Kardeşe zekât verilir mi? Zekât kime verilir?

Zekât nedir, kimlere verilir, zekât kardeşe verilir mi? gibi sorular son zamanlarda sıkça araştırılan konular arasında yerini aldı. Zekat, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda mala sahip olan kişilerin Allah rızası için ihtiyaç sahibi belli kişilere verilen belli miktar paradır. Peki, belli kişiler kimlerdir? Kardeşe zekât verilir mi? Zekât kime verilir? Soruların cevabı için haberimizi okumaya devam edin.
Zekât nedir, kimlere verilir, zekât kardeşe verilir mi? gibi sorular son zamanlarda sıkça araştırılan konular arasında yerini aldı. Zekat, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda mala sahip olan kişilerin Allah rızası için ihtiyaç sahibi belli kişilere verilen belli miktar paradır. Peki, belli kişiler kimlerdir? Kardeşe zekât verilir mi? Zekât kime verilir? Soruların cevabı için haberimizi okumaya devam edin. İşte cevaplar!
KARDEŞE ZEKÂT VERİLİR Mİ?
Eğer kardeşinizin maddi durumu iyi değilse, sizden daha kötü durumdaysa verilebilir. Bu onu diyanete göre şöyle açıklanmıştır; Fakir olan kardeşe zekât verilebilir. Kardeş çocuğu, amca, dayı, hala ve bunların çocukları da böyledir (Merğînânî, el-Hidâye, II, 224; İbnü'l-Hümâm, Feth, II, 275; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, III, 172, 293). Hatta zekât verirken yoksul akrabalara öncelik verilmesi daha sevaptır. Çünkü bunda hem zekât borcunu ödeme, hem de sıla-i rahim vardır. Hz. Peygamber (s.a.s.), "Sadakasını hısımına veren için iki ecir vardır: Hısımlık ecri ve sadaka ecri." (Buhârî, Zekât, 44; İbn Mâce, Zekât, 24) buyurarak bunu teşvik etmiştir.
ZEKÂT KİME VERİLİR?

Zekatın kimlere verilmesi gerektiği Kuran-ı kerimde açıklanmıştır. Diyanetin açıklamalarına göre Kuran-ı Kerimde belirlenen kişiler şu şekildedir:
Bunlar; fakirler, miskinler, zekât toplamakla görevlendirilen memurlar, müellefe-i kulûb adı verilen kalpleri İslam'a ısındırılmak istenen kimseler, esaretten kurtulacaklar, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış olanlardır (Tevbe, 9/60).
Fakir ve miskin, temel ihtiyaçları dışında herhangi bir maldan nisab miktarına sahip olmayan kimsedir. Ancak temel ihtiyaçları dışında, ister artıcı (nâmî) vasıfta olsun ister olmasın, herhangi bir maldan nisap miktarına sahip olan kimse fakir veya miskin kapsamında olmadığından ona zekât verilmez (İbnü'l-Hümâm, Feth, II, 266).
Borçlu, kul hakkı olarak borcu olan ve borcunu ödeyeceği maldan başka nisab miktarı malı bulunmayan kimsedir (İbnü'l-Hümâm, Feth, II, 268).
Yolda kalmış kimse, sürekli yaşadığı yerde malı bulunsa bile, çıktığı yolculukta parasız kalıp parasına ulaşma imkânı bulamayan, başka bir deyişle, parasızlıktan yolda kalmış ve memleketine dönemeyen kimsedir. Bu kimseye, malının bulunduğu yere dönmesine ve dönünceye kadarki ihtiyaçlarını gidermesine yetecek kadar zekât verilebilir (Kâsânî, Bedâî', II, 43-46). Günümüzde yolcu olan kişi istediği zaman memleketindeki parayı banka kartı veya başka bir yöntemle alma imkânına sahipse ona zekât verilmez.
"Allah yolunda" anlamına gelen "fî sebîlillah" ifadesi ise, kendisini Allah yoluna ve İslam'a adamış hac yolcuları, askerler ve ilim için yola çıkan gerçek kişiler olarak yorumlanmıştır.











