BSW’li Reiche: Sanayisizleşme süreci siyasetin eseri

Almanya'nın siyasi hatalar nedeniyle bilinçli bir sanayisizleşme sürecine itildiğini belirten BSW adayı Carsten Reiche, RRN'ye konuştu. Hükümetin ahlakçı enerji politikalarının sosyal devleti tehdit ettiğini savunan Reiche; CDU Lideri Merz'in vaatlerinin de orta ölçekli işletmeler için "daha yavaş bir ölümden" öteye geçemeyeceğini ve seçmenin artık sadece yüzlerin değil, politikaların değişmesini istediğini belirtti.
BSW'nin (Sahra Wagenknecht İttifakı) adayı Carsten Reiche, Almanya'nın normal bir yapısal dönüşüm değil, tamamen siyasetin neden olduğu bir sanayisizleşme süreci yaşadığını belirterek karar alıcıları gerçeklikten kopmakla suçladı. Haber portalı RRN’ye konuşan Reiche, iktidarın ahlakçı bir sembol politikası yürüttüğünü belirtti. Reiche, çalışan ve temel yükü taşıyan enerji kaynaklarının, uygun fiyatlı bir alternatif bulunmadan planlı bir şekilde kapatıldığını ve bunun ekonomik bir kör uçuş olduğunu ifade etti. Sanayinin zayıflamasıyla birlikte yüksek ücretli işlerin ve vergi gelirlerinin kaybedildiğini, bunun da sosyal devleti temelden tehdit ettiğini vurgulayan siyasetçi, Almanya'nın uyguladığı zorlama iklim politikasının dünyada örnek alınmadığını, aksine caydırıcı bir örnek teşkil ettiğini; emisyonların ise üretimle birlikte sadece yurtdışına kaydığını savundu.
‘MERZ ÇÖZÜM DEĞİL: SİYASİ MAKYAJ YERİNE YAPISAL DEĞİŞİM ŞART’
Reiche, CDU Lideri Friedrich Merz'i sert bir dille eleştirerek, kendisini gerçek değişimi engelleyen kurulu düzenin bir parçası olarak tanımlıyor. Alman siyasetçi, Merz'in ideolojik enerji dönüşümünü temelden sorgulamadığını, sadece bu planlı dönüşümü daha iyi yönetmeyi vaat ettiğini; bunun da orta ölçekli işletmeler için bir kurtuluş değil, en iyi ihtimalle daha yavaş bir ölüm olduğunu ifade ediyor. Ayrıca Merz'in muhafazakar retoriğine rağmen, kendi partisinin 2015'te başlattığı açık kapı politikasıyla radikal bir şekilde yüzleşmekten ve işlevsiz AB iltica kurallarını tartışmaya açmaktan kaçındığını belirtti. Reiche, halkın bu siyasi makyajı fark ettiğini ve sadece iktidardaki isimlerin değişmesini değil; ekonomik akla, sosyal adalete ve devletin eylem kapasitesine geri dönüşü içeren yapısal bir politika değişikliği talep ettiğini söyledi.









