Uzmanlar Uyarıyor: "Baskı, Çocuklardaki Geçici Kekemeliği Kalıcı Hale Getirebilir"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Uzmanlar, Genellikle 2-7 Yaş Arasında Ortaya Çıkan İletişim Bozukluğu "Kekemelik" Konusunda Aileleri Çocuklarına Baskı Yapmaması Konusunda Uyarıyor. Uygulanacak Baskı ve Müdahalelerin Çocuklarda Kekemeliği Arttırabileceği, Böylece Geçici Kekemeliğin Kalıcı Kekemeliğe Dönüşebileceği Belirtiliyor.

Uzmanlar, genellikle 2-7 yaş arasında ortaya çıkan iletişim bozukluğu "kekemelik" konusunda aileleri çocuklarına baskı yapmaması konusunda uyarıyor. Uygulanacak baskı ve müdahalelerin çocuklarda kekemeliği arttırabileceği, böylece geçici kekemeliğin kalıcı kekemeliğe dönüşebileceği belirtiliyor.

Sözel anlatımı sıklıkla ve önemli ölçüde bozan konuşma kusurları anlamına gelen kekemeliğin, konuşmanın akıcılığının kesilmesi, kelimelerin parçalanması, seslerin tekrar edilmesi ve uzatılması olduğunu kaydeden Klinik Psikolog Mustafa Sungur, kekemeliğin genellikle 2-7 yaşları arasında ortaya çıktığını söyledi. Bu dönemdeki kekemeliğin geçici ya da süreğen oluşunu ailenin tutum ve davranışları belirlediğini belirten Sungur, "Çocuk 2-6 yaş döneminde konuşmayı öğrenir ve ne söylediğine, nasıl söylediğine dikkat edilmeye başlanır. Çocuk konuşurken duraklama ve yinelemeler yapar. Genellikle kendisi bunun farkında değildir. Ancak anne-baba ve çocuğun çevresindeki kişiler bu duraklama ve yinelemeleri olağandışı olarak değerlendirip düzeltmeye, değiştirmeye çalışırlarsa ya da çocuğa bu konuda baskı yaparlarsa, bu geçici kekemelik durumu süreğen ve kalıcı kekemeliğe dönüşebilmektedir. Genellikle çocuğun çevresindekiler bu durumu fark etmez, normal karşılar ya da çocuğun konuşmasını düzeltmeye çalışmaz, baskıda bulunmazsa, yani çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmezse, bu dönem 7 - 8 yaşlarına doğru düzgün konuşmayla tamamlanmaktadır. Çocuk, çoğunlukla kekemeliği okul öncesi çağda geliştirmeye başlamaktadır. İlkokul döneminden sonraki yaşlarda kekemeliğin başladığı pek ender görülmektedir. Bu dönem de kekemeliğin başlama sınırı 14 - 15 yaşlarıdır. İlk çocuklukta başlayan kekemelik yaş ilerledikçe artar, ergenlik çağında kuvvetlenir" dedi.

Kekemelik konusunda ailelere önemli tavsiyelerde bulunun Klinik Psikolog Mustafa Sungur, bu konuda kesinlikle çocuğa baskı kurulmaması gerektiğini belirtti. Sungur, ailelere bu konudaki tavsiyelerini şöyle sıraladı:

"Eğer çocuğunuz kekemelik başlangıcı veya kekemeliğe özgü bir konuşma bozukluğu yaşıyorsa, anne ve baba çocuklarının konuşmasını bölmeden, sabırla, duydukları endişeyi açığa vurmadan ve çocuğa konuşmasının farklı olduğunun hissettirmeden onu dinlemelidirler. Çocuğunuz konuşurken onun dudaklarına değil yüzüne bakınız ve nasıl söylediğinden çok ne söylediğini dinleyiniz. Başkalarının yanında kekemeliğinden söz etmeyin. Çocuğa, 'hızlı konuş, yavaş konuş, konuşmadan önce iyi düşün, tekrar söyle' gibi ona konuşmasının iyi olmadığı düşüncesini verecek her türlü müdahaleden kaçının. Çocuğunuzun söylemek istediklerini kendi tümce yapınıza çevirmeyin. Yani çocuğunuzun cümlesinden anladıklarınızı kendi cümlelerinizle ona tekrar iletmeyin. Çünkü bu ona eleştiri gibi görünebilir. Çocuğun konuşması kesinlikle taklit edilmemelidir, başkalarının da taklit etmesine izin vermeyin. Aşırı baskıcı, kuralcı ve mükemmeliyetçi tutumlardan vazgeçin. Sakin ve huzurlu bir ev ortamı oluşturmaya çalışın. Çocuğunuzu kardeşleriyle ve başkalarıyla kıyaslamayın. Çocuğun özgüvenini arttırıcı yönde davranın. Olumlu ve başarılı yönlerini öne çıkartın. Küçük sorumluluklar vererek başarı duygusunu yaşamasını sağlayın. Eğer çocuk konuşmasıyla ilgili sorunu fark eder ve açıklama isterse, herkesin zaman zaman böyle konuşabileceğini, ama bunda üzülecek bir şey olmadığını söyleyin ve bu konu hakkında fazla açıklama yapmaktan, konuşmaktan kaçının. Çünkü çocuklar söylenilenle, kastedilen arasındaki farkı anlayabilirler. Gerekirse soruna ilişkin açıklamayı bir uzmanın yapmasını sağlayın. Çocuğunuz artık kekemelik yaşadığını öğrendiyse. Bu durumla ilgili olarak konuşmasına, sorular sormasına izin verin." (SÖ-SA-RA-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı