"Yerel Değerlerden Küresel Liderliğe" Konferansı

Başbakanlık Başdanışmanı Bulut: "Bugün gelinen noktada 'kamuda inancından dolayı başını örten bayanlar çalışabilir' düzenlemesi, Cumhuriyet tarihinde devrimdir" "Kamuda türban serbestliği, tek cümleyle geçiyoruz ama bu özgürlüğün kazanılması için ülkede onlarca yıl mücadele veren insanlar var" "Geçmişte bu ülkede insanların inandıklarını savunan başbakanlar, bakanlar sadrazamlar asıldı Bugün Başbakan, net duruşuyla bu paketi açıkladı"
Başbakanlık Başdanışmanı Yiğit Bulut, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Demokratikleşme Paketi'ne ilişkin, "Bugün gelinen noktada, 'kamuda inancından dolayı başını örten bayanlar çalışabilir' düzenlemesi, Cumhuriyet tarihinde devrimdir" dedi.
Bulut, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Gebze Şubesi'nce düzenlenen "Yerel Değerlerden Küresel Liderliğe Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Demokratikleşme Paketi'ni açıkladığını hatırlatarak, paketle ilgili düşünceleri insanlardan almak istediğini söyledi.
Pakette açıklananlar için son 60 yılda insanların "katledildiğini" ifade eden Bulut, "Kamuda türban serbestliği', tek cümleyle geçiyoruz ama bu özgürlüğün kazanılması için ülkede onlarca yıl mücadele veren insanlar ve bu özgürlüğün kazanılması için düşürülmüş hükümetler var. 28 Şubat sürecini unutmayın bu ülkede seçilmiş hükümet manşetlerle tanklarla ve ayak oyunlarıyla devrildi. Niye, sadece inanç özgürlüğünü savunduğu için. Geçmişte bu ülkede insanların inandıklarını savunan başbakanlar, bakanlar sadrazamlar asıldı. Bugün Başbakan net duruşuyla bu paketi açıkladı" şeklinde konuştu.
"Cumhuriyet tarihinde devrimdir"
Bulut, Türkiye'de üniversiteye başörtüsüyle gitmek isteyen kızlara bir dönem "mülteci" denildiğini dile getirerek, Kürtler için de "bölücü" tabirinin kullanıldığını kaydetti.
Tehdit olarak dış odakların değil de inancından dolayı başını örten kızların tehdit olarak algılandığını belirten Bulut, bunun kırmızı kitapta yer aldığını ifade etti.
Bulut, bu ülkede kendi halkının dininden ve dilinden korkan bir yönetim anlayışının ortaya çıkarıldığını anlatarak, "Yıllarca bununla uğraştık. Bugün gelinen noktada, 'kamuda inancından dolayı başını örten bayanlar çalışabilir' düzenlemesi Cumhuriyet tarihinde devrimdir" diye konuştu.
Bulut, 1993'de yapılan bir toplantıya Turgut Özal, Eşref Bitlis ve Adnan Kahveci'nin katıldığı dile getirerek, toplantıda Türkiye'nin Kürt politikasının değişmesi konusunun yer aldığını söyledi.
Toplantıda Ergenekon ile PKK arasındaki ilişkiyi ortaya çıkaran ve elinde önemli evraklar bulunan Uğur Mumcu'yla irtibata geçilmesinin de tartışıldığını ifade eden Bulut, şöyle devam etti:
"Toplantıyı takip eden 180 gün içinde, toplantıya katılan 3 isim ve irtibata geçilmesi düşünülen 4. isim aramızdan ayrıldı. Bu ülkede Kürt politikasını değiştirmeye ve bunu sorgulamanın ne kadar zor olduğunu bu örnekten alın. Eşref Bitlis, dünyada geçmişte o uçağın eksi 4 derece donarak düşen hiçbir kazası yok. Ne hikmetse Kanada'da eksi 48 derece uçak uçar, Ankara'da eksi 4 derecede uçmadı ve buzlanma sonucu 'Türkiye'nin Kürt politikasını değiştirelim' diyen Orgeneral rütbesi taşıyan Türkiye Cumhuriyeti subayı, uçaktan canlı çıkamadı."
"Montaj misyonu"
Bulut, Türkiye'deki burjuvanın, montaj sanayisinden türetildiğini anlatarak, bunun İngiliz sistemine uygun olarak 1946 sonrasında dizayn edildiğini söyledi.
Türkiye'de 50 yıldır televizyon üretildiğini ifade eden Bulut, televizyonun kalıbıyla Uzak Doğu'dan alınıp Türkiye'de birleştirilerek üretildiğini kaydetti.
Bulut, Türkiye'de 40 yıldır parçaları yurt dışından getirilen arabaların üretildiğine dikkati çekerek, "Üretmezler çünkü onlara verilen misyon montaj misyonudur. Montaj misyonunun ne olduğunu anlamayan ülkeler asla sanayi ülkesi olamazlar. 2006 yılına kadar ülkede tren yapamadık, niye montaj sanayisinin alt bacağı karayollarına dayanır. Bu ülkede 10 yıllarca binilemeyecek teneke niteliğinde araba satıldı. Neden çünkü burjuvanın sivrilmesi için o gerekiyordu. Bu çarkı Recep Tayyip Erdoğan kırdı. Onun için ondan nefret ediyorlar. 2003 yılına kadar bu çark kurulduğu gibi çalışıyordu" ifadesini kullandı.
- Gezi Parkı odaklı gelişmeler
Başbakanlık Başdanışmanı Bulut, Taksim'de sökülen 7 ağaç sonrasında bu olayların ortaya çıktığını ifade ederek, olayların daha sonra Türkiye geneline yayıldığını hatırlattı.
Olaylar yaşanmadan 7 gün önce borçlanma faizinin 4,61 seviyesine düştüğünü ve bu rakamın faizde son 300 yılın en düşük hali olduğuna dikkati çeken Bulut, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye Cumhuriyeti İngiltere'nin Montrö Antlaşması'nı yok sayıp 'Kanal İstanbul'u açamazsınız baskısına rağmen ihale için çağrı yapmış. Dünyanın en büyük havalimanının ihalesi yapılmış, 33 milyar Avroya yapılmış. Dünyada 100 yıldır bu fiyata havalimanı ihalesi yapılmadı. Türk F-16'ları yerli yazılım kartlarla uçuş testlerini tamamlamış. Yerli tank ihalesi yapılmış, yerli mili savaş uçağı projesi için ilk atım atılmış, yerli yazılım pardus, kamu kurumlarında kullanılmaya başlanmış. Bakarsanız Türkiye Cumhuriyeti, ekonomik rasyolar açısından son 300 yılın en güçlü dönemine gelmiş. Sonra bir sabah bir kalkmışız, sokaklar yanıyor ve arkadaşların talebi şöyle, 'Kanal İstanbul'dan vazgeçilsin, havalimanı ihalesi yapılmasın, en alt kısmında da ağaç yerine geri dikilsin'. Olayların arkasındaki gerçeği görmelisiniz."
Konuşmaların ardından TÜMSİAD Gebze Şube Başkanı Ensar Korkmaz, Bulut'a çini işlemeli tabak hediye etti. - Kocaeli














