Ümraniye'de futbolcunun silahlı saldırıda öldürülmesine ilişkin davada sanıklar ikinci kez hakim karşısına çıktı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ümraniye'de amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin 10 sanıklı davanın ikinci duruşmasında tanıklar dinlendi, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi ve duruşma 7 Ekim'e ertelendi.

Ümraniye'de amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın (21) hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin 10 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü.

Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 7 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Yalçınay Yıldız, davanın tutuklu sanıklarından Aleyna Tutuş'la arkadaş olduklarını söyledi.

Vahap Canbay ve Tutuş'un prodüktörü olduğunu belirten Yıldız, "Olay günü stüdyonun kapısına geldik. Stüdyonun kapısına çıktım. Temizlikçi abla temizlik yaptığı için içeri almadı. Köpeğini görünce Aleyna'nın birazdan geleceğini düşünüp 'Biraz bekleyelim.' dedim. Biraz bekledik, amacımız onları barıştırmaktı. İyi bir şeye vesile olmak istedik." diye konuştu.

Yıldız, biraz sonra çakarlı bir araçtan inen beyaz giyimli kişinin yanaşıp, arabanın camına vurduğunu dile getirdi.

Bu kişinin Vahap Canbay'ın omzunu tutup "Ne bekliyorsunuz burada, sizi bir daha burada görmeyeceğim." şeklinde konuştuğunu aktaran Yıldız, şunları ifade etti:

"Silahın kabzasıyla Canbay'a vurmaya çalıştı. O esnada silah sesi duyduk. Ne olduğunu anlayamadık. Silah patladıktan sonra Kubilay bağırmaya başladı. Canbay bir yandan eliyle bizi korumaya çalışıyordu. Canbay silahı eliyle tutmadı ama dirseğiyle itmeye çalıştı kendini korumak için. Alaattin (Kadayıfçıoğlu) aracına geri giderken yanındakilere sessizce 'Silah patladı.' dedi. İlk celse duruşmaya katılmadım çünkü birileri bana gelip 'Aleyna biraz daha içeride kalsın.' dedi. O yüzden adliye dışında arabada bekledim."

Tutuklu sanıklardan Tutuş, yaşanan olaydan dolayı çok üzgün olduğunu belirterek, bu olayın mağduruyken buralarda yargılanmanın kendisini yıprattığını iddia etti. Tutuş, savunmasında tahliyesini istedi.

Tutuklu sanık Kadayıfçıoğlu da çok üzgün olduğunu söyledi. Kadayıfçıoğlu, olayın kendisinin kontrolü dışında gerçekleştiğini savundu.

Savunmasını yapan tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu, Kubilay Kaan Kundakçı'nın ailesiyle sözlü tartışma yaşadı.

Zuhal Kalaycıoğlu'nun Aleyna Tutuş'u işaret ederek, "Kızımı bana verin." demesi üzerine maktulün annesi Ülker Kundakçı ve babası Cemil Kundakçı, araya girip, "Benim oğlum ne olacak? Oğlumu kim getirecek?" diyerek tepki gösterdi.

Mahkeme başkanı, anne ve babanın yanı sıra Zuhal Kalaycıoğlu'nun da duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.

Duruşmadan çıkarılan Cemil Kundakçı mahkemenin kalem koridorunda bulunan duvara yumruk attı.

Kundakçı hakkında "devlet malına zarar verme" suçundan işlem başlatılıp, ifadesi alınmak üzere götürüldü.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların hallerinin devamına hükmedip, duruşmayı 7 Ekim'e erteledi.

İddianameden

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ümraniye Tatlısu Mahallesi'nde, 19 Mart'ta, park halindeki araçta arkadaşıyla oturan Kubilay Kaan Kundakçı'nın, olay yerine iki araçla gelen sanıklardan birinin silahla ateş etmesi sonucu ağır yaralanması ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin iddianame hazırlandı.

İddianamede, güvenlik kamerası görüntülerinin bilirkişi incelemesine göre, hayatını kaybeden Kundakçı'nın içinde bulunduğu aracın önüne iki aracın yanaştığı, araçtan inen Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun belinden silah çıkararak maktulün bulunduğu aracın ön yolcu kapısını açıp ateş ettiği anlatılıyor.

Kundakçı'nın ölümcül yaralanmaya yol açan tek kurşunla hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, sanıkların olaydan saatler önce bölgeye gelip gittikleri, saldırının planlı olabileceğine yönelik kuvvetli şüphe oluştuğu kaydediliyor.

HTS kayıtları, cep telefonu incelemeleri ve kriminal raporlara göre, olay öncesi sanıklar arasında yoğun irtibat bulunduğu, olay sonrası bazı temasların devam ettiği vurgulanan iddianamede, sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun, "kasten öldürme", Aleyna Tutuş ve Zuhal Kalaycıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Sanıklar Hüseyin Can Avcı, Mustafa Rece ve Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 10 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılması öngürülen iddianamede, Metin Kadayıfçıoğlu'nun "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından 1 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

İddianamede, sanık Engin Taşkıran hakkında "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 6 aydan 10 yıla kadar, sanıklar İzzet Yıldızhan ve Ahmet Özkoç'un ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5'er yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Kaynak: AA / Büşra Alakoyun
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.