Yazar Cüneyt Sezer, Rami Kütüphanesi'nde okurlarıyla buluştu

Yazar Cüneyt Sezer, Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen söyleşide okurlarıyla bir araya geldi.
Yazar Cüneyt Sezer, Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen söyleşide okurlarıyla bir araya geldi.
Programın açılış konuşmasını yapan Hayat Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Enes Çelebi, yayıncılığı bir fikrin okurla buluşmasına aracılık etmek olarak gördüklerini belirterek, Sezer'in "İslam 2030" eserinin sadece bugünü değil, yarını bugünden anlamaya çalışan ve sosyal kırılmalara karşı hazırlık çağrısı yapan bir inşa modeli sunduğunu ifade etti.
"İslam 2030" kitabının tanıtım toplantısı özelliği taşıyan söyleşide Sezer, İslam dünyasının mevcut durumunu, gelecek vizyonunu ve Müslüman bireyin sorumluluklarını ele aldı.
"Müslümanların beklemeye hakkı yoktur"
Müslümanların dünya meseleleri karşısında pasif bir bekleyiş içinde olamayacağını anlatan Sezer, "Eğer vakit, içinden imtihanla geçtiğimiz bir süreçse, bu süreç her birimize son derece gerçek sorumluluklar yükler. Müslümanların beklemeye vakti yok demeyeceğim, Müslümanların beklemeye hakkı yoktur." dedi.
Konuşmasında "İslam" kelimesinin kökenindeki "selamet" ve "teslimiyet" kavramlarına vurgu yapan yazar, İslam'ın sadece inananlara değil, tüm insanlığa huzur ve hukuk vaat eden bir yaşam modeli olduğunu söyledi.
Batı dünyasının sunduğu "demokrasi ve insan hakları" kavramlarının Müslümanlar için köklü bir geçmişe sahip olduğuna işaret eden Sezer, Müslümanların "takip eden" değil, "inşa eden" konumunda olması gerektiğini savundu.
Cüneyt Sezer, ilimlerin birbirinden ayrılmasının bir doğru olmadığı yorumunu yaparak, geçmişte ticaret, ilim ve maneviyatın bir bütün olduğunu anlattı.
Müslümanların Batı merkezli kavramların peşinden gitmek yerine, kendi özgün duruşlarını sergilemeleri gerektiğinin altını çizen Sezer, şunları kaydetti:
"Biz Batı dünyasının aradığı pasif okuyucuyu değil, Batı dünyasının unuttuğu anlatıcıyı ve yaşayıcıyı arıyoruz. Bugün Türkiye'de 'ne yapabilirim?' sorusuna cevap veren çok az insan vardır. Bu eser (İslam 2030), okuru çağının sorumluluğunu fark etmek mecburiyetinde bırakan bir yoldur. Bu eser, okuru sadece bilgilendiren bir metin değil, onu çağın meseleleri karşısında 'ne yapabilirim' sorusuyla baş başa bırakan bir mükellefiyet kitabıdır."
Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından imza töreniyle sona erdi.









