Soma'daki Maden Faciası Davası

Soma'daki Maden Faciası Davası
Anadolu Ajansı - Haberler | Güncel

Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin davanın dokuzuncu duruşması başladı.

Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin davanın dokuzuncu duruşması başladı.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, genel müdür Ramazan Doğru, işletme müdürü Akın Çelik, teknik müdür İsmail Adalı, teknik nezaretçi Ertan Ersoy ile bazı tutuksuz sanıklar, mağdur aileleri ve tarafların avukatları katıldı.

Celse arasında mahkemeye gelen evrakların okunmasının ardından müşteki avukatları, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

Avukatlardan Selçuk Kozağaçlı, madende ne yanarsa yansın bütün galerileri dolduracak duruma gelmesinin mümkün olmadığını, birikim oluştuğunu ancak gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.

Mahkemeye, şirketin faaliyet raporundaki havalandırma haritasını gösteren Kozağaçlı, geçmiş yıllarda yer almayan "temiz hava çıkışının" facia sonrası eklendiğini ve haritalardaki oynamayla da mahkemeyi yanıltmanın amaçlandığını öne sürdü.

301 işçinin ölümünde, şirketin uyguladığı "taşeron" politikasının da etkili olduğunu vurgulayan Selçuk Kozağaçlı, "Onlar inkar etse de biz diyoruz ki madende taşeron vardı ve işçi üzerinde iş güvenliği konusunda baskı yaratıyorlardı. Taşeronların adı raporlarda baca şefi olarak geçiyordu." ifadelerini kullandı.

Kozağaçlı, Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın, sadece finansçı olduğuna ilişkin yaptığı açıklamaların da yanıltıcı olduğunu iddia etti.

Can Gürkan'ın bir heyete madeni gezdirirken çekilen görüntüleri sunan Kozağaçlı, "Kendisi, 'madencilikten' anlamam demişti ama madende nasıl yürünmesi gerektiğini yanındakilere anlatıyor. Madendeki oymak başı nasıl olur onu gösteriyor. Can Gürkan patronun masum çocuğu değil, madenle ilgili karar veriyor. Kendisi maden işine hevesli. Orada olası kasıt, bilinçli taksirle insan öldürüldü." dedi.

Can Gürkan'ın savunması

Tutuklu sanıklardan Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ın söz aldığı sırada salondaki maden işçisi yakınları "katil" diyerek tepki gösterdi.

Gürkan, mahkeme heyetine, "Bizi infaz için mi mahkeme var yoksa savunma için mi" dedikten sonra şöyle konuştu:

"Basın bizim söylediklerimizi yazmıyor. Bilirkişi raporu gelmemiş. Bolca hakaret dışında sonucu belli bir celse olacak. Tutukluluk halinin devamına karar vereceksiniz. Savunma yaparken hakarete maruz kalmak istemiyoruz. Suçlanan, suçlayan ve hakim var. Ağırlığınızı bir tarafa koyduğunuzda benim savunmamın anlamı kalmaz. Bilimsel raporlar dikkate alınmıyor."

Eski Manisa Barosu Başkanı Zeynel Balkız'ın davayı yönlendirdiğini öne süren Can Gürkan, suçlama için ise kanıt olması gerektiğini vurguladı.

301 kişiyi kasten öldürme suçlamasının kanıtsız yapıldığını savunan Gürkan, "Bunu bu davada gördük. Kusura bakmayan Sayın Başkan biz burada daha adaletin A'sını göremedik." dedi.

Can Gürkan'ın, yalan ifade verenler hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini söylemesi üzerine, Hakim Aytaç Ballı yazılı dilekçe verilmesi halinde gerekli işlemin yapılacağını ifade etti.

Bazı madenci yakınlarının Can Gürkan'ın konuşması sırasında tepki göstermesi üzerine Gürkan'ın avukatı Kadir Çekin salondakileri susturmak istedi.

Avukat Çekin'e bazı ailelerin 'bizim yakınımız, çocuklarımızın babası öldü sen kime bağırıyorsun" şeklinde tepki göstermesi üzerine salonda kısa süreli gerginlik oldu.

Madenci ailelerinin avukatlarının araya girmesi ile gerginlik sona erdi, bazı aileler de hakim tarafından salondan çıkarıldı.

Can Gürkan, sanık olarak yıpratıcı bir süreçten geçtiğini söyleyerek, "Hayatımda duymadığım sözler duyuyorum. Kömür yangını diye bildiğiniz ancak kömür yangını olmayan bir olay nedeniyle 2,5 yıldır tutukluyum. Yangın olmadığı ortaya çıkıyor." dedi.

Bilirkişi raporlarının yalan olduğunu savunan Can Gürkan, şöyle devam etti:

"Mahkemenin bu raporları yırtıp atması lazım. Yargılama yargısını bilirkişiye devretmemeli. Ayrıca madene ait olmayan 2 şişe bulunmuştu. Bu şişelerin ve üzerindeki parmak izinin araştırılmasını istiyorum. Bir avukatımızın arabası terör örgütü tarafından yakıldı. Çünkü ölümle tehdit edildi, o avukat davadan çekildi. Türkiye'de çok şey değişti, yargı da değişecek. Bu olayları bize zarar vermek için yapıyorlar. Kimse böyle bir rapor yazamaz. Bu rapor böyle bir iradenin ürünüdür. O irade bu olayların da sorumlusudur."

Tutuklu sanıklar tahliye kararı isterken, tutuksuz sanıklar ise söyleyecek bir şeyleri olmadığını ifade etti.

Sanık avukatlarının dinlenmesinden önce duruşmaya kısa süreli ara verildi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Manşet Haberler

title