Psikolog Ardıç'tan Referandum Değerlendirmesi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Referandum Sürecini Değerlendiren Psikolog Alp Ardıç, Oy Kullanacakları Psikolojisini Tahlil Etti. Buna Göre Ardıç, "Hayırcılar, Halkoylamasını Muhalif Bir Hareket Olarak Görürken, Hiç de Hoş Olmayan Bir Kaygı İçindeler.

Referandum sürecini değerlendiren psikolog Alp Ardıç, oy kullanacakları psikolojini tahlil etti. Buna göre Ardıç, "Hayırcılar, halkoylamasını muhalif bir hareket olarak görürken, hiç de hoş olmayan bir kaygı içindeler. Evetciler ise büyük bir duygusal bağlılığı yineliyor" derken, referandumun tarihi ile dini duyguların yoğun yaşandığı orucun ardından gelen bayram tatilinin oy kullanımını da ciddi şekilde etkileyeceğini söyledi.

Yoğun ve derin bir toplumsal psikolojik süreçten geçildiğinin altını çizen Ardıç, "Sokaklarda ve dolmuşlarda bile gündemin yaşam kaygısından sıyrılıp, büyük oylamaya döndüğü bu zaman diliminde; İçinden geçtiğimiz bu derin zaman diliminde adeta toplumsal bir transta olduğumuzu görüyorum. İnsanların; okuyup ne olduğunu anlamak yerine duygusal bir süreçten geçtiğini şaşkınlıkla izliyoruz" dedi.

Psikofiz Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi'nin kurucusu Alp Ardıç, internet sitesinden Referandum sürecinde vatandaşların duygusal yapısını değerlendirdi. Oy verenlerden "Hayırcılar, halkoylamasını muhalif bir hareket olarak görürken, hiç de hoş olmayan bir kaygı içindeler. Evetciler ise büyük bir duygusal bağlılığı yineliyor" diyen Ardıç şöyle devam etti:

-REFERANDUM TUSUNAMİSİ-

"Referandum tusunamisinin üzerimize geldiği şu son günlerde bir kısım kaçmayı, bazıları Allahın hikmetine bırakmayı, kimileri ise yüzerek savaşmayı deniyor. Görüldüğü üzere toplum olarak derin bir süreçten geçiyoruz. İnsanların sorumluluklarını ve hatta sorunlarını bile yok saydıracak kadar derin ve görkemli. Görünen şudur ki; referandum halkoylaması veya hürriyet duygularından uzaklaştı. Bunun yerini; acımasız, ölümcül, karmaşık ve cerrahi bir savaş aldı. Tarafların kitlelerin duygularını ve bütünlüklerini kullandığı derin bir toplumsal süreç.

Halkoylaması, Yüksek Seçim Kurulunun onayladığı takvim çerçevesinde yapılıyor. 12 Eylül gibi kritik ve derin toplumsal yaraların olduğu bir tarihte yapılacak oylamanın, 1980'nin 12 Eylül'ünü yaşayanlar için bir psikolojik geçiş süreci olduğu kanaatindeyim. Bununla birlikte; herkesin bildiği gibi Ramazan bayramının ertesine gelen oylamanın dini kesimler açısından oldukça uygun bir zaman dilimi olduğunu düşünüyorum. Maalesef ki; bizim gibi tatil yapmayı seven bir milletin bile tatillerini yarıda bıraktıracak kadar derin olan bu oylama, içinde barındırdığı; etnik, dini ve sosyal yapıyla değerlendirilemiyor."

-TRANS HALİ-

Süreci bir trans haline benzeten Ardıç "Öyle zannediyorum ki; bu sürecin derinliğinin yarattığı bir trans halinden kaynaklanmaktadır ki; insanlar değişecek olan maddeleri ve içeriği görmeksizin kararlarını vermeye çalışıyorlar. Bu anlamda partilerin şahsi çıkarlarıyla ortaya çıkardığı bu derin trans hali insanların ihtiyaçlarını görmezden gelebilmelerine imkan veriyor" dedi.(ANKA)

(ÜNS/ÖMR)

Kaynak: ANKA