Yunanistan, Libya Meclisi'nin Türkiye ile deniz anlaşmasını onayına tepki gösterdi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleLibya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile 2019'da imzalanan Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları anlaşmasını onaylaması Yunanistan'ın tepkisini çekti. Anlaşmanın uluslararası deniz hukukunu ihlal ettiğini savunan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Libya'nın deniz sınırlandırmasını haklı çıkaracak karşılıklı veya komşu kıyılara sahip olmadığını iddia ederek bu durumun anlaşmaya engel teşkil ettiğini öne sürdü.
Yunanistan, Libya'ya Türkiye ile Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşmayı onaylamasına tepki gösterdi.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile 2019'da imzalanan ve iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşmayı onaylamasına karşı çıkarak, anlaşmanın uluslararası deniz hukukunu ihlal ettiğini ve bölgedeki devletlerin egemenlik haklarını çiğnediğini öne sürdü.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Libya'nın böyle bir deniz sınırlandırmasını haklı çıkaracak karşılıklı veya komşu kıyılara sahip olmadığını iddia etti. Dışişleri Bakanlığı, Libya'ya Doğu Akdeniz'deki istikrarı zedeleyecek eylemlerden kaçınma çağrısında bulunarak, durumun ortaklar ile müttefiklere bildirildiğini ve egemenlik haklarını korumak için gerekli tüm uygun tedbirlerin alınacağını belirtti.
LİBYALI MİLLETVEKİLİ: BAZI ÜLKELER RAHATSIZ OLABİLİR
Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi'nin kararı hakkında Reuters'a konuşan Libyalı milletvekili Tarek al-Jeroushi, anlaşmanın Libya'nın büyük güçlerle siyasi, askeri ve ekonomik ortak olarak konumunu güçlendireceğini söylemişti. Al-Jeroushi, "Bazı ülkeler bu anlaşmadan rahatsız olabilir, ancak bizim için önemli olan ulusal çıkarlarımızdır" demişti.
Milletvekili Aisha al-Tabalqi ise anlaşmanın, uzmanlaşmış komitelerin hükümlerine ilişkin kapsamlı ve ayrıntılı bir açıklama sunmasının ardından onaylandığını belirtmişti.
2019'DA İMZALANMIŞTI
Türkiye ile Libya arasındaki Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, 27 Kasım 2019'da İstanbul’da Trablus merkezli hükümetle imzalanmış, ardından TBMM tarafından onaylanmıştı. Muhtırayla iki ülkenin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırları 18,6 millik bir hatla belirlenmişti. Birleşmiş Milletler, muhtırayı 30 Eylül 2020'de kayıt altına almıştı. 3 Ekim 2022'de imzalanan ek mutabakatla da Türkiye’ye Libya’nın kara ve deniz alanlarında petrol ve doğal gaz arama hakkı tanınmıştı.
DOĞUDAKİ MECLİS DAHA ÖNCE REDDETMİŞTİ

Libya’da 2014'ten bu yana doğu ve batıda rakip yönetimler bulunuyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, Aralık 2019'da muhtırayı geçersiz saymış, Meclis de Ocak 2020'de Türkiye ile imzalanan güvenlik ve deniz yetki anlaşmalarını reddetmişti. Salih, Aralık 2025'te de muhtıranın “Libya devleti için bağlayıcı olmadığını” yinelemişti. Meclis, 6 Ekim’de Salih’in yerine Salihin Abdünnebi el-Ubeydi’yi başkanlığa seçti. Salih ise görevden alınma sürecinin geçerliliğine itiraz ediyor.
YUNANİSTAN NEDEN KARŞI ÇIKIYOR?
Yunanistan, deniz yetki alanlarının Girit dahil kendi adalarından başlayarak çizilmesi gerektiğini savunuyor. Atina’ya göre Türkiye ile Libya arasındaki muhtıra, Girit’in güneydoğusundaki kendi münhasır ekonomik bölgesini ihlal ediyor ve adalara tanınması gereken deniz alanlarını yok sayıyor. Muhtırayla belirlenen hattın Girit’e yaklaşık 45 deniz mili uzaklıkta olduğu belirtiliyor.
Yunanistan, Libya ile bir sınırlandırma anlaşması bulunmadığı için, 2011'de çıkardığı bir yasaya dayanarak iki ülke arasındaki orta hattı esas alıyor. Atina, bu yaklaşımın uluslararası hukuka uygun olduğunu savunuyor. Türkiye ise adaların başka bir ülkenin kıyısına yakın olduğu durumlarda tam etki tanınamayacağını ve hakkaniyet ilkesinin gözetilmesi gerektiğini savunarak muhtıranın uluslararası hukuka uygun olduğunu vurguluyor.
Yunanistan, muhtırayı imzalanmasının ardından tanımamış ve 2020'de Mısır ile kendi deniz yetki alanları anlaşmasını imzalamıştı. Bu anlaşmada, Türkiye-Libya muhtırasıyla belirlenen alanların bir kısmı Yunanistan’a ait gösterilmişti.










