Güvenli İlaçlama Rehberi: Uzmanından Kritik Uyarılar

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Doç. Dr. Müge Ensari Özay, ev ve apartman ilaçlamalarında sağlık risklerini anlattı. Aktif madde, formülasyon ve uygulama yöntemine dikkat çekti; gaz ürünlerin tehlikesine vurgu yaptı. Yetkili firma seçimi, doğru bilgilendirme ve acil durumlarda 114'e başvuru önerdi.

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, ev ve apartmanlarda yapılacak güvenli ilaçlamanın temel koşullarını anlattı. Böcek ilacı ifadesinin tek başına bir ürünün ne kadar tehlikeli olduğunu anlamak için yeterli olmadığını belirten Özay, sağlık riskinin aktif madde, formülasyon, doz, uygulama yöntemi, ortam hacmi ve havalandırma koşullarına göre değiştiğini söyledi.

Jel ve yem uygulamalarında riskin genellikle daha düşük olduğunu, püskürtme ve sisleme gibi uygulamalarda solunum yoluyla maruziyetin ciddi sağlık risklerine neden olabileceğini ifade etti. Organofosfat ve karbamatların akut nörotoksisite açısından daha yüksek risk taşıdığını, piretroitlerde ise akut toksisitenin daha düşük olmakla birlikte yüksek dozda zehirlenme görülebileceğini belirtti.

Fumigant olarak adlandırılan gazla mücadele ürünlerinin en kritik ayrım olduğunu vurgulayan Özay, alüminyum fosfitin nemle temasında çok toksik fosfin gazı oluşturduğunu ve kapalı alanlarda kısa sürede yaşamı tehdit eden maruziyet olabileceğini kaydetti. Bu nedenle ürünün aktif maddesi, formülasyonu, kullanım amacı ve ruhsatlı etiketteki uygulama koşullarının bilinmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'de halk sağlığı alanında biyosidal ürün kullanarak zararlılarla mücadele eden kişilerin Biyosidal Ürün Uygulama İzin Belgesi alması ve uygulamaların eğitimli personel tarafından yapılması gerektiğini hatırlattı. İlaçlamanın yapıldığı dairenin dışındaki kişilerin de kimyasala maruz kalabileceğini, özellikle apartmanlarda ortak havalandırma, klima kanalları, tesisat şaftları, asansör ve merdiven boşlukları üzerinden yayılım olabileceğini ifade etti.

Kapıyı kapatmanın yeterli bir izolasyon yöntemi olmadığını belirten Özay, kapsamlı uygulamalarda komşu daireler, ortak alanlar ve havalandırma sistemlerinin risk değerlendirmesine dahil edilmesi, ilaçlanan alanın izole edilmesi ve yeniden giriş koşullarının sağlanması gerektiğini söyledi. Gazla mücadele uygulamalarında sadece belirli bir süre beklemenin yeterli olmayacağını, ruhsatlı talimatlar ve ortam ölçümlerinin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Apartman ilaçlamalarında bina sakinlerinin önceden bilgilendirilmesinin temel bir güvenlik önlemi olduğunu belirten Özay, uygulama öncesinde ürünün adı, aktif maddesi, yöntemi, etkilenecek alanlar, boşaltma süresi, havalandırma ve yeniden giriş koşullarının belirlenmesi gerektiğini söyledi. Uygulama sırasında alanın erişime kapatılması, gerekirse havalandırma sistemlerinin izole edilmesi ve çalışanların kişisel koruyucu donanım kullanması gerektiğini ekledi.

Her ilaçlamadan sonra iki saat havalandırın yaklaşımının doğru olmadığını ifade eden Özay, önemli olanın ürünün ruhsatlı etiketi ve güvenlik bilgi formundaki spesifik koşulları uygulamak olduğunu belirtti. Vatandaşların ilaçlama yaptırmadan önce firmanın Biyosidal Ürün Uygulama İzin Belgesi olup olmadığını İl Sağlık Müdürlüğü'nden doğrulaması ve uygulayıcının sertifikasını sorması gerektiğini söyledi.

Firmadan yazılı olarak ürünün ticari adı, aktif maddesi, konsantrasyonu, ruhsat bilgisi, onaylı etiketi, güvenlik bilgi formu, uygulama yöntemi, miktarı ve yeniden giriş süresinin istenmesi gerektiğini ifade etti. Firmanın gizli formül, çok güçlü ilaç veya ruhsata gerek yok gibi gerekçelerle ürün bilgisi vermemesinin önemli bir güvenlik uyarısı olduğunu vurguladı.

İlaçlama sonrasında aynı ortamda birden fazla kişide baş ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi, halsizlik, göz veya solunum yolu irritasyonu görülmesi halinde kimyasal maruziyetin düşünülmesi gerektiğini belirtti. Nefes darlığı, bilinç değişikliği, bayılma, nöbet veya ciddi dolaşım ve solunum bulgularında acil tıbbi değerlendirme gerektiğini söyledi.

Zehirlenme şüphesinde maruziyet alanına tekrar girmenin doğru olmadığını belirten Özay, öncelikle temiz havaya çıkılması, ürünün adı ve etiketinin güvenli bir yerden temin edilerek sağlık ekiplerine bildirilmesi gerektiğini ifade etti. Kişinin kendi kendine kusmasının sağlanmaması, başka bir kimyasalla nötralizasyon yapılmaması ve koruyucu ekipman olmadan alana girilmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'de zehirlenme danışmanlığı için 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ne bildirilmesi ve ciddi belirtilerde acil sağlık hizmeti alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.