı bir çözüm için yapıcı ve olumlu çalışmalarına devam edeceğini kaydeden Gül, Türkiye'nin sonuna kadar KKTC'nin yanında ve arkasında olacağı sözlerini yineledi. Gül, önem verilen BM sürecinin, oyalama taktiklerinin ötesinde, ciddi ve gerçekten çözüme dönük çalışmaları yapan bir süreç olmasına özellikle dikkat çekildiğini de belirtti.

Görüşmede Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin de değerlendirildiğini kaydeden Gül, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün onaylanmasının KKTC'nin sorunu olmaktan öte, AB'nin bir meselesi olduğunu söyledi. Gül, "AB, Kıbrıs Türkleri'ne bir söz vermiştir. Kıbrıs Türkleri dürüstçe ve namusluca yapmışlardır. Şimdi sıra, AB'nin verdiği sözü tutma sırasıdır. AB'nin güvenirliği, itibarı, kredibilitesi ve sözünün ne kadar geçerli olduğunun ispatı meselesidir" dedi.

Kıbrıs konusunda yapıcı davranışlara devam edileceğini ve referandumda alınan yapıcı, olumlu, gerçekten çözüm bulucu usül ve davranışların sürdürüleceğini söyleyen Gül, "Ama bu hiçbir zaman Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukunun feda edileceği anlamına gelmeyecek. Onurlu bir barış için, onurlu ve yaşayabilir kapsamlı bir çözüm için hep beraber, el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Kapsamlı, yaşayabilir bir çözüm isteniyorsa, adanın "iki ayrı ırk, dil, din, demokrasi" gerçekleri göz önüne alınmadan bir çözümün masaya gelmemesi gerektiğini kaydeden Gül, "Bu çerçeve içinde beraber yaşanabilir, işbirliği yapılabilir ve Annan Planı çerçevesinde yapıcı ve kapsamlı bir çözüme varılabilir kanaatindeyiz" şeklinde konuştu.

Gül, ada gerçekleri ve bu çerçeve dikkate alınmayıp, bazı taktiklerle süreçler uzatılırsa, Türkiye Cumhuriyeti'nin, KKTC'nin yanında durmaya devam edeceğini, ekonomik ve sosyal atılımların yükselip, pekişmesinin süreceğini belirtti.

Konuşmasının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın cumhurbaşkanlığı seçimi ve Kuzey Irak'a müdahaleyle ilgili açıklamalarına ilişkin soru üzerine, söz konusu konuların Türkiye'nin meseleleri olduğunu ve Türkiye'de konuşulması gerektiğini söyledi. Gül, "Tabiki anayasanın sadece yazılı şekline değil, ruhuna da, Türkiye'de Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten herkesin, hükümetlerin, kurumların bağlı olması gerekir ve bağlıdırlar da" diye konuştu.

Gül, KKTC ziyaretinde bu konuların değil, Kıbrıs'ın meselelerinin, Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunun ilelebet nasıl yaşatılacağının konuşulduğuna da işaret etti. Gül, 8 Temmuz süreciyle ilgili bir soruyu da, Türk tarafının bu sürece destek verdiği şeklinde yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Talat ise, Türk tarafının Lokmacı Kapısı'nı açmaya hazır olup olmadığı yönündeki soruyu, "Biz hazırız. Kabinleri kurduk, bilgisayar hazır. Rum tarafını bekliyoruz" şeklinde cevapladı.

Cumhurbaşkanı Talat, KKTC'de askeri otoriteyle sivil otorite arasında gerginlik olduğu yönünde sözleri olduğuna ilişkin soruya ise, "Ben bazı hassasiyetler oluştuğunu, onun çözümlendiğini, ancak çeşitli çevrelerin, özellikle marjinal grupların kışkırtmalar yoluyla böyle bir gerginlik var havası oluşturmaya çalıştığını ve buna prim verilememesi gerektiğini söyledim. Ben doğrudan 'asker-sivil gerginliği var' ifadesi kullanmadım" karşılığını verdi.

(MG-OYK-OYK-SN-D)