Yaşlanmayı Geciktirme Taktikleri

Yaşlanmayı Geciktirme Taktikleri
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Mevcut yaşam tarzınızda yapacağınız ufak değişikliklerle genç görünümünüz ile yıllara meydan okumanız mümkün.

Yaşlandığımda acaba nasıl görüneceğim? Bundan 20 yıl sonra nasıl olacağım? Bu gibi soruları hem yakın arkadaşlarımıza hem de kendimizle başbaşa kaldığımızda aynalara yöneltiyoruz. Gelecekteki halimizle bu kadar fazla ilgilenmeyi bir kenara bırakıp yılları nasıl yavaşlatabileceğimize odaklanabiliriz. Womenist olarak, öncelikle size beslenmenizle ilgili önem arz ettiğini düşündüğümüz birkaç öneride bulunmak istiyoruz. Sebzelere, meyvelere, tam tahıllılara ve protein içeren gıdalara yer veren, dengeli bir beslenmenin yaşlanmayı geciktirme anlamında ne kadar yararlı olduğunu farklı farklı kaynaklardan belki binlerce kez duydunuz. Bu sağlıklı beslenme şartını yeniden detaylandırma niyetinde değiliz. Bunun yerine, gelin son zamanlarda yapılan bazı araştırmalara değinelim...

Pişirme yöntemi neden önemli?

Izgarada pişirme, diyet yapan biri için oldukça tercih edilen kolay, pratik ve lezzetli bir pişirme yöntemi. Fakat şekerlenme yani glikasyona neden olabiliyor. Gıdaların bu şekilde pişirilirken maruz kaldıkları yüksek ısı, ileri glikasyon son ürünlerinin ( AGE ) meydana gelmesini sağlıyor. AGE'ler, kanda yüksek seyreden şeker düzeylerinin sonucu oluşmakta. AGE olarak kısaca adlandırdığımız bu son ürünlerin vücudunuzda daha fazla bulunması, ekstra hücresel hasar, dokuların bozuşması, yani kısaca 'yaşlanmanın hızlanması' demek. Bu yüzden yüksek ısıda ızgara yerine örneğin buharda pişirme gibi daha düşük ısıdaki pişirme yöntemlerine yer vermeyi deneyebilirsiniz. Yiyeceğiniz etleri marine etmeniz de AGE'nin negatif etkisini azaltabilir. özellikle limon ve sirke, asiditeyi artırıcı etkiye sahip olduklarından tercih edilebilir.

Sebze ve meyvelerin dayanışmaya ihtiyacı var

Yaşlanmayı geciktirmek için antioksidanlarca zengin olan sebze ve meyvelerden tüketmeniz gerektiğini zaten biliyorsunuz. Yine son dönemde yapılan bir başka araştırma, tabağınızdaki sebze-meyve çeşitliliğinin özellikle bazı hücre zarlarında tahribata neden olan ve yaşlanmayı tetikleyen serbest radikallerin temizliğinde pozitif bir etki yarattığını gözler önüne seriyor. Bildiğiniz gibi; portakal, üzüm ve yaban mersini ayrı ayrı birer iyi antioksidan. Fakat birlikte tüketildiklerinde ortaya çıkan sinerji ile vücüdunuzda çok daha güçlü antioksidan etkisi bırakabiliyorlar.

Kahve içenler bu habere sevinecek!

Fazla kahve tüketmenin sağlığınız açısından negatif etkileri olduğu yüzlerce makalede yer almıştır. Uykunuzu kaçıran, metabolizmanızı harekete geçiren kahveyi günde 3 ilA 5 bardak arasında tüketmeniz, Alzheimer ve bunama riskini tam % 65 oranında azaltıyor. Bunu iddia edenler, bu konuda geçtiğimiz aylarda bilimsel bir araştırma gerçekleştiren Finliler. Bir sevindirici haber de 'çaysız yapamam' diyen çay tiryakilerine! çay tüketiminin de yaşlandırmayı geciktirici etkisi olduğu düşünülüyor. çayın, kahveye benzer şekilde Alzheimer riskini düşürdüğü, ayrıca Parkinson ve kalp hastalıklarına iyi geldiği, bazı kanser türleri ile karşılaşma riskini de azalttığı söyleniyor...

Çikolata genç kalmanızı mı sağlıyor yoksa?

Koyu çikolatanın içeriğinde bulunan antioksidan maddelerin kan damarlarındaki hücrelerin etkinliğini artırarak kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığını daha önce duymuştuk. Yapılan yeni araştırmalar, koyu çikolatanın yararlarını pekiştirecek cinste sonuçlar veriyor. Kakao oranı % 50 olanları tercih etmenizi, mümkünse Dutch Process, yani alkalileştirmeye maruz kalmamış olanları seçmenizi öneriyoruz. çünkü bu proses, çikolatadaki antioksidanları uzaklaştırabiliyor.

Kaynak: Womenist.net