Fenerbahçe 100. Yıl Spor ve Bilim Kongresi
Fenerbahçe 100. Yıl Spor ve Bilim Kongresi'nin Son Gününde Spor Finansmanı ve Sporun Ekonomik Boyutları, 'Sporun Finansmanı' Konulu Düzenlenen Bir Panelde Masaya Yatırıldı.
Fenerbahçe 100. Yıl Spor ve Bilim Kongresi'nin son gününde spor finansmanı ve sporun ekonomik boyutları, 'Sporun Finansmanı' konulu düzenlenen bir panelde masaya yatırıldı.
Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Merkezi Dolmabahçe Salonu'nda düzenlenen 'Sporun Finansmanı' konulu panelin oturum başkanlığını Hazine ve Dış Ticaret eski Müsteşarı Dr. Tevfik Altınok yaptı. Panele Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Tahir Perek'in yanı sıra Efes Pilsen Basketbol Kulübü Asbaşkanı Çetin Çeki ile Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hamit Aydoğan da konuşmacı olarak katıldı. Panelde yaptığı konuşmada spor finansmanına vergi mevzuatı ve mali yükümlülükler açısından yaklaşan Tahir Perek,
bonservis bedelleri haricindeki kulüp faaliyetlerinin KDV'ye tabi olmasının, beklendiği gibi Hazine'ye gelir kazandırmadığını, aksine kaybettirdiğini savundu. Spor kulüpleri üzerindeki asıl vergi yükünü stopaj vergisinin oluşturduğunu belirten Perek, "Sporcu ücretleri stopaja tabi. Bunlar kulüp için büyük bir yük. Türkiye'de tüm transferlerde sporcularla, net fiyat üzerinden anlaşmaya varılıyor. Böyle olunca netten brüte gidiliyor. Kulüpler, anlaşma gereği ödedikleri meblağların yanı sıra vergi yükünü de
üstleniyor. Böylece bir yerde kulüpler, ödediği verginin de vergisini ödemiş oluyor. Bu trilyonları geçen rakamlar, kulüpleri 20-25 trilyon vergi yükü altına sokuyor. Ayrıca son zamanlarda bu stopajın yüzde 15'ten yüzde 35'e kadar çıkarılması düşünülüyor. Kulüpler büyük bir mükellefiyet altındadır. Kayrılıyormuş gibi görülmelerine rağmen, kulüpler çok çok büyük vergi yükü altındadırlar" diye konuştu.
Kulüplerin amatör şubelere yaptığı masrafların devlet tarafından finanse edilmesini isteyen Perek, "Amatör şubelerin geliri neredeyse sıfır. Futbolun gelirleri buraya aktarılıyor. Oysa amatör şubeler, ülkenin her spor branşında temsil edilmesi ve moral değerler açısından önemli. Olimpiyatlara sporcu yetiştiren, spor kulüpleridir. Amatör şubelerle ilgili masraflar devlet tarafından finanse edilmeli. Devlet bunu mahsuplaşma yoluyla yapabilir. Kulüpler futboldan kazandıklarını amatör şubelere aktarıyor"
diye konuştu.
Tahir Perek, ayrıca yayın gelirlerinin paylaşılması ve Fenerbahçe'nin İspanya ve İtalya'da olduğu gibi yayın haklarını ayrıca pazarlaması şeklindeki bir soruya ise, "Henüz sistem bizim insiyatifimizde değil. Diğer büyük kulüpler 8-10 bin kombine satarken, 30 bin kombine satan, 2 milyon adet piyango bileti satan, Fenerium gelirleri 40 milyon doları aşan, 100 bin taraftar kart sayısını bulan Fenerbahçe ile diğer kulüplerin bu konuda eş tutulması yanlış. Bu nedenle zaman zaman Futbol Federasyonu ile kavgalı
hale geliyoruz. Umarım anlaşırız" dedi.
Panelde konuşan Çetin Çeki de, sporun finansmanına basketbol yönünden yaklaştı. Amerikan kulüplerinin Avrupa kulüplerinden daha fazla fon yaratabildiğini söyleyen Çeki, Türkiye'de basketbolun pazarlama, bilet pazarlama, finans ve yapısal sorunlarının bulunduğunu dile getirdi. Çeki ayrıca, Avrupa'da örneklerinin olduğu gibi Nokia ve Simens gibi global markaların, Türkiye'de yeni oluşturulacak modern spor salonlarına isim sponsoru olması gerektiğini söyledi.
Hamit Aydoğan da bankacı gözüyle spor finansmanını anlatırken, panelde söz alan Fenerbahçe Spor Kulübü Mali İşler Koordinatörü Abdülkadir Kuşin, uluslararası birçok finans kuruluşunun Fenerbahçe'ye finans sağlamak için sıraya girdiğini söyledi.
(İY-İY-S)









