Cep telefonuyla Şırnak'tan Almanya'ya uzanan sinema yolculuğu

Genç yönetmen Murat Ferhat Akay, sıfır bütçeyle cep telefonuyla çektiği filmleriyle Şırnak'ın İdil ilçesinden Almanya'ya uzandı. Ara Güler'in sözünden ilham alan Akay, bölgenin zengin hikayelerini beyaz perdeye taşımayı hedefliyor.
Ara Güler'in "En iyi kamera en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan en iyi romanı yazardı" sözünden ilham alan genç yönetmen Murat Ferhat Akay, 19 yaşında sıfır bütçeyle ve sadece bir cep telefonuyla başladığı sinema yolculuğunu Şırnak'ın İdil ilçesinden Almanya'ya taşıdı.
Şırnak İdil'den çıkıp Almanya'ya uzanan sinema yolculuğunda genç yönetmen Murat Ferhatakay, sıfır bütçe ve tek bir cep telefonuyla prodüksiyonlara meydan okuyor. Oyunculuk hayaliyle yola çıkıp senarist ve yönetmen olan Murat Ferhatakay, "İnsan kalmanın yolu eğitim, insanlığı ileri taşımanın yolu ise sanattır" diyerek yeni nesillere sanatla umut aşılıyor.
"Elimde sadece bir cep telefonuyla yola çıktım ve artık filmlerimi kendim çektim"
Ara Gülerin sözünden ilham aldığını ve cep telefonu ile filimler çektiğini ifade eden Murat Ferhatakay, "Senaryoyu yazdığım ve yönetmenliğini yaptığım filmler çekiyorum, bir telefonla set yapıyorum. Bu coğrafyada insanlarımızla, halkla, esnafla, küçüğünden büyüğüne beraber hep birlikte filmler çekiyoruz. Çekmiş olduğum film çalışmalarım Fısıltı, Ruhun Hapsi 1-2, Gölge Hanım, At Gözü, Üşüyen Güneş ve şu an çekmiş olduğumuz Beşinci Mevsim adımları. 19 yaşlarında ilk kez bir telefonla çekime başladım. Ara Güler'in şu sözünü okumuştum 'En iyi kamera en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan en iyi romanı yazardı.' Bu benim için bir dönüm noktası olmuştu. Ondan sonra elimde sadece bir cep telefonuyla yola çıktım ve artık filmlerimi kendim çekeceğim dedim. Senaryomu yazdım ve Cizre'de bu filmi çekmek istedim. Çünkü Cizre'de El Cezeri, Ahmedi Hani, Melaye Cezeri gibi birçok alimin adını filmlerimde yansıtmak istedim. Bunun için sabahları otostopla yola çıkar, gün boyu aç kalıp, gece 3'te tırlarla otostopla İdil'e dönerdim. ve bunu 6 ay boyunca yaptım. Sıfır parayla, tamamen otostopla gidip otostopla gelirdim. Cizre'de hiçbir insanı da tanımazdım, herkesle konuşup ikna edip mekanları ayarlayıp çekimi yapıp öyle dönerdim" dedi.
"Telefonla set yapıyoruz bu topraklarda"
Bölgelerindeki zengin hikayeleri beyaz perdeye taşımak istediğini aktaran Genç yönetmen Ferhatakay, "Fısıltı filmini Sulak köyünde çektim. Orada Ali Dino Kalesi var. Oradaki sahnelerimi çekerken orada çok kısa, 10 saniyelik bir görüntü almam lazımdı ve oraya gidebilmem için imkanım yoktu, imkanım olmadığı için ben dağdan 2 saat yürüyerek gitmiştim o kısa görüntüyü almak için. Çünkü bu değerleri filmlerimde yansıtmazsam benim için kabul edilemez bir şeydir. Çünkü gençlerimizin, çocukların bu değerleri, bu zenginlikleri görmesi lazım ki içlerindeki cevher uyansın. Çünkü biliyorum, herkes uyusa bile bir kişi uyanıksa diğer bütün insanları uyandırabilir. Ben de filmlerimde bu umut ateşini yaymaya çalışıyorum. Hedefim bu coğrafyada çok daha zengin hikayeleri beyaz perdeye taşımak istiyorum. Tabii ki telefonun da bir sınırı var ama ben bir telefona da yine sınır tanımıyorum. Dediğim gibi bir telefonla set yapıyoruz bu topraklarda" diye konuştu.
"Oyunculuk aşkı bize yönetmenlik ve senaristliği de kazandırdı"
Hayalinin oyunculuk olduğunu ama kendi yazdığı senaryolarını da yönettiğini aktaran Murat Ferhatakay, "Şu an çektiğimiz Beşinci Mevsim film çalışmamızın çekimleri İdil, Cizre, Mardin, Diyarbakır, Ankara ve Almanya'da geçiyor. Bu sefer çekimler Avrupa'ya sıçradı, bir telefonla oradan da insanlar filmde yer almak için geliyor, bu da beni çok mutlu ediyor. Ben istiyorum ki bu topraklarda setler ve karavanlar olsun. Bir telefonla çıktığım bu yolu bayrağı götürebileceğim yere kadar götüreceğim; çocuklar için, bu coğrafya için. Çünkü ben bu işi aşkla yapıyorum. Ben bu işe oyunculuk için başlamıştım, çünkü benim hayalim oyunculuktu. Ama o dönemlerde yazan ve yöneten olmadığı için mecbur hem senaryo yazmak zorunda kaldım hem de yönetmek zorunda kaldım. Oyunculuk aşkı bize yönetmenlik ve senaristliği de kazandırdı. Bugün de birçok film çekiyoruz ve buna devam edeceğiz. Gidebildiğim yere kadar gideceğim inşallah. Her filmde bölgemizin zengin insanları var, onları da filme katıyorum. Küçüğünden büyüğüne halkımızla beraber bir telefonla set yapıyoruz ve çok güzel geçiyor" şeklinde konuştu.













